Timeturk: Haber, Timeturk Haber, HABER, Günün haberleri, yorum, spor, ekonomi, politika, sanat, sinema

  • DOLAR 2.23
  • EURO 2.87
  • ALTIN 87,76

Bir bakanlık halkı neden yanıltır?

Kemal Özer


Geçtiğimiz yıl 23 Temmuz günü Bugün Gazetesi “Sucukta domuz, biberde zehir” Takvim Gazetesi ise, “Dev markaların sütlerinden ölümcül jel çıktı. Kim bu firmalar?” sürmanşetleriyle çıkmıştı.
 
O gün, bu ülkede her konuda konuşan Bülent Arınç’ın çıkıp, “Olur mu böyle şey. Gıda teröristlerini de çökerteceğiz”, Tarım Bakanı’nın ise “Bu hileleri yapan şu şu firmalardır ve gereği yapılmıştır. Bundan sonra asla izin vermeyeceğiz” demeleri beklenirdi.
 
Ya ne oldu? Bakanlar sustular. Tarım Bakanlığı müsteşar yardımcısı ise mamalarında “melamin” çıkan -kim olduğunu bildiğimiz- marketle ilgili raporun yanlış olduğunu iddia ederek konuyu kapattı.
 
Hatırlayınız… Geçtiğimiz yıl Eylül ayında gazete manşetlerinde, Burger King’in TT Gıda’dan satın aldığı etlerde ‘salmonella’ ve ‘listeria’ bakteri ve virüslerine rastlandığının belgeleri yer almıştı.
 
Mesele bununla da sınırlı kalmamış, sızan belgelere göre, sorunun kamuoyundan gizlenmesi için Tarım Bakanlığı’nın özel gayret gösterdiği de bir bir deşifre edilmişti.
 
Emin olunuz, su son 5 yılda ulaştığımız ve gördüklerimiz karşısında bu sıradan bir hadiseydi. Kamuoyundan yükselen tepkileri neredeyse hiç umursamayan bakanlık, nihayet Taraf Gazetesi’nin ısrarlı manşetleri ve diğer gazetelerin toplumu zehirleyen firmaların teşhiri konusundaki haberleri karşısında ses vermişti.
 
 
Bu haberin doğru olmasını çok istediğimiz halde, uygulanmayacağı konusunda da emindik. Madem bakanlık bu haberi tekzip etmemiş, bir şans vermekten ne çıkardı ki? Bizde öyle yaptık.
 
13 Aralık gelip çatmadan başka bir gelişme yaşandı. Sağlığa zararlı gıda üreten firmaların kim olduğunu öğrenmek için tarım Bakanlığı’na müracaat eden tüketici Erol Çiçek’in bu yasal talebi “ticari sır olduğu” gerekçesiyle, bakanlıkça reddedilir. Bunun üzerine konu yargıya taşınır. Ankara 6. İdare Mahkemesi, Bakanlığın “ticari sır” olduğunu belirterek vermediği bu bilgilerin “sağlığa zararlı ürünler ve bunları üreten firmalara ilişkin bilgilerin bilinmesinde kamunun menfaati bulunduğundan firma adlarının açıklanmaması durumunda telafisi güç zararlara yol açacağı” belirtilerek, “Tarım Bakanlığı ürün ve firmaların listesini açıklanması” yönünde kararını verir.
 
Yargı kararı ile bakanlığın açıklaması aynı ayda olmuş, bu nedenle sonucu beklemek gerektiğinden, beklemeye koyulduk. Ta ki 14 Şubat 2011’e kadar. Bu kez Bakanlığa biz müracaat edip “Burger King hadisesinden sonra Bakanlığınızın 13 Aralık 2010 tarihi sonrasında gıda sektöründe mevzuata aykırı ve sağlıksız üretim yapan firmalara yönelik teşhir kararı geçerli midir? Geçerli ise hiç teşhir yapılmış mıdır? Yapılmış ise bu bilgiler hangi adreste ve hangi mecralarda teşhir edilmektedir?” şeklinde yazılı sorular yönelttik.
 
Bakanlık cevabı vermemek için kırk dereden kırk su getirdi. ‘Gönderdim almadınız mı’ dedi. Tüm telefonlarımı bildikleri halde, beni değil başkalarını aradılar. Günlerce süren mücadele sonunda Başbakanlık üzerinden dün resmi cevap geldi.
 
Parçalanan edebiyat kısmını bir kenara bırakırsak, cevap aynen şöyle: “Yasal çerçevede Bakanlığımızca gıda denetimi yapılan firmaların teşhir ve ilan edilmesine ilişkin olarak, mevcut mevzuat kapsamında herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın doğrudan firma isimlerinin açıklanması ve ilan edilmesi hukuken mümkün değildir.”
 
Görülüyor ki, 13 Aralıktan itibaren yapacakları iddia edilen teşhir, yükselen medya ve kamuoyu tepkisini dindirmeye yönelik bir manevraymış.
 
