Dolar

43,2739

Euro

50,1549

Altın

6.389,83

Bist

12.668,52

Gazze ateşkesinin ikinci safhası: Saha ile masa aynı paralelde mi?

1 Saat Önce Güncellendi

2026-01-19 00:07:38

Dr. Mehmet Babacan

Ortadoğu'ya İsrail-Filistin (Hamas) çatışması merkezinde barışı getirmeyi odağına alarak “Trump Planı” çerçevesinde 10 Ekim'de Mısır (Şarm el-Şeyh) merkezli bir deklârasyonla bölgesel ve uluslararası bir diplomasi girişimi olarak öne çıkan Gazze Ateşkesinin ikinci aşamasına geçildiği bizzat Washington tarafından duyuruldu. Beyaz Saray'dan yapılan açıklama bahse konu ikinci aşamaya dair genel çerçeveyi çizmesi yanında uzun zamandan beri dillendirilen “Teknokratlar Kurulu” ve Gazze'nin geleceğine dair orta ve uzun vadeli planlara ilişkin önemli bilgiler içermesi nedeniyle de uluslararası kamuoyunun gündemine oturan konulardan biri oldu. Ortadoğu'da bir taraftan İran'da yükselen protestoları “meşru gerekçe” ve “zemin” göstererek yeniden istikrarsızlık ve şiddet dalgası oluşturmaya yeltenen Trump ve ekibi, diğer yandan Gazze ateşkesi bağlamında barışı inşa etmeye çalıştığını iddia ederek sahici olmayı deniyor. Peki kırılgan Gazze ateşkesi ikinci aşamaya geçilmesiyle gerçekten kalıcı ve sürdürülebilir bir barış vadediyor mu? Dahası en azından Gazzelilerin/Filistinlilerin derin bir felâket ve insanî krizi barındıran genel durumlarında gözle görülür bir değişiklik var mı?

Hamas ve İsrail Üzerine Düşenleri Yaptı mı?

Washington'dan yapılan açıklama Türkiye, Katar ve Mısır gibi arabulucu ülkelerin önderliğinde hayata geçirilen ateşkesin ikinci aşamasının “silahsızlanma”, “teknokratik yönetim” ve “yeniden imar” süreçlerini kapsadığı yönünde genel bir çerçeve çiziyor. Burada üstü kapalı olarak Hamas'ın silahsızlandırılmasının sağlanması ile Gazze'de yönetimi üstlenecek “Barış Kurulunun” fiilen göreve başlaması kastediliyor. Öncelikle ikinci ateşkese geçilmesine rağmen IDF'nin tüm dünyanın gözü önünde Gazze Şeridine yönelik saldırılarına ve sivilleri hedef almaya devam ettiğini bir kenara not etmemiz gerekiyor. Ayrıca diğer yandan Gazzelileri İsrail saldırılarından koruyacak istikrar gücünün niteliğinin de net olarak ortaya çıkmadığı biliniyor. 2027'ye kadar görev yapacak barış gücünün teşkili için ABD'nin şimdiye kadar İtalya, Pakistan ve Azerbaycan gibi ülkelerle görüşmelere devam ettiği biliniyor.

Ancak Ankara'nın bu konudaki yüksek motivasyonuna rağmen Tel Aviv'in yoğun baskıları altında Türk askerinin bu güce katılımına henüz yeşil ışık yakamamış olan Washington bu yüzden Körfez ülkeleri ve Azerbaycan gibi ülkelerin de vetosuyla karşılaşıyor. Ateşkesin ilk /birinci aşamasında toplam 1244 kez ihlal yapan İsrail'e karşı Hamas haklı olarak silahsızlanmasının nasıl mümkün olacağı sorusunu gündeme getiriyor. Keza Hamas elindeki rehineleri ve ölü rehine bedenlerinin tamamını teslim etmesine rağmen İsrail birinci aşamada çoğu kez süreci ağırdan almış, yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmekten kaçınmış, hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın da bir söyleminde somutlaştığı üzere insani yardımların (çadır, ilaç, gıda vb.) bölgeye serbestçe girişine izin vermemiştir. Bu durum ateşkes sürecinde karşılıklı yükümlülükler açısından bariz bir “dengesizlik” meydana getirmesi yanında Gazze'deki sivil nüfusun mağduriyetinin devamını sağlamış ve bölgedeki yaraların sarılmasını engellemiştir.

