Dolar

43,7288

Euro

51,9267

Altın

7.075,98

Bist

14.180,69

İlk Milli Eğitim Bakanı ve Lozan'a giden Hey'etin 2'inci delegesi Dr. Rıza Nur kimdir?

11 Saat Önce Güncellendi

2026-02-14 01:31:21

Vahit Özdemir

TBMM Hükümetinde Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı yapan Dr. Rıza Nur 1879 yılında Sinop'ta doğdu ve 1942 yılında ise İstanbul'da vefat etti.

Askeri Tıp Fakültesinden mezun oldu.

Gülhane Askeri Hastanesinde (GATA) Genel Cerrahi ihtisası yaptı.

Fenni Sünnet ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar kitabının yazarıdır.

2'inci Meşrutiyet'in ilanından sonra İttihat ve Terakki Partisi saflarında siyasete atıldı.

İTP yöneticileriyle anlaşamadığı için ülkeyi terk etti ve 10 yıla yakın Mısır'da sürgün hayatı yaşadı.

Birinci Dünya Savaşından sonra yurda döndü.

23 Nisan 1920'de ilk TBMM'ne Sinop Milletvekili olarak girdi.

İlk Meclis'te Bakanlar İcra Vekilleri Hey'eti Başkanı yani Başbakan tarafından değil, direkt Meclis üyelerinin oyları seçiliyordu.

Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa'nın teklifiyle TBMM tarafından ilk Milli Eğitim Bakanı ( Maarif Vekili ) seçildi.

Dr. Rıza Nur Mustafa Kemal Paşa'nın teklifiyle Ruslarla anlaşma yapmak üzere Moskova'ya gönderildi.(1921)

Daha önce ilk Dışişleri Bakanı Bekir Sami Kunduk beraberinde Kastamonu Milletvekili Yusuf Kemal Tengirşenk olduğu Moskova'ya gitmişti.(1920)

Hey'et Moskova'dan andlaşma imzalayamadan Ankara'ya döndü.

Bu arada Rusya Ankara'da bir Büyükelçilik açtı.

Mustafa Kemal Paşa bu defa yani ikinci defa Adalet Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk Başkanlığında bir heyeti

Moskova'ya gönderdi.(1921)

Dışişleri Bakanı Kunduk Başkanlığındaki hey'et Trabzon'dan bir takayla yola çıktı ve toplam 69 günde Moskova'ya ulaştı.(1920)

İlk hey'etin Dışişleri Bakanı Kunduk, Mustafa Kemal Paşa'nın mesajını, iyilik dileklerini ve selamını devrim lideri Lenin'e iletti.(1920)

İkinci hey'ette ise Milli Eğitim Bakanı Dr. Rıza Nur (1920)

ve Moskova'ya Büyükelçi olarak atanan Ