Elektrikli otomobil yangınları, yeni bir teknoloji olması ve söndürme zorlukları nedeniyle medyada çok büyük yankı uyandırsa da, veriler aslında bambaşka bir tablo çiziyor. Gelin bu konuyu güncel istatistikler, bilimsel süreçler ve güvenlik verileriyle objektif bir şekilde masaya yatıralım.
Son günlerde ne zaman eş dostla bir araya gelsem, konu dönüp dolaşıp otoparkta duran elektrikli aracıma geliyor. "Hocam, bunlar patlıyormuş, feribota bile almıyorlarmış, sen nasıl cesaret ediyorsun?" diye soran sorana... Hatta itiraf edeyim, geçen gün kapalı otoparka girerken güvenlik görevlisinin bana bakışında bile hafif bir kuşku vardı.
Peki, işin aslı ne? Bir elektrikli araç (EV) sahibi olsam da konuya objektif şekilde yaklaşacağım. Önce şu "patlama" meselesine bir açıklık getirelim. Rakamlar, elektrikli araçların birer saatli bomba olmadığını söylüyor. Araştırmalar gösteriyor ki; her 100 bin araçta yangın çıkma oranı benzinli araçlarda 1.530 civarındayken, elektrikli araçlarda bu sayı sadece 25. Yani istatistiksel olarak, altınızdaki benzinli aracın alev alma ihtimali benim elektrikli aracımdan tam 60 kat daha fazla.
En riskli grup hangisi mi? Şaşıracaksınız ama Hibritler. Hem elektrik sistemini hem de yanıcı yakıtı aynı gövdede barındırdıkları için 100 bin araçta 3.500'e yakın yangın vakasıyla listenin başında yer alıyorlar.
"Sessizce mi Yanar, Patlar mı?"
Kendi aracımı şarj ederken bazen düşünüyorum: "Şu an ne oluyor?" Bir benzinli araçta yangın, bir kıvılcımla saniyeler içinde devasa bir parlamaya dönüşür. Elektrikli araçta ise süreç farklı işliyor. "Termal Kaçak" denilen bir olay var. Pil paketi içindeki hücreler birer birer ısınmaya başlıyor. Öyle filmlerdeki gibi bir kerede "bam" diye patlamıyor; çok yüksek sıcaklıkta bir meşale gibi püskürüyor.
Evet, elektrikli bir aracın yanması daha "inatçı". Bir benzinli aracı 2-3 ton suyla söndürebilen itfaiye, benim aracım yanmaya kalksa 100 ton su harcamak zorunda kalabilir. Hatta söndürdüğünüzü sanırsınız, o pil hücreleri içten içe yanmaya devam eder ve 24 saat sonra araç otoparkta kendi kendine tekrar alev alabilir. Korkutucu mu? Belki. Ama başlaması o kadar zor ki...
Hangisi Daha Tehlikeli?
Şunu unutmamak lazım: Benzinli bir araçta yakıt deposu delindiği an her şey biter. Saniyeler içinde araç kül olur, içinden çıkma vaktiniz kalmayabilir. Elektrikli araçta ise (eğer çok büyük bir çarpışma yoksa) sistem pildeki ısı artışını algılayıp size önceden uyarı verme kabiliyetine sahip. Yani o "kaçış süresi" elektrikli araçta genellikle daha uzun.
Elektrikli Otomobillerden Korkmalı mıyız?
Bir elektrikli araç kullanıcısı olarak diyorum ki; yeni olan her şey korkutur. Eskiden "LPG'li araç kapalı otoparka giremez" diye büyük puntolu yazılar asılırdı, hatırlayın. Bugün elektrikli araçlar için aynı "geçiş sancısını" yaşıyoruz.
Evet, elektrikli aracın yangını daha zor sönüyor, evet daha zehirli gazlar çıkarıyor; ama o yangının çıkma ihtimali, yolda yürürken başınıza bir saksı düşme ihtimalinden çok da yüksek değil.
Eğer bugün benzinli, dizel ve benim elektrikli aracımı yan yana koyup ateşe verseniz; benzinli araç dakikalar içinde "kül" olurken, benim aracımın o noktaya gelmesi çok daha uzun sürecektir. Ben kendi adıma, teknolojinin güvenliğine ve istatistiğin gücüne güvenmeye devam ediyorum. Bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle…