Dolar

44,8524

Euro

53,0827

Altın

7.032,19

Bist

14.572,11

Mustafa Özcan yazdı: Sünnilere erişme politikası

2 Saat Önce Güncellendi

2026-04-17 15:35:46

Mustafa Özcan
Meşhed'de bulunaan "İmam Rıza" camii

İran zor zamanlarda İslam alemine el uzatıyor. Ulaşma veya erişme politikası izliyor. Bunu bir döneme münhasıran yapmasa, kaynaşmaya vesile olabilir. Lakin bunu ihtiyacı olduğunda yapıyor. Dolayısıyla pek inandırıcı olmuyor. Mezheplerin yakınlaşması gibi sabit birtakım kurumları var. Lakin bunların varlığı da pek yakınlaşmaya hizmet etmedi. Gizli gündem ihtimali samimiyetinin sorgulanmasını beraberinde getiriyor. İsrail'in bombardımanıyla öldürülen eski dış işleri bakanlarından Kemal Harrazi İslam alemine yönelik kazanma veya istimale politikası uygulanmasını ve gönlünün alınmasını istemiştir. Bu sadece sözel makamla alınabilecek bir sonuç değildir. Sözü amel de izlemelidir.

Yeni dini Rehber Mücteba Hamaney de İslam alemine yönelik olumlu mesajlar veriyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan da genel olarak yumuşak bir tonda ve gönül alıcı sözler sarf ediyor. Bunlar iyi yönde atılmış adımlardır. Keza Türk bir tır şoförünün İsrail-Amerikan bombardımanıyla öldürülmesi üzerine Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı Türkçe taziye mesajı yayınlamıştır. İran Meclis Başkanı Kalibaf da Trump'a kafa tuttuğu için Papa'ya teşekkür etmiştir. Elbette bunlar yerinde davranışlar.

İran, içindeki Sünni kesimleri kazanmak için de bazı müşterek etkinlikler tertip ediyor. Sözgelimi Urumiye kentinde 20'ye yakın Sünni caminin içinden İmam Şafii Camiinde vahdet toplantısı düzenleniyor ve birlik beraberlik mesajı veriliyor. Bunların hepsi güzel lakin bu üstten inmeci bir yaklaşımla olmamalı ve Sünni kesimler üzerine Şii şalı geçirilmemelidir. Kendini bütünün yerine koymak vahdet değildir. Urumiye'de vahdet etkinliğini, Tahran'da bir birkaç Sünni cuma camii yapımına izin verilmesi izlemelidir. Bunu yapacaklara izin verilmelidir.

Osmanlı'dan beri İstanbul'da onlarca Şii camii faaliyet halinde. Şii şeairini görünür kılmak için Zeynebiye gibi devasa ve şaşaalı camiler inşa ediliyor. Niye Zeynebiye Camiinin karşılığı daha sade olarak Tahran'da yok! Dolayısıyla İran izlediği kaypak yaklaşımlarından arınmalı ve İslam alemiyle samimi dairede bir ilişki içine girmeli ve kültürel köprüler kurmalıdır. İslam alemiyle gerçek zeminde kucaklaşmalıdır. Bunun için geçmişin tortularından kurtulmalıdır. Bütünleşmeye amade politikalar izlemelidir. Bütün İslam alemini kazanmalı ve kendisine dost etmelidir. Merhum Yusuf Kardavi'nin dediği gibi Sünni kitleleri şiileştirmenin sonu yok. Aksine nefret iklimine yol açıyor.

Sünni kitlelere veya dünyaya erişme politikası samimiyet ister ve bu zeminde yürütülürse herkes kazanır. Osmanlılar da Irak'ta Şiileri dengelemek ve Kürtleri kazanmak için vaktiyle istimale/istimalet politikası izlemiştir. Bu İdris-i Bitlisi'nin açtığı çığırdan yürümek anlamına gelir.

Şimdi tersinden bunu İran uygulamaya çalışıyor. İran mezhebi takıntılarını bırakmalı ve İslam alemiyle buluşmanın çarelerini aramalıdır. Bunu kaçamak yollarla yapmak arkadan hançerleme olarak algılanır. Bu çabalar savaş dönemine münhasır kalmamalıdır. Nitekim İslam alemine saldıran Bush da hem Bağdat'ı vuruyor hem de zihinleri ve gönülleri kazanma politikası ("Winning Hearts and Minds) izliyordu. Zehirli çaba! Bu, kaybedilmiş bir zamanda yürümektir! Bush da bir nevi istimale politikası yürütüyordu. Eline ne geçti? Şiddet ekti nefret biçti. Bush'un çabaları kandırmaca olduğundan nefretten başka bir şey getirmedi. Benzeri çabalar samimi zeminde olursa, meyve verir. Aksi takdirde ilişkileri daha da azdırır ve arayı daha da açar.

 

Tüm Yazıları

Haber Ara