Donald Trump'ın iki devresinde de ABD'yi İsrail'de Yahudiler ve ortakları Evanjelikler temsil ediyor. Bunlar adaletten ve ahlaktan nasibini almamış ham ervah olarak anılan zümrelerdir.
Fazilet ve erdemden yoksun bir dini söylem tutturmuş gidiyorlar! Müslümanlar için bazen gündeme getirilen 'dini söylemin yenilenmesi' tabiri ve ihtiyacı fazlasıyla onlar için geçerlidir! İsrail ile ya da Yahudi Siyonistlerle Hıristiyan Siyonistlerin ittifakını erdemsizler ve ahlaksızlar ittifakı olarak tanımlayabiliriz. Gazze sahnesi bu zalimler ittifakını kuvveden fiile çıkardı.
Trump'ın ilk döneminde David Friedman adlı Ortodoks kökenli bir Yahudi ABD yönetimini İsrail'de büyükelçi olarak temsil ediyordu. Elbette İsrail yanlısı yaklaşımları benimsiyor ve seslendiriyordu.
Evanjelik kökenli yeni büyükelçi Mike Huckabee ise selefine tüy dikti ve Türkiye'nin bazı parçaları da dahil olmak üzere bölgeyi İsrail'e peşkeş çekti. Dini olarak Nil'den Fırat'a kadar olan bölgenin İsrail'in dini hakkı olduğunu ve ilhak edebileceğini savundu. Ateşe benzinle gitti. İsrail muhalefet lideri Yair Lapid gibi fırsatçılara malzeme temin etti.
Gazze'deki soykırımı da yine dini kılıfla aklamaya çalıştı. Kısaca ona göre goyimler (Yahudi olmayanlar) Yahudilere hizmet için yaratılmışlardır. Bu skandal sözleri aklı başında olan birisi söyleyebilir mi? Bunlar Allah'a inanmazlar ama Yahudilerin üstünlüğüne inanırlar. Son derece küstahtırlar.
Allah'ın yerine Yahudileri koyuyorlar! Bu adamlar ahlak veya adalet tanır mı? Dolayısıyla bunların temsil ettiği ittifaka ancak zulüm ittifakı veya erdemsizler veya şerliler ittifakı denebilir. ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a söyledikleri bunu göstermektedir. Belki Epstein skandalındaki yaralarını sarmak için BAE bile bu söylem karşısında ses verdi ve sahteden de olsa gürledi.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, ABD'li gazeteci Tucker Carlson'a verdiği röportajda, Gazze'de İsrail tarafından gerçekleştirilen soykırımda çocukların öldürülmesini ve "Tevrat'a dayalı Büyük İsrail" görüşünü savundu.
Gazeteci Tucker Carlson:
— "Nil'den Fırat'a kadar olan topraklar" deniyor ki bu da temelde tüm Orta Doğu'dur.
— Yani Tanrı o toprakları 'halkına', Yahudilere verdi ya da vermedi. Siz verdiğini söylüyorsunuz. Bu ne anlama geliyor? İsrail'in o topraklarda hakkı var mı?
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee:
— Şimdi bahsettiğimiz bu özel bölge İsrail, Tanrı'nın İbrahim aracılığıyla seçtiği bir halka verdiği bir topraktır.
— (Nil'den Fırat'a kadar olan topraklar) Hepsini alsalar iyi olurdu.
Tucker Carlson mesela İsrail Başbakanı Netenyahu'nun Polonya kökenli olduğunu ve bu topraklarla ilişkisi olmadığını bilakis Yahudi değil Yahudileşmiş unsurlardan olduğunu hatırlatıyor. Başka toprakların insanlarının bölgede ne işe var demeye getiriyor. Eşkinazi Yahudilerin soyunun genellikle Hazar Türklerine dayandıkları bir gerçektir.
Bu anlamda damat Jared Kushner ile özel temsilci Witkoff Netanyahu gibi Doğu Avrupa kökenli Yahudilerdir. 12 kabile ile alakaları yoktur. Bu nedenle de onlar 13'üncü Kabile unsurları yani uyduruk sahte Yahudiler olarak nitelendirilmişlerdir. Polonya kökenli olan Netanyahu'nun Arz-ı Mev'ud ile alakasını sorması üzerine Mike Huckabee soruyu anlayamadığını söylemiştir. Kesinlikle bu gibi Evanjelikler İsrail karşısında kraldan fazla kralcı bir tutum sergilemektedir.
Bu akım 1970'li yıllardan beri ABD'de serpilmeye başlamış ve Reagan ile ete kemiğe bürünmüştür. Siyonist Yahudiler ile Hıristiyan Siyonistler kardeştir ve ittifakları dünyanın ve özellikle de bölgenin başına bela kesilmiştir.
Bunlar Musa'nın değil Samiri'nin peşinden gidiyorlar!
Onlara karşı erdemliler ittifakı kurulması elzem hale gelmiştir. Bu karmaşa bloklar mücadelesiyle çözülür. Gazze soykırımıyla ve Epstein skandalıyla birlikte Batı'da bunun zemini belirmeye başlamıştır.
İsrail meczubu Mike Huckabee Yahudileri 'Tanrı'nın göz nuru/ göz aydınlığı' olarak tasvir etmiştir. Halbuki Kur'an'a kulak verseydi doğrusunu duyardı: Tevrat (aslı itibarıyla) hidayet ve nur kandilidir, kaynağıdır. Nur olan Yahudiler değil aslını yitirdikleri Tevrat'tır. Mike Huckabee halt etmiş yani işi birbirine karıştırmış. Babiliğin kadın dailerinden Zerrintac da Kurretü'l Ayn olarak nitelendiriliyordu. Nitekim onlar da İsrail'in hizmetine girmiş bir topluluktur.