Dolar

44,2207

Euro

50,5377

Altın

7.136,03

Bist

13.092,93

Haçlı seferleri geri mi döndü?

1 Saat Önce Güncellendi

2026-03-15 00:03:22

Yusuf Sarıkaya

Bu başlığı atarken çok düşündüm. Bu savaşları/ orantısız saldırıları kim çıkarıyor? Neden bu katliamlar yapılıyor? Azerbaycan /Karabağ, Bosna/Hersek, Kosova, Irak vb. savaşı kimler çıkardı? Arap Baharı adı altında Libya'da kim halkı ayaklandırdı ve Türkiye müdahale etmeseydi Hafter eliyle kim ikiye bölecekti? Suriye aynı şekilde paramparça edilecekken Türkiye'nin güçlü tavrıyla durdurulmasaydı kaça bölünmek isteniyordu? Hristiyan din adamlarının hüneriyle asırlarca devam eden Haçlı Seferleri bu sefer şekil mi değiştirdi? Tramp'ı Evanjelikler mi[1] saldırıya ikna etti? Armegedon'u mu gerçekleştirmeye çalışıyorlar? Yani Haçlı Seferleri yerine Siyonist Seferleri mi başladı?

Bu haftaki grup toplantısında Sayın Devlet Bahçeli “Din savaşı yapılıyor da bizim haberimiz mi yok” diyerek önemli bir noktaya temas etti. Belki konuşmanın en can alıcı sorusu ve tespiti buydu. Önceden bu minval üzere bir yazı yazmayı planlıyordum. Sayın Bahçeli'nin bu sorusu benim yazıma kaynaklık etti. Bu soruyu güçlendiren söylentiler de az değil. Katil Netenyahu'nun ABD kaynaklı bir haberde “Şiilerden sonra Sünnilere sıra gelecek” dediği söyleniyor. Haberin tam te'yid edilip edilmediğini bilmiyorum ancak bunların en büyük silahı yanıltıcı enformasyondur. İnsanlık düşmanı bu zihniyet sadece insanlığa kan ve barut kokusu bırakmıştır. Bunu yaparken de doğruyu eğri göstermeyi çok iyi bilir ve becerirler.

Irak'ı yıllar önce sekiz yıl İran'la savaştırdılar. Arkasından “sende nükleer bomba var” diyerek oğul Bush Irak'a saldırdı. Zavallı halk galeyana geldi ortalığı toza dumana kattılar. Sonra bir Kurban Bayramı Sabahı Saddam'ı idam ettiler. Müslümanlara “bakın sizin bayramınız falan bize sökmez” dercesine. Sonra sefalet diz boyu oldu tabii. Irak'ta halen düzen tutmuş değil maalesef. İçinden Kürdistan Özerk Bölgesi diye bir bölge çıkardılar. Türkiye'de güçlü bir hükümet olmasaydı Barzani bağımsızlığını ilan edecekti. “Otur yerine” dendi oturdu. Bu plan 15 Temmuz'da hükümet düşürülebilseydi Türkiye'nin kuzeyinde bir koridor açılacak sonra Siyonist İsrail'in kolayca ellerinden alabilecekleri bir Kürdistan kurulacaktı. Ama buna da fırsat vermedik. Bu projenin sona erdiği sanılmasın. Sadece donduruldu ve derin dondurucuya kondu. Uyanık olmak gerek.

Afganistan'ı kana buladılar sonra kaçmak zorunda kaldılar. Şimdi de İran'a saldırdılar. Bu bir savaş değil saldırıdır. Uluslararası hukuk, İnsan hakları bunlar hepsi kendileri için geçerli kavramlar. Sadece göz boyama cihazlarıdır bunlar. Okula saldırırlar yüz altmış kız çocuğunu öldürdüler. Sonra da dünyaya aksini yalan haber olarak lanse ettiler ve “Biz yapmadık İran yaptı” dediler. Bunlar böyle ahlak yoksunu yaratıklar. Batı toplumlarından neden ses çıkmıyor? Çünkü onlar iletişim organlarının yalanlarıyla besleniyorlar bunun farkında da değiller sanırım. Yoksa bu zulme karşı vicdanlı halkın durması mümkün değildir.

Bugün bizler halen Şii/Sünni ayırımıyla uğraşıyoruz maalesef. İran'ın yanlışı çoktur. Mezhep ihracı yapmak için başta Suriye'de döktürdüğü kanlar korkunç bir şenaattir. Bütün bunlar bir kenara konması gereken konulardır. Şu anda dünyayı ateş ve barut kokusuna boğan Katil Netanyahu'nun İsrail'i ve kuyruğuna yapıştığı Tramp'ın ABD'si tarafından saldırıya uğramış bir Müslüman var. Mazlumdur. Yanlışları çoktur ve hata üstüne hata yapıyorlar. Ancak kâfirlere karşı mazlumun yanında durmak, hatalı yorumları da olsa Müslüman bir toplumu zalimlere karşı savunmak bizlerin en önemli görevidir. Biz bu durumda olsak İran yapar mı bunu? Sanırım yapmaz. Nihayet Karabağ meselesinde Ermenistan'ın yanında yer aldığı daha dünkü olay olarak hatırımızda. Ancak bizde kalıtımsal olarak nesilden nesle gelen bir geniş düşünme ahlakımız var. Bunu öteleyemeyiz. Bu ahlakın kaynağı da Kur'an ve Sünnet-i Nebi'dir. Kaynaklarımız bu düşüncemizi destekleyen sayısız örneklerle doludur.

Özetle bu savaş batıl bir inancın gerçekmiş gibi arkasından koşan ve Mesih inancına sarılan sapık paranoyakların üçüncü dünya savaşı çıkarmak ve Büyük İsrail'i gerçekleştirmek maksadıyla ortaya koydukları bir projedir. Kısacası kaynağını Muharref Tevrat'tan alan bir din savaşı sürdürülüyor. Ancak bu kendi sonlarını getirecektir inşallah. Yahudi/Hıristiyan karışımı sürdürülen bu saldırganlık çıkmaz sokaktır. Maşeri vicdan bunu asla kabul etmeyecektir. Rabbimiz, “Sen onları birlik içinde sanırsın amma onların kalpleri paramparçadır.” (K.Kerim, Haşr,14) buyuruyor. Bu durum eninde sonunda kendi aralarında çatışmaya sebep olacaktır.

Dünyanın, iç ve dış tamiratını yapmış, iç cephede tahkimatını tamamlamış, Ümmetin birliğini temsil makamını oluşturmuş Müslüman topluma ihtiyacı var. İnşallah bunu gerçekleştirme olgunluğunu gösteririz. Yoksa daha çok zulme sessiz kalarak izler durur, sıranın hepimize gelmesini bekleriz.

Yusuf SARIKAYA/ TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Elektrikli otomobil kabusu: Sıfır araç 6 aydır serviste

Haber Ara