Dolar

44,8505

Euro

52,6583

Altın

6.903,14

Bist

14.587,93

'Örtünmek' mi, 'Görünmek' mi?

1 Saat Önce Güncellendi

2026-04-20 00:11:29

Günay Ertan Akgün

Kadın bozulursa “aile”, aile bozulursa “toplum”, toplum bozulursa “devlet” bozulur. Bunu tersinden okuyalım mı; kadınına sahip çıkamayan - onu koruyamayan ve ona değer veremeyen bir devlet, kendi hazin sonunu hazırlar ve haliyle de çöker!...

Peki ya kadın!...

Kadın; eştir, kardeştir, bacıdır ve her şeyden en önemlisi de “ana” dır, baş tacıdır. Bu yüzdendir ki “cennet, anaların ayakları altına serilmiştir”. Kadının; sadece eli değil, ayakları da öpülür. Bu kadar “değerli” olan kadın; ne hâle geldi ve getirildi?!...

İslam dininin kadına verdiği değeri erkekler koruyabilse – ona göre davransa, kadınlar da “kadın” olma özelliğini koruyabilse ve dinimizin kendine biçtiği “paha” yı bilse nasıl olur. Kadın; daha yücelmez mi, aile – toplum ve devlet içerisindeki önemi artmaz mı?!...

Allah (c.c.), Yüce kitabımız Kur'an – ı Kerim'inde şöyle buyurmaktadır;

“Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar; iffet ve namuslarını korusunlar. Mecburen görünen kısımları müstesna, güzelliklerini ve süslerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler. Güzelliklerini ve süslerini; kocalarından, babalarından, kayınpederlerinden, kendi oğullarından, üvey oğullarından, erkek kardeşlerinden, erkek kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, Müslüman kadınlardan, kendi cariyelerinden, erkeklikten kesilip kadınlara ihtiyaç duymayan hizmetçilerden veya henüz kadınların mahrem yerlerini anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Bir de gizledikleri güzelliklere, süslere dikkat çekecek ve erkeklerde arzu uyandıracak şekilde ayaklarını yere vurarak yürümesinler. Ey müminler! Hepiniz tövbe ederek Allah'a yönelin ki kurtuluşa eresiniz.” (Nûr.31)

Rehberimiz Kur'an'da bu ve buna benzer birçok ayet bulunmasına ve kadın adına bile bir surenin olmasına rağmen kadınlarımıza halen daha “ikinci sınıf insan” muamelesinde bulunan, “adam” lığı şahsiyette değil de erkeklikte (cinsiyette) zanneden ve canice /hunharca bir şekilde kadınları katleden (her geçen gün katlanarak artan “kadın cinayetleri” konusuna neden bir türlü el atılmaz, gerekli tedbirler alınmaz, bunu da anlayabilmiş değilim.) “Erkek hegemonyası”, dinimizin “kadın” a verdiği değeri anlayamaz. Bu tarz erkekler, kadının; örtünme, kendini koruma ve hazinesi olan namusuna (“Namus” kavramıyla sadece cinselliği anlayan bazı aklı evveller var. Bu tarz tiplerin tek ilgi ve dayanak noktaları orası olduğu için bunu da böyle anlamaları normaldir.) sahip çıksalar, “kadın” olmadan oluşturulamayacak olan toplum; daha ahlâklı, daha edepli, daha huzurlu ve daha da düzgün olmaz mı?!...

Tüketim çılgınlığının pik yaptığı – hastalık haline geldiği, her şeye kolay bir şekilde ulaşıldığı, midesi doysa da gözlerin doymadığı bir açgözlülüğün, hiçbir şeyden memnun kalınmadığı, kısa yoldan köşe olmanın hesap ve teşvik edildiği, çalışmadan – üretmeden para kazanmanın rağbet gördüğü, lüks – debdebeli yaşamın tek hedef seçildiği bir devirde yaşıyoruz. Bu bozukluklardan kendine düşen payı alan kadınlarımız da ne yazık ki aynı bozukluk çarkının içerisinde öğütülüp duruyorlar. Gidişat hayra değildir, yazımıza başlarken de kadının bozulmasının devletin çökmesine sebebiyet vereceğini de belirtmiştik, değil mi?!...

Kadınlar; erkeklere karşı değil, kendi hem cinslerine karşı süslenir ve dışarıya öyle çıkarlar. Hatta bunu; “diğer kadınlardan eksiğim ne?” diyerek aşırı makyaj ve kozmetik ürünleriyle, “fabrika malı” gibi tek yerden çıktığı belli olan estetik ameliyatlarıyla (tıbben ihtiyaç olan ameliyatlara denilen bir lafımız yoktur), süslü püslü - gökkuşağına taş çıkartacak derecede rengarenk olan tesettür kıyafetleriyle, sosyal medya platformlarında poz vermekten kaçınmadıkları lüks araçlarıyla, başlarının üstüne koydukları keçi boynuzunu andıran güneş gözlükleri yapıyorlar.

Şimdi soruyorum sizlere;

Yukarıda belirttiğimiz gibi yaşayan – pardon tesettüre (!) bürünen - bir kadın, gerçekten de “örtünmüş” mü yoksa “görünmüş” mü veya bu kadının derdi “örtünmek” mi ya da “görünmek” mi?!...

Örtünme; İslam'ın “olmazsa olmaz” larından bir emirdir ve yerine getirilmelidir ancak isteyen örtünür ya da örtünmez, bununla ilgili hesabını da verecek olan verir. Örtünmeyi inancın değil de kültürün bir parçası olarak gören ve aile baskısıyla kapanan /örtünen kadınlar ile - merhum Mehmed Şevket EYGİ Hocamızın da dediği gibi “süslüman” olan - diğer kadınları birbirinden ayıran özellikler nerede kaldı? Hani yüz beyaz koyunun içerisinde bir siyah koyunun sırıtması gibi kalabalık bir ortamda görünen bu kadın, hangi kıstaslara göre kapandı veya mütedeyyin oldu, bunlara da bir bakmak lazım.

Manevi iklimlerden feyz alan, inanç - edep – ahlâk – kültür – gelenek – görenek – örf ve âdetlerden nasibini alan bir toplumun aynası olan kadınlarımızı “baş tacı” etmeye ve hak ettiklerinden daha fazla değer vermeye devam edelim, ki kadın yücelirse “devlet” de yücelmiş olsun!...

Günay Ertan Akgün/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Gülistan Doku soruşturmasında yeni görüntü ortaya çıktı

Haber Ara