3 Ocak 2026 sabahı, dünya şok edici bir haberle uyandı: ABD özel kuvvetleri, Caracas'ı hedef alan hava saldırılarıyla Venezuela hava savunmalarını felç etti ve Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores'i ele geçirdi. Dakikalar süren operasyon, rejimin neredeyse hiç direnç göstermemesiyle tamamlandı. Maduro çifti, USS Iwo Jima gemisi üzerinden New York'a nakledildi; burada uyuşturucu kaçakçılığı, narco-terörizm ve silah suçlamalarıyla federal mahkemede yargılanacak.
Bu operasyon, tanklar ve uçaklardan öte, iç yapının çözülmesiyle dış müdahalenin nasıl kaçınılmaz hale geldiğini bir kez daha kanıtladı.
Dakikalar İçinde Çöken Bir Rejim
“Operation Absolute Resolve” kod adlı harekat, aylar süren istihbarat çalışmaları ve CIA operasyonlarının meyvesiydi. 150'den fazla uçakla desteklenen saldırı, Caracas'ta elektrik kesintilerine ve patlamalara yol açtı. Delta Force birimleri, Maduro'nun Fuerte Tiuna'daki ikametgahına indi. Direniş sınırlı kaldı: Hava savunma sistemleri devre dışı, kilit isimler sessiz.
Venezuela Savunma Bakanı Vladimir Padrino López, “Maduro'nun güvenlik ekibinin büyük kısmı, askerler ve siviller soğukkanlılıkla öldürüldü” dedi. Küba, operasyon sırasında 32 vatandaşının hayatını kaybettiğini açıkladı. Maduro ve eşi, helikopterle gemiye, oradan New York'a taşındı. Trump'ın paylaştığı fotoğrafta Maduro, gri eşofmanla gözleri bağlı halde görülüyor.
Sonuç: Maduro, Brooklyn'deki Metropolitan Detention Center'da tutuluyor; Pazartesi mahkemeye çıkacak.
İç Çözülmenin Rolü
Venezuela'da yaşananlar, dış güçlerin tanklara ihtiyaç duymadan rejim değiştirebileceğini gösterdi. Yıllardır ekonomik kriz, hiperenflasyon ve göç dalgasıyla boğuşan ülkede, ordu ve elitler arasındaki bağlar kopmuştu. Rejim içi çatlaklar derinleşince, ABD sadece uygun anı bekledi.
Tarih tekerrür ediyor: İç birliği kaybeden devletler, “demokrasi getirme”, “uyuşturucuyla mücadele” veya “insani müdahale” bahaneleriyle hedef olur. Maduro'nun yakalanması, sadece bir liderin sonu değil; Batı Yarımküre'de güç kullanım eşiğinin düşürüldüğünün ilanı. Trump'ın “Venezuela'yı biz yöneteceğiz” sözü, Havana'dan Managua'ya, Pekin ve Moskova'ya net mesaj: “Bu benim arka bahçem.”
Şok, Kınama ve Kutlama
Dünya ikiye bölündü. Latin Amerika'da öfke hakim: Kolombiya Devlet Başkanı Petro “egemenliğe saldırı” dedi, Meksika ve Brezilya kınadı. Küba ve İran “yasadışı agresyon” diye nitelendirdi. Avrupa'da temkinli yaklaşım: Almanya Şansölyesi Merz “karmaşık” bulurken, Fransa Cumhurbaşkanı Macron “Venezuelalılar ancak sevinebilir” dedi.
Venezuela diasporası kutlama yaptı; Caracas'ta ise sessizlik ve belirsizlik hüküm sürüyor. Geçici Başkan Delcy Rodríguez ilan edildi, ancak sokaklar boş, marketlerde kuyruklar uzuyor.
İç Cepheyi Tahkim Etmek Hayati
Venezuela krizi, Türkiye için acı bir uyarı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli'nin yıllardır vurguladığı “Terörsüz Türkiye” ve “iç cephenin tahkimi”, artık salt iç politika değil; jeopolitik bir zorunluluk.
İçeride meşruiyet krizi, kurumlar arası güvensizlik, toplumsal fay hatlarının derinleşmesi… Bunlar dış aktörlere davetiye çıkarır. Tarih gösteriyor: Birliğini koruyamayan ülkeler, kaderini başkalarına teslim eder.
Venezuela'da hava savunma sistemleri çalışmadı çünkü iç dayanıklılık çökmüştü. Aynı risk, Orta Doğu'dan Kafkaslar'a her zayıf halkada var.
Panama'dan Irak'a Benzer Senaryolar
Bu operasyon, 1989 Panama işgalini (Noriega'nın yakalanması) ve 2003 Irak müdahalesini hatırlatıyor. Her ikisinde de “uyuşturucu” veya “silah” bahaneleri kullanıldı. Fark: Bu kez süre saatlerle ölçülüyor, kayıplar sınırlı.
Ancak sonrası belirsiz: Güç boşluğu, paramiliter gruplar (colectivos), göç dalgası… Trump petrol rezervlerini hedefliyor; ABD şirketleri Venezuela'ya akın edecek.
Bağımsızlığın Anahtarı İç Bütünlük
Venezuela'da yaşananlar –gerçekler ne olursa olsun– evrensel bir ders: İç bütünlüğünü kaybeden ülkeler, kendi hikayelerini yazamaz. O hikaye, er ya da geç başkaları tarafından yazılır.
Türkiye, “devletin bekası” ve milli birlikle bu tuzağa düşmemeli. Zayıflık affedilmez; güçlü iç cephe ise her dış tehdidi püskürtür.
En gelişmiş savunma sistemi bile, iç çöküş karşısında işe yaramaz. Ders çıksın: Birlik, bağımsızlığın güvencesidir.
Şakir Kurter \ Timeturk