Birinci Dünya Savaşında Osmanlı Ordusu'nun Almanlar tarafından çekilen filmleri bulunmaktaydı. Günümüzde dünyada sinema sektörü çok etkili bir konumda. Tabi bizim tarihimizde de sinema vardı. Bu yazımda Osmanlı Subayı Cemil Filmer tarafından İstanbul'da çekilen ilk filmlerden bahsedeceğim.
Birinci Cihan Harbinde cephelerde mücadele eden Osmanlı subaylarından biri de Cemil Beydi. Bilhassa Filistin cephesinde görev yapmıştı. İstanbul ile Filistin Cephesi arasında adeta mekik dokuyordu. Cemil Bey tarih 1917'yi gösterdiğinde cepheden döndü. Bir gün Beyazıt'ta bulunan Harbiye Nezaretine gitti ve Ordu Film Merkezi binasına çıktı. O günler İngiliz uçaklarının İstanbul üzerinde özellikle Harbiye Nezaretinin üzerinde uçtuğu günlerdi.
Osmanlı Orduları Başkomutan Vekili Enver Paşa Kozlu'da bulunan linyit ocaklarında yapılan çalışmalarını konu alan bir film çekilmesini emretti. Bu emri Fuat Bey Cemil Bey'e iletti. Cemil Bey de yanına 4 kişi alarak Kâğıthane'ye kadar uzanan dekovil hattıyla Kozlu'ya ulaştı. Burada görüntüler aldı. Alınan görüntüler 3 kasete ancak sığdı. Fuat Bey bu filmi çok beğendi ve filmin Sipahi Ocağında gösterilmesine karar verildi. Filmin gösterimi çok kalabalıktı. Devlet ricalinden Enver Paşa, Talat Paşa ve Sait Halim Paşa oradaydı. Bu gösterimden sonra Enver Paşa'nın Ortaköy'ündeki evinde çekim yapıldı. Bu çekimde Enver Paşa'nın eşi Naciye Sultan ve çocuğu da yer alıyordu.
Bu filmden iki hafta sonra Cemil Bey, Said Halim Paşa ve Enver Paşa'nın katıldığı Veliefendi hipodromundaki at yarışlarını çekti. Bu filmin gösterimi de sipahi ocağında yapıldı. O yıllarda da at yarışlarına merak vardı. Devlet ricali hipodromda çekilen bu filmi heyecanla izledi.
Bundan sonra Cemil Bey yine Enver Paşa'nın emriyle o günlerde İstanbul'u ziyaret eden Şeyh Senüsi'nin fotoğraf ve filmlerini çekti. Şeyh Efendi Topkapı Sarayında ağırlandı. Buradan Dolmabahçe sarayına giden Şeyh Şenüsi'nin Osmanlı hükümdarı Mehmet Reşat ile fotoğrafları alındı. Sarayda akşam yemeği yendikten sonra bir film gösterimi yapıldı. Bu film hikâyesinin demiryolunda geçtiği bol görüntülü bir Amerikan filmidir. Film başlamış, Padişah ve Şeyh Senüsi beyaz perdeye yakın oturmuşlardı. Filmin bir sahnesinde lokomotif hızla yürüyünce Şeyh trenin üzerine geldiğini zannetti ve telaşla ayaklandı. Şeyhin bu hareketiyle orada bulunan saraylı kadınlar gülüşmeye başladılar.
Cemil Bey hatıratının devamında İstanbul'da o yıllarda 125 kişilik tek bir sinemanın var olduğunu bu sinemanın Karaköy'deki Aynalı Sinema olduğunu belirtir. Savaş bitmiştir. Cemil bey cepheden dönünce işsizdir ve parasız çok zor günler geçirir. Sinemacılıktan anladığı için iş bulurum ümidi taşımaktadır. Sinemacı Kemal Beyle görüşür ve bu görüşmeden umduğunu bulamaz. Buradan sonra Fuat Bey'e gider. Malul Gaziler Cemiyetinde kendisine iş vermesini talep eder. Önce Fuat Bey'in cevap olumsuz olsa da sonrasında Cemil Bey cemiyetin muhasebeci kadrosunda iş başlar. O yıl meşum bir yıldır. Zira İstanbul'un İngilizler tarafından işgal edilmiştir. Cemil bey işgal yıllarında meşhur Sultanahmet mitingini de kayda alır...
Ramazan Akbaş \ Timeturk