Dolar

44,5866

Euro

51,3839

Altın

6.650,37

Bist

12.936,35

Savaşı kaybetmenin bedelini ABD'de ordu ödüyor

2 Saat Önce Güncellendi

2026-04-06 00:01:14

Şakir Kurter

Bugün, Orta Doğu'da aylardır süren kanlı hesaplaşmanın dengesi sarsıldı. ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü operasyonlar, birdenbire kendi içinde bir depreme dönüştü. Sosyal medyada ve bazı haber kanallarında dolaşan iddialar, Pentagon'dan Tahran'a uzanan bir zincirin halkalarını tek tek ortaya seriyor: Generallerin tasfiyesi, düşen savaş uçakları, reddedilen ateşkes… Peki bu, gerçekten bir “iç darbe” mi, yoksa savaşın kaçınılmaz bedeli mi? Gazeteci gözüyle bakınca, manzara hem net hem de ürkütücü.

Pentagon'da Sessiz Darbe

Metinde yer alan “12'den fazla generalin intihar görevlerini reddettiği için görevden alındığı” iddiası, tam bir rejim değişikliği havası estiriyor. Gerçekler biraz daha nüanslı ama aynı derecede sarsıcı. Savunma Bakanı Pete Hegseth, son 48 saatte Ordu Kurmay Başkanı Gen. Randy George'u, Eğitim ve Doktrin Komutanı Gen. David Hodne'yi ve Ordu Başpapazı Maj. Gen. William Green Jr.'ı kapı dışarı etti. Bu, Trump'ın ikinci döneminde yapılan “düzinelerce” üst düzey tasfiyenin son halkası. Resmi açıklama yok; sadece “emeklilik” deniyor. Ancak savaşın tam ortasında, kara harekâtı tartışmaları sürerken bu kadar kritik isimlerin aynı anda gitmesi, tesadüf olamaz.

Askeri kaynaklar, bazı generallerin İran'a yönelik “sınırsız” operasyonlara karşı çıktığını fısıldıyor. İran içlerine intihar görevi gibi görülen riskli hamlelere direnç gösterenler mi temizleniyor? Tahran'ın alaycı yorumu ise çarpıcı: “ABD'de rejim değişikliği yaşanıyor.” Eğer bu tasfiyeler sahaya yansırsa –ki bir-iki gün içinde belli olacak– ABD ordusunun komuta zinciri ciddi yara alacak. Savaşta en tehlikeli şey, kendi generallerini kaybetmektir.

İran'dan Tokat

İran'ın vurduğu darbe, sadece sembolik değil; stratejik. ABD'ye ait bir F-15E Strike Eagle ve bir A-10 Warthog'un İran semalarında düşürüldüğü artık resmi kabul edildi. Pilotları kurtarmak için gönderilen UH-60 Black Hawk helikopteri de İran ateşine maruz kaldı. Pentagon, “personel sağ salim” diyor; helikopterin hasarlı halde Irak'a döndüğünü belirtiyor. Peki bir helikopter vurulurken nasıl “sağ kalınabiliyor”? Soru, metindeki gibi haklı bir ironi taşıyor.

ABD güçleri pilotları aramak için İran içlerine sızdı. Burada çatışma çıktı; bazı raporlar “ateşli çatışma”dan söz ediyor. Henüz resmi kayıp rakamı yok ama kurtarma operasyonu sırasında ağır bedel ödendiği iddiaları dolaşıyor. İran, düşürdüğü uçakların enkazını ve ödül vaatlerini yayınlayarak zafer naraları atıyor. Bu, 20 yılı aşkın süredir ilk kez bir düşman tarafından Amerikan savaş uçağının düşürüldüğü an. Psikolojik darbe muazzam.

Tahran Zaman Kazanmıyor, Kazanmak İstiyor

ABD'nin 48 saatlik ateşkes teklifini Tahran'ın reddetmesi, oyunun kurallarını değiştirdi. Teklif, Islamabad'daki arabulucular üzerinden iletilmişti. Ama İran net konuştu: “Ateşkes yok.” Bu, pilotları kurtarmak ve nefes almak için zaman kazanma hamlesi gibi görünüyor. Tahran, “Savaşı biz bitiririz, bizim şartlarımızla” diyor. Strait of Hormuz hâlâ kapalı, petrol fiyatları fırlamış durumda. İran, direnerek ABD'yi daha fazla kan ve para dökmeye zorluyor.

İsrail Nerede? Bedeli Kim Ödüyor?

En çarpıcı soru burada: Savaşı başlatan İsrail'in jetleri ve generalleri neden ortalıkta yok? ABD'nin F-15'leri, A-10'ları düşerken, Tel Aviv sessiz. Metindeki tespit yerinde: “Savaşı İsrail başlattı, bedelini ABD ödüyor.” Washington, müttefikinin kirli işini temizlerken kendi ordusunda tasfiye yaşıyor, kendi pilotlarını kaybediyor. Bu tablo, Amerikan kamuoyunda “Neden biz?” sorusunu daha da büyütecek. Bir-iki güne içinde Kongre'de, medyada ve sokakta tartışma patlayacak.

Savaşın Gerçek Bedeli

Bugün ABD ordusu için en kötü günlerden biriydi. Liderlik krizi, sahada kayıplar, reddedilen ateşkes… Ama asıl mesele, bu tasfiyelerin sahaya yansıması. Yeni atanan generaller, İsrail'in istediği gibi mi hareket edecek? Yoksa ordudaki “İsrail karşıtı” kanat mı güçleniyor? İran'ın morali yüksek, direnişi artıyor. ABD ise hem içeride hem dışarıda savunma pozisyonunda.

Bu savaş, artık sadece İran'la değil; ABD'nin kendi içinde de bir hesaplaşmaya dönüştü. Generaller gidiyor, uçaklar düşüyor, ateşkes reddediliyor. Tarih, bu dönemi “Trump'ın İran macerasının dönüm noktası” olarak yazacak. Soru şu: Bedeli sadece ABD mi ödeyecek, yoksa tüm bölge mi? Cevap, önümüzdeki 48 saatte gizli. Ve o 48 saat, ne yazık ki barış değil, yeni kayıplar getirebilir

Şakir Kurter/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

Haber Ara