Efendiler, durumlar gittikçe daha vahim hale geliyor.
Her yeni gün bir önceki günü aratır oldu. Ümmetin çil yavrusu gibi dağınık ve tarumar hali İslam düşmanlarını her geçen gün daha da cesaretlendiriyor.
Bizler de biliyoruz ki; Zailim gücünü ve cesaretini mazlumun kimsesizliğinden alır.
2007 yılında Tunus'ta bir üniversiteli gencin kendisini yakmasıyla başlatılan sözde Arap Baharı, özde ise 21. Yüzyıl Haçlı seferlerinin mimarları, başta islam coğrafyası olmak üzere bütün bir dünyayı ateş hattına çevirmiş, kendi kin ve ihtirasları doğrultusunda insanlığa kan kusturmaktan geri durmamıştır.
Hemen her İslam ülkesi için bir senaryo yazmış, yazdığı bu senaryoyu oynayacak satılık figüranlar bulmuş, Müslümanların arasına adeta bir güve gibi bu satılıklarını yerleştirmiş ve nihayetinde ise içten içe Müslüman ülkeler domino taşları gibi dağılıp gitmiştir. Yanan ümmetin evlatları olmuştur.
Kirlenen ümmetin kızlarının namusu olmuş, kocasının gözleri önünde karısına akla hayale gelmedik şeyler yapılmıştır!
Körpe çocuklar ortadan kaybolmuş, Ümmeti Muhammet perişan olmuştur!
Çocuk yaşta hapisanelere giren nice civanların hayatları kararmış sakat veya akli dengesi bozuk bir halde gün yüzü görmeden ölüp gitmiştir!
Çok acıdır ki; Siyonizm ve Emperyalizm Müslümanları; Irk, mezhep, dil ve etnik kimlikleri üzerinden böl parçala yut taktiğiyle birbirine düşürmeyi başarmış, bir yandan yaşadığı mahallede ayaklarını uzatıp kahvesini yudumlarken, diğer yandan da savaş ve afetlerin kayıp çocuklarını kendi hayvanî arzularına meze olarak kullanmaktan da çekinmemiştir!
Celladına aşık birtakım gençlerimiz ise, Kuran'ın tabiriyle “Belhum Edal- Hayvandan da aşağı” bu necis milletin oynadığı futbolun hayranı olmaya, yaptığı müziği dinlemeye ve yaşadığı gayri ahlaki hayatı özenmeye can atmaktadır!
Efendiler!
Artık bıçak kemiğe dayanmış değil doğrudan kemiğe saplanmıştır.
Gün, her türlü etnik farklılığı ayrıcalık görmek değil, zenginlik görme günüdür!
Anadolu'da yaşayan; Türkler, Kürtler ve Arapların yanısıra asırlardır kardeşçe yaşamış yetmiş iki milletin omuz omuza, can cana, yan yana, kan kana verip safları sık tutma zamanıdır!
Yarın çok geç olacaktır. Bugün, bizim iç mülahazalarımız birilerinin iştahını kabartıyor.
Bu mülahaza ve iç münakaşaları üzerinden birileri fitne ateşi yakmayı planlıyor!
Bizler, tıpkı Küdüs Fatih'i Selahaddin-i Eyyübi'nin Kudüs'ü fethe çakarken Kürt, Türk, Arap, Acem demeyip Feth-i Mübini arzuladığı ve O Sultan'ın Fethin rüyasını gördüğü gibi bizler de bugün yetmiş iki millet kardeşçe aynı rüyayı görmemiz gerekiyor.
Bugün, Kudüs'ün, Irak'ın, Suriye'nin, Ürdün'ün, Libya'nın, kısaca Afrika, Balkanlar ve Kafkaslar'ın rüyasını görmek ve o hal üzere çalışıp, gayret edip, hikaye yazmayanların yarınları kabus olacaktır!
Müslümanlar, safları sık ve düzgün tutun ki aramıza Şeytan ve satılmış tasmalıları girmesin!
Salih KIRMIZI /TİMETÜRK
Cuma Hutbesi: Safları Sık Tutun!
1 Saat Önce Güncellendi
2026-03-06 01:34:30
Tüm Yazıları
- Cuma Hutbesi: Safları Sık Tutun!
- Cuma Hutbesi: Baykuş'a Çifte Yalı Bülbül'e Zindan!
- Cuma Hutbesi! Usandık!
- Cuma Hutbesi! Gençliğe Hitabe
- CUMA HUTBESİ! SİZE İKİ YOL GÖSTERMEDİK Mİ?
- Cuma Hutbesi! Küresel yalnızlık
- Cuma Hutbesi! Dost yüzlü düşmanlar!
- Cuma Hutbesi: Miraca giden yollar
- Cuma Hutbesi! Yeni Şeyler
SON VİDEO HABER
Haber Ara