Dolar

43,2739

Euro

50,1549

Altın

6.389,83

Bist

12.668,52

Akran zorbalığı

2 Saat Önce Güncellendi

2026-01-19 00:04:37

Yusuf Sarıkaya

Toplumsal çürüme yolunda başa gelen dertlerden birisi ile yüzleşiyoruz birkaç yıldır. Gün geçmiyor ki, akran zorbalığı haberleri evlerimize televizyon veya diğer haber kanalları ile konuk olmasın. Bu saldırıya uğrayan çocuklarımız ve aileleri perişan oluyorlar. Psikolojileri alt üst oluyor. Tahmin ediyorum saldıran çocukların aileleri de zorluklar yaşıyordur.

Aynı yaşta veya yakın yaştakilerin hedefe koydukları kişi veya kişileri fiziksel, duygusal, sözlü veya cinsel yollarla taciz etmeleri, dışlamaları ve bunu döngü halinde tekrarlamaları diyebileceğimiz davranışlara akran zorbalığı diyebiliriz. Şimdi eğitimde en önemli sorunlardan birisi haline geldi. Bu sorun büyüyerek devam ediyor. Buna psikologlar, sosyologlar ve diğer alan uzmanları çözüm arıyor. Yani bataklık kurutma yerine sivrisinek avcılığına devam ediyorlar. En azından bir kısmı böyle davranıyorlar. Kimisi empati öğretelim diyor, kimisi ailede şiddet gören çocuklar kendilerini gösterip dikkat çekmek istiyor bu nedenle bunlar oluyor diyor. Haklılık payları olsa da bu teşhislerin daha ötesinde etkenlerin varlığı muhakkak.

Ülkemiz maalesef batılı kavramlarla İslami değerler arasında kalmanın ceremesini çekiyor yıllardır. Okullarımız yine üzülerek söyleyeyim batı üretimi anlayışlarla yoluna devam ediyor. Maneviyattan yoksun, sadece yarışmayı, kazanmayı, bireyselleşmeyi, daha fazla imkâna sahip olmak için koşturmayı öğreten, bunalınca da fiziksel rahatlamayı sağlayan yollara başvurmayı öneriyor okullarımız. Cadılar Bayramı, Noel Etkinliği, İçkili Mezuniyet programları gibi yollarla moral bulmaya çalışan bir anlayış üzülerek söyleyeyim özellikle unu kuru tuzu kuru kitleler arasında yaygın haldedir. Şükür yok, hamt yok, paylaşma yok. Doyumsuzluk çok.

Geçen haftaki yazımda bir projeden bahsetmiştim. “Sürdürülemeyen Bir Projenin Serencamı( Okul Cami Buluşmaları)” başlığı ile. Çocuklarımız camilerle buluşsun. Manevi iklimi yaşasın. Din görevlisi ile tanışsın. Din dersini her dönem bir defa da olsa öğretmenin gözetiminde camide yapsın. Asgari dini bilgiye sahip olsun. Böylece din simsarlarına da, neslimizi katletmek isteyen baronlara da fırsat kalmasın. Projenin amacı buydu. Üstelik bir bakıma maliyetsiz bir koruyucu hekimlik yapılmış olacaktı. Ama akamete uğradı. On iki Eylül mantığı yazdırılan ve adı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olan ders ile öğrencilere İslam Dini düzgün anlatılamaz. Arzu ettiğimiz manevi iklime de ulaşılamaz. İslam hakkında sadece kültür ve bilgi sahibi olmak yeterli görülmüş, uygulamaya önem verilmemiş, hatta istenmemiş, uygulama yapanlara da cezalar verilmiş sürgün edilmiştir. Bu nedenle Abdurrahman Dilipak bu derste anlatılan dini kabul etmeyerek “Bu Din Benim Dinim Değildir” ismiyle kitap yayınlamıştır yıllar önce.

Kalbinde metafizik ürperti uyanmayan gençlik sadece madde planında hareket edecektir. Sağlam aile bağı elbette nesil yetiştirmede çok önemlidir. Ancak okul, öğretmen, okulda öğretilenler belli bir yaştan sonra daha etkili olmaktadır. Eğitimi sadece seküler mantalite ile yürütürsek öğrencinin ruh dünyası boş kalır. İnsanı sağlam karakterli, vicdanlı ve olgunlaştıran şey maneviyattır. Bu gün eksik olan budur.

Ey! Veliler, öğretmenler, idareciler, sosyologlar, psikologlar ve iktidar erkini elinde tutanlar sorun maneviyattan uzak yetişmededir. Bilmiyorum manevi eğitimle desteklenen okullarda akran zorbalığının yüzdesi kaçtır? Tahmin ediyorum ya yoktur veya çok azdır. Akran zorbalığı kavga değildir. Maneviyatı çökmüş gençliğin içindeki boşluktan kaynaklanan ve hiçbir etik değere uymayan saldırganlığıdır. Bu akıl almaz davranışlar kızlar arasında bile oluyorsa artık tuz da çürümeye başladı demektir. Çünkü kızlar sınıflarında hem çalışkan hem de kibarlıkta örnek olan çocuklarımız idiler. Elbette herkesi aynı değerlendiremeyiz. Ancak sorun büyüktür.

Özetle neslimize manevi eğitim aldırmak zorundayız. Yoksa acımasızca ve akla ziyan batılı kavramlara maruz kalan, seküler bakışla eğitilen, hiçbir kutsalı tanımayan gençlik en yakınına, annesine/babasına, çevresine ve de ülkesine hatta insanlığa faydalı olamaz. Bu görüşümüzü hemen hapsedip bir kenara atmayın. Tarafsız ve can kulağıyla dinleyin. Göreceksiniz maneviyat eğitimi verdiğimizde hepimiz bunun meyvesini dereceğiz. Allah yardımcımız olsun duasıyla…

Yusuf SARIKAYA/ Timeturk

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Deri ve sanatı buluşturup el emeğiyle saat kordonu yapıyor

Haber Ara