Doğrusu hiç şaşırtıcı değildi cevap. Siz hiç Tarım Bakanlığı’nın herhangi bir iddia veya belge konusunda “doğru” dediğini gördünüz mü? Göremezsiniz? Çünkü onlar insan değiller, insanüstü varlıklar. Onlar asla hata yapmazlar. Hikmetinden sual etmeye gerek de yok! Çünkü onların yaptığı her icraat doğru! Hata, bizim gibi fani yurttaşlara ait bir haslet.
 
Bizde çıkmışız, haddimizi bilmeksizin bu insanüstü varlıklarca idare edilen ülkede “sıfır hata” ile çalışan Bakanlığı eleştiriyoruz, hesap soruyoruz. Cevap vermeyi, teşhir etmeyi bırakınız, bu ülkeden sürmeyerek yaşamamıza izin verdiklerine şükretmeliyiz. Affedersiniz hata ettik. Ne olur bağışlamayınız!
 
Bu ülkenin gıda üreticileri, sanayicileri, asla bozuk ve sağlıksız ürün üretmezler! Hile mi?  Yok yok asla yapmazlar! Tağşiş ha? Zaten bu kelimeyi telaffuz bile edemezler? Onların, bu kutsal bakanlıkça verilmiş kapı gibi altın varaklı üretim izin belgeleri var. Pahalı çerçevelerle kaplanmışlar, web sitelerinde arzı endam ediyorlar. Dahası ISO belgeleri hatta hatta “helal(!) sertifikaları” bile var. Bizde kim oluyoruz ki?
 
Biz fanilerin unuttuğu şey şu: Tarım Bakanlığı’nın bu kutsal üretim belgesine sahip üreticiler hata yapmazlar. Ama Âdemî kandıran şeytan -çok zor ve şeytan bunu başaramaz ya- bu işe de karışıp hata yaptırsa, her türlü hatadan arî kutsal bakanlığımızda teşhir etse, maazallah ekonomimiz büyük yarar alır. Fakat bu ürünler yüzünden bazılarımız hastalansa, sakat kalsa hatta ölse ne olur ki? Nasılsa geri de 73 milyon daha var. Oysa biz dünyanın 16. ekonomisiyiz. Daha önümüz de ABD’yi de geçip birinci olmak gibi aşılacak 15 engel var.
 
Demek ki neymiş ey ahali: Ekonomimiz büyümeli beyinlerimiz küçülmeli… İnsan zarar görse ne olur, yeter ki ekonomimiz zarar görmesin. Gerçekte olmayan teşhire mâni yasaların değişimi için, yüce müttefikimiz Sam Amca’ya ait şirketlerin veya AB’li dostlarımız(!) henüz bu konuda bir talepleri de yok. Bu nedenle oramızı buramızı yırtsak ve hata patır patır dökülse de bu iş olmaz.
 
Bir de şu bazı hâkimler yok mu? Bu mukaddes bakanlığın aleyhine karar veriyorlar. Ya teşhiri engelleyici olmayan yasalardan haberleri yok ya da kesin bizim gibi bunlar da muhalifler. Tarım Bakanlığı’nın ilahi yapısına karşı olduklarından veriyorlar bu kararları. O halde bu kararlara uymaya ne gerek var?
 
Son olarak Sayın Bakan, adım geçtiğinde hep “o adam” dediğiniz bendeniz, haddimi aşıp(!) sizi eleştirmeye kalmışsam affola. Bizim gibi faniler böyle işte. Lütfen emir buyurunuz da mevzuata hazeratına bir baksınlar. Bakanlığınızı eleştiren bizim gibilerin tehcirine izin veren bir madde mutlaka vardır. Gerçi siz daha iyi bilirsiniz ama sürelim bizim gibileri bu ülkeden…
 
* * *

Allah’ım çok ama çok sabırlısın. Bununla imtihan ediliyoruz. Şahit ol ki yılmak yok. Bu davranışlar bizi sadece kamçılar ve daha çok çalışma azmi verir. Dünyalık çıkarlarımıza aykırı da olsa, ömrümüzün sonuna kadar gücün kim olduğuna bakmaksızın, hakkı söylemeye devam edeceğiz. Tek başımıza kalsak da! Zaten tek başımızdan pek de farklı değiliz. Lakin biliyoruz ki, Rabbim sen bizimle berabersin. Bu bize yeter!
 
