Eski Sovyetler Birliği Dışişleri Bakanı Vyaçeslav Molotov, Stalin'in en güvendiği isimlerden ve Sovyet diplomasisinin en katı figürlerinden birisiydi.
Asıl soyadı Skryabin olan Molotov, Rusça'da "çekiç" anlamına gelen bu ismi siyasete atıldıktan sonra kullanmaya başlamıştır.
1939 yılında meşhur Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı'nı (Molotov-Ribbentrop Paktı) imzalayan diplomat olarak tarihe geçmiştir.
Ancak Molotov'un Türk dış politikası ve diplomasi tarihimiz açısından çok daha kritik ve unutulmaz bir rolü vardır.
İkinci Dünya Savaşı'nın hemen sonrasında, 1945 yılında Sovyetler Birliği adına Moskova Büyükelçimiz, Selim Sarper'e o meşhur ve kabul edilemez notayı bizzat Molotov elden vermiştir.
Sovyetler Birliği, Boğazlar'da ortak denetim ve üs talep etmiş, Doğu Anadolu'da Kars ve Ardahan'ı istemiştir.
Rahmetli İsmet Paşa ve Türk devleti bu haksız talepleri şiddetle reddetmiştir.
Neticesinde Türkiye, Sovyet tehdidine karşı Batı ittifakına yaklaşmış ve 1952 yılında NATO'ya girmeye mecbur kalmıştır.
Stalin'in ölümünden sonra bizzat Molotov'un kendisi, 1953 yılında "Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye karşı hiçbir toprak iddiasında olmadığını" beyan etmek zorunda kalmıştır.
Zamanında dünyayı titreten ve uzlaşmaz tavrıyla Batı'da korku salan Molotov, sonraki yıllarda parti içi çekişmeler neticesinde gözden düşmüş ve 1986 yılında 96 yaşında vefat etmiştir.
Sovyet sisteminin çöküşünü tam göremeden hayata veda etmiştir.
Koca Sovyet İmparatorluğu'nun kudretli Dışişleri Bakanı'nın düştüğü durumlar ve Türkiye'den toprak talep edenlerin akıbeti ibretliktir.
NEREDEN NEREYE?
Vahit Özdemir/TİMETÜRK