Dolar

44,3158

Euro

50,7996

Altın

6.894,33

Bist

13.115,13

Sezonluk Müslüman!

1 Saat Önce Güncellendi

2026-03-19 01:06:29

Salih Kırmızı

Kıymetli Okuyucum;
Biz Müslümanlar için her bir ibadetin ayrı bir hatırı ve hatırası vardır.
Mesela; Beş vakit namaz, Hz. Peygamber (as) 'den Miraç,
Hac, Hz. İbrahim (as) ‘den Kabe,
Kurban, ise Hz. İsmail (as) ‘den sadakat ve teslimiyetin hatırası gibi.

Hiç şüphesiz Mübarek Ramazan-ı Şerif ayı da bünyesinde hatırlı hatıraların barınmış olduğu bir aydır.
Öncelikle, Akl-i selim; maddi ve manevi kar ve zararını hesap eden bir Müslüman, hangi ifadeyi ve iradeyi nerede ve nasıl sergileyeceğini bilen kaliteli insan demektir.

Mesela, Ramazan geldi demeyip, Ramazan-ı Şerif geldi der!

Zira, bu kutlu ay için Ramazan-ı Şerif denmesi hakkındaki hikmetlerin bilincindedir.

Mesela,
Birincisi; En şerefli sözün, Kuran-ı Kerim'in indirilmeye başlandığı aydır. O yüzden aylar içerisindeki en şerefli aydır.

İkincisi; Bünyesinde bin aydan daha hayırlı bir geceyi barındırdığı için en şerefli geceyi barındıran ay olması hasebiyle şerefli aydır.

Üçüncüsü; Bizlere bu mübarek ayın faziletini aktaran, bu ay hakkında bilgi veren ve ehemmiyetini anlatan, insanlara En Şerefli söz olan (Kuran-ı Kerim'in) ilk anlatıcısı ve yaşayanı, ayrıca insanların da En Şereflisi olan Hz. Peygamber (a.s) den kaynaklı şerefli bir ay olmasıdır.

Dördüncüsü; Kendisine hürmet edenin, kendisine sahip çıkanın, getirdiği mesajı alanın, kendisini garip ve kimsesiz bırakmayanın hem Hak hem de halk nazarında şerefine şeref kattığı için bu mübarek aya bizler Ramazan-ı Şerif yani Şerefli Şanlı Ramazan deriz!

Yılda bir ay misafirimiz olan bu kıymetli Ramazan-ı Şerif ayını farklı bir açıdan ele alacak olursak;
Hani bizler teknoloji çağındayız ya, hani akıllı telefonlar hayatımızın çok önemli bir parçası oldu ya?
Nasıl ki bu “akıllı” cihazların aklı başında bir kullanıcısı olmayınca aklımızı başımızdan alıyor da ,gerek internet kullananımının gerekse batarya kullanımının kontrolsüz harcanması neticesinde hatta en kritik ve lazım olduğunda çaresiz kaldığımız oluyor ya?
İşte, nimeti zamanında ve kontrollü kullanmak ayrı bir nimet olduğu gibi kullanmamak da ayrı bir acziyettir!

Mesela, gençlik nimetinin kontrolsüz harcanması, gençlik enerjisinin hesapsızca ve fütursuzca savrulması sahibini ileriki yaşlarında çaresiz ve hayal kırıklığına uğratması kaçınılmaz olduğu gibi hiç şüphesiz ibadetlerden kazandığımız sevap ve şuurun tasarrufu da böyledir.

Hz. Peygamber (as)'in, Eda edildiğinde; Bir vakit namaz diğer vakit namaz arasındaki, bir cuma namazı bir önceki cuma namazı arasındaki günahlara kefaret olduğu gibi, tutulduğu taktirde ise bir Ramazan-ı Şerif orucu bir önceki Ramazan-ı Şerif orucu arasındaki günahlara kefarettir, buyurması ve bizlere adeta hayatın tamamının ibadet şuuruyla yaşanması gerektiğini anlatmış olması gayet isabetli değil midir?

Bizler; Her geceni kadir, her gördüğünü Hızır bil kültürüyle yoğrulmuş milletiz.
Tıpkı Kafkas kartalı Bilge komutan Şamil Basayev'in dediği gibi; Her daim savaşacak kadar genç, her an ölecek kadar yaşlıyız, yani tedbirliyiz!
Bizler, Mübarek Ramazan-ı Şerif ayında kazandıklarımızla bir sonraki Ramazan-ı Şerif ayına kadar yaşamayı bilen ve bu kutlu ayda yaptığımız ibadetlerin ve tövbelerin hem takipçisi hem de koruyucusu olmak zorundayız.
Bir Müslüman için Allah'a yalvarma ve yakarış ayı sadece Ramazan-ı Şerifle sınırlı değildir.
Bizler sezonluk Müslüman hiç değiliz!
Kullanma tarihi geçmiş ibadet kültürü bizim hayatımızda asla yer etmemiştir.
Hatta, birçok ibadete bakış açımız gayet farklıdır. Hacı olmak değil, hacı kalmak!
Hafız olmak değil hafız kalmak ve hafız ölmek gibi bir vizyona sahip milletiz hamdolsun.

İbadetlerde Allah ile (haşa) adeta pazarlığa girer gibi, önceden kestirip anlaşma yapar gibi beyhude bir inancın ehil-i sünnet itikadına ters düştüğü bilinciyle yetişiriz.

Bizler ibadetlerimizi herhangi bir hesap üzerinden yapmayız.
Tek gayemiz, Allah'ımızın rızasına ulaştıracak samimiyette ibadet etmektir.

Biliriz ki; Bu Dünya'da para ne işe yarıyorsa Ahiret'te de sevap o işe yarayacaktır.
aldığı maaşı kontrolsüz harcayınca ay başını getiremeyen bir insanın psikolojisi ne ise bu
kutlu aylarda kazandığı sevabı Ramazan'ı Şerif biter bitmez harcayan insanın psikolojisi de farksız olmayacaktır.

Hesapsız harcamalar dünyada kişiyi bir anlamda borç arayan dilenci durumuna düşürdüğü gibi hesapsız sevap harcayan Müslüman da mahşerde sevap dilenen bir dilenci konumuna ve durumuna sokması kuvvetle muhtemeldir.
Biz, mahşerde Allah'tan rahmet, Peygamberimizden de şefaatten başka bir şey dilenmeyi düşünmeyiz!
Müslüman tedbirli ve tedarikli kimse demektir.
Kazandığımız sevapların bizleri son nefesimize kadar selametle ulaştırması, mahşerde ise önce Allahın rahmetine ve Peygamber (as)' ın şefaatine sonrasında ise cennetle buluşturması temennisiyle.

Salih KIRMIZI/ TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Hava saldırısında Sadabad Sarayı vuruldu!

Haber Ara