 
  • YORUM YAZIN
  • İÇERİĞİ YAZDIRIN

YORUMLAR

Fahri ÇELİK / 26.03.2011 00:41:58
Bize , bu topluma, müslümanlara sizin gibi değerli insanlar lazım.Hemde nasıl lazım; gündüze muhtaçlığımız kadar.Allah cc Razı olsun sizden.1400 yıl önce :'Hutbeye çıkıp,ben yamulursam bana ne yaparsınız ?' diyen Hz Ömer'e ,seni kılıcımızla düzeltiriz' diyen öncülerimiz, örneklerimiz vardı .Onların yolunu izliyorduk sözde!Bugün bu toplum ne hale geldi,nasıl değiştik? Çünkü zehiri tabaklarımıza koydular,deccali koydular.Fiziğimiz,kimyamız ,ruhumuz bozuldu! Sizler bildiğiniz doğruları haykırın lütfen.Sizi seviyoruz.Çünkü biz yanlış yapan 'Kı
Nilgün-Barhan Aker / 20.03.2011 15:21:31
Kemal bey gözümüzün içine baka baka radyasyonlu çayı yudumlayanları unuttunuzmu?.Keserdöner sap döner gün olur hesap döner inşallah.Gayretlerinizden ötürü teşekkür ederiz.
efruz bey / 20.03.2011 02:33:53
siz destekledikçe yanıltır
DERYA DEMİR / 19.03.2011 14:53:10
Yine duvardaki eksik taşı gediğine oturtmuşsunuz efendim. Allah c.c. bunlara göz yumanlara vicdan versin. Çünkü yarın mahşerde bu kadar insanın sağlığının vebaline girmenin hesabını onlar da veremezler. Bu seferde onlar için üzülürüz.
ahmet erdal / 18.03.2011 22:17:00
Sayın Kemal bey, fincancı katırlarını ürküteceğe benziyorsunuz. Bu dönemde pek alışık olmadığımız türden bir yazı... Duyarlı yazılarınızı okuyoruz, ama bu sefe biraz nasıra basıyorsunuz gibi. Doğru söylemek zorduk, fakat doğruda ısrar daha da zordur. Unutmak üzere olduğumuz bu hasleti bize hatırlattınız, teşekkür ederiz...
deniz mert / 17.03.2011 19:08:00
Şu iktidar bu iktidar artık hiç bir şeye şaşmıyorum. Bazen yanıldığım oluyor, Aaaa diyorum demek ki hayırlı şeyler de düşünülüyormuş diyorum. Yalnız aklımın bir tarafı da 'Onu da dostlar alışverişte görsün, tribüne oynamazsan o yerde kalamazsın, diye yapıyorlar' diyor. Bunları düşünmemiz ne acı. tabandan gelmeyen, sanat kokusu olmayan topluma bir şey veremez....
SIDDIK / 17.03.2011 11:56:47
Yaptıklarınız ve yazdıklarınızla hükümete muhalefet ettiğinizin farkındasınızdır umarım.. 2011 yılında ülkemizde en zor şey AKP hükümetinin bir bakanın ya da başbakanın herhangi bir konuda bilerek ya da bilmeyerek hata içerisinde olduklarının söylemek ve yazmaktır. İnsanların büyülenerek ve yarı kutsallık atfederek takip ettiği başbakan ve hükümeti hakkında söylediklerinize kimse kulak asmayacaktır. Çünkü onlar insan değiller, başka bi şeyler... Bu arada bu yazılarınız dolayısıyla Gıdacı Teröristler diye bir örgüte üyelikten tutuklanırsanız da
M.Davut / 17.03.2011 11:22:43
Kemal Bey malumunuz seçimlerde yaklaşıyor, bu tarz abidik gubidik yazılarla milletin kafasını niye bulandırırsın.Terakkiye mani neşriyattan tard edilirsin haberin ola !
Hüseyin Mınık / 16.03.2011 14:05:08
Türkiyeli Türklerin Müslümanların Gıda terörü ile soykırıma ugramalarına karşı duran birkaç kişiye dua Ediyoruz (sizde olmasanız bunları bize kim söylüyecek ? )
asım köken / 16.03.2011 12:37:02
kemal bey çok çok çok teşekkür ederiz, ziraat ve gıda bir insan için her şeyden önce gelir, insanlar çoğu kere siyaset, politika, spor, medya dünyasının aldatıcılığının cazibesinde oyalansalar da er ya da geç bu alandaki politikaların içeriğini sorgulayacaklardır, bırakınız bunları şu tohum konusunda sadece sizin dile getirdiği gerçekler bile dehşet verici bir boyutta devam ediyor, insanlar bu felaketlerin reel dünyasıyla kısa sürede tanışacaklar o zaman görcez o bakanları.
Abdurrahim Şen › İslamafobi İslam topraklarında!
Osman Atalay › Hükümet ve Sivil Toplum buluşması
Cemal Toptancı › Yeni Türkiye: Kendini yöneten Türkiye'dir
Adil Gülmez › Müfredat seçme hakkı verilsin
Elvan Alkaya › Topuklu Rezalet
Oğuz Düzgün › Türkiye'nin küresel adalet misyonu
Orhan Hikmet Azizoğlu › Türkiye'nin 81 yıllık demokrasi tecrübesinde 4 Cumhuriyet - 2. Cumhuriyet-
YAZARLAR