Dolar

44,8505

Euro

52,6583

Altın

6.903,14

Bist

14.587,93

Haddini Bil Tom Barrack

1 Saat Önce Güncellendi

2026-04-20 00:09:53

Şakir Kurter

ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu'nda sarf ettiği sözler, sıradan bir diplomatik gaf değildir. Bu açıklamalar, Batı'nın uzun yıllardır Doğu'ya, İslam dünyasına ve bu coğrafyanın insanına nasıl baktığını ele veren çıplak bir zihniyet manifestosudur.

“Bu bölge sadece güce saygı duyar.”

Bu cümle ilk bakışta siyasi bir analiz gibi sunulabilir. Oysa gerçekte içinde kibir, cehalet ve aşağılamayı barındıran sömürgeci bir yargıdır. Çünkü bu sözün tercümesi şudur: “Siz adaletten anlamazsınız. Siz özgürlüğü bilmezsiniz. Siz ancak korkutularak yönetilirsiniz.”

Bu yalnızca yanlış değildir; aynı zamanda ahlaksız bir genellemedir.

Medeniyet Kurmuş Halklara Cehalet Dersi

Ortadoğu dediğiniz coğrafya, insanlık tarihinin beşiğidir. İlk şehirler burada kuruldu. İlk hukuk metinleri burada yazıldı. İlk büyük ticaret yolları burada şekillendi. Kudüs, Şam, Bağdat, Kahire, İstanbul ve Halep; yalnızca şehir değil, insanlığın hafızasıdır.

Bağdat'ta Beytülhikme kurulurken, matematik ve astronomi geliştirilirken, Endülüs'te ilim meclisleri yükselirken, Avrupa'nın önemli bir kısmı karanlık çağın içindeydi.

Şimdi bu coğrafyanın insanına dönüp “siz demokrasiye yatkın değilsiniz” demek, tarih bilmemektir. Daha doğrusu tarihi bilip inkâr etmektir.

Güçten Kim Anlıyor?

Dünyaya demokrasi dersi verenlerin siciline bakınca ortaya ibretlik bir tablo çıkıyor.

Irak'a özgürlük götürme iddiasıyla girildi, milyonlarca insanın hayatı karardı. Libya müdahale sonrası kabile savaşlarına sürüklendi. Afganistan yirmi yıl işgal edildi, sonunda geriye yoksulluk ve enkaz kaldı.

Bugün bunların ardından kalkıp “demokrasi burada işlemiyor” demek, önce yangını çıkarıp sonra evi suçlamaktır.

Eğer Ortadoğu'da güç konuşuyorsa, bunun önemli sebeplerinden biri dış müdahalelerin bu coğrafyada hukuku, kurumu ve güveni tahrip etmiş olmasıdır.

Monarşi Övgüsü ve Halktan Korku

Barrack'ın sözlerinde dikkat çeken diğer nokta, “müşfik monarşiler” vurgusudur. Ne kadar tanıdık bir söylem… Halktan korkan her zihniyet, yöneticiyi kutsar. Milleti muhatap almak istemeyen her anlayış, sarayları över.

Çünkü halk soru sorar.
Çünkü halk hesap ister.
Çünkü halk yanlış yapanı değiştirmek ister.

Monarşiler ise dış güçler için çoğu zaman daha kullanışlıdır. Bir halka hesap vermek zordur; bir sarayla anlaşmak kolaydır.

Bu nedenle mesele demokrasi değil, konfordur.

İslam Siyaset Geleneği Ne Der?

Bu toprakların siyasi hafızasında yalnızca saltanat yoktur. İslam medeniyetinde şûra vardır, istişare vardır, adalet vardır, ehliyet vardır. Yöneticiye itaat kadar yöneticinin hesap vermesi de vardır.

Hz. Ömer'in hutbede “Eğrilirsem ne yaparsınız?” sorusuna, bir sahabinin “Kılıcımızla düzeltiriz” cevabı vermesi boşuna değildir. Bu cevap, yöneticinin kutsal değil sorumlu olduğunu anlatır.

Yani bizim medeniyetimizde liderlik vardır ama putlaştırılmış liderlik yoktur.

Asıl Hakaret Nedir?

Bir topluma “siz ancak güçlü adamla yönetilirsiniz” demek, o topluma yapılmış ağır bir hakarettir. Çünkü bu söz, insanları iradesiz sürüler gibi görmekten başka bir şey değildir.

Oysa bu coğrafyanın insanı gerektiğinde zulme karşı ayağa kalkmıştır. İstiklal mücadeleleri bunun şahididir. Sömürgeciliğe karşı verilen direnişler bunun delilidir. Darbelere, işgallere, vesayetlere karşı ortaya konan irade bunun ispatıdır.

Biz korkuyla değil, inançla ayakta kaldık.

Büyükelçiler gelip geçer. Makamlar değişir. Cümleler unutulur sanılır. Ama zihniyetler kayda geçer.

Tom Barrack'ın sözleri, bize Ortadoğu'yu değil; Batı'nın bir kısmının hâlâ Ortadoğu'yu nasıl görmek istediğini anlatmıştır.

Fakat bilinmelidir ki bu toprakların insanı ne küçümsenecek kadar sahipsizdir ne de tanımlanacak kadar basittir.

Bizim dilimizde bir söz vardır:
Zulümle abad olanın akıbeti berbat olur.

Bu bölge ne sizin tezinize sığar, ne de sizin ahlaki kirliliğinize. O, kendi acısıyla, kendi umuduyla, kendi onuruyla ayakta duruyor. Ve bir gün, o “güç” dediğiniz şeyin ötesinde, kendi sesiyle konuşacak. O gün geldiğinde, Barrack gibi “gerçekçi” diplomatların nutukları sadece utanç vesikası olarak kalacak.

Şakir Kurter/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Gülistan Doku soruşturmasında yeni görüntü ortaya çıktı

Haber Ara