“Barış Kurulu” Meselesi

Gazze Barış Kurulu, esasen 20 maddelik “Trump Planı” ve BM Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen 2803 sayılı Kararda da öngörüldüğü üzere İsrail'in Gazze Şeridinden tamamen çekilmesini sağlamak ve tamamlamak üzere görev yapacak, ayrıca silahsızlanmanın gerçekleşmesi için politik ve güvenlik altyapısını oluşturacak geçici bir heyet olarak ön plana çıkıyor.

Washington tarafından yapılan açıklamada ABD Başkanı Trump'un önderliğinde görev yapacak ve çeşitli alanlarda çalışmalar yürütecek “Barış Kurulu” üyeleri ise şu şekilde sıralanmıştır; Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, BAE Uluslararası İşbirliği Bakanı Reem Al-Hashimy, deneyimli Katarlı diplomat Ali Al-Thawadi, Mısır istihbarat şefi Hassan Rashad, Marc Rowan, Nickolay Mladenov, Yakir Gabay, Sigrid Kaag, Ajay Banga ve Robert Gabriel.

Burada özellikle “2003-Irak Savaşı” bağlamında adı ön plana çıkan ve karanlık geçmişinden bahisle Filistin'deki barış süreciyle adının yan yana gelmesi dahi itirazlara yol açan eski İngiltere Başbakanı Tony Blair'in yer alması daha şimdiden tartışmaları alevlendirmiştir. Üstelik barış kurulunda adı geçen Jared Kushner gibi Yahudi Lobisinin baskın ve meşhur bir temsilcisi olması yanında “Yüzyılın Anlaşması” gibi bölgede İsrail odaklı hamlelerde ve “İbrahim Anlaşmaları” gibi büyük ölçekli diplomatik projeksiyonlarda önemli roller oynamış siyasal figürlerin yer alması başlı başına ayrı bir fecaattir. Ancak arabulucu ülkeler Türkiye, Katar ve Mısır'ı simgeleyen Hakan Fidan, Hassan Rashad, Ali Al-Thawadi gibi isimlerin Witkoff, Blair ve Kushner karşısında dengeleyici bir rol üstleneceği argümanından bahsedilebilse de kurulun çalışma şartları ve bölgesel denklemin ne yönde ilerleyeceği henüz kestirilemediğinden bu konuda net bir tespit yapmak da halihazırda kolay olmuyor.

Son Söz

Dolayısıyla Gazze'de ikinci aşamasına geçilen ateşkesin saha verilerine baktığımızda; Washington merkezli masalarda alınan karar ve direktiflerle uyuşmadığı, sürecin İsrail manipülasyonuna açık bir biçimde ilerlediği görülmektedir. Özellikle Gazze'de görev yapacak barış ve istikrar gücüne Türkiye'nin katılmasına karşı çıkarak bu konudaki blokajın Trump yönetimi tarafından kırılmaması için adete her yolu deneyen Netanyahu ve ekibinin diğer yandan Gazze'deki soykırım ve şiddet dalgası devam etmektedir. Barış kurulunun Yahudi Lobisinin etkisine açık üyelerin ağırlıkta olduğu asimetrik formasyonu ve Hamas'ın aksine sahada ateşkesle ilgili yükümlülükleri baştan beri ağırdan alan İsrail'in uzlaşmaz tavrı göz önüne alındığında ne yazık ki Trump'un “Ortadoğu'ya barış getirme” vizyonu ve bu meyanda arabulucuların çabalarıyla ortaya çıkan “Gazze Ateşkesi” bağlamında saha ile masanın aynı paralelde gitmediğini ve farklı tellerden çaldığını görüyoruz…

Dr. Mehmet BABACAN \ Timeturk

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Deri ve sanatı buluşturup el emeğiyle saat kordonu yapıyor

Haber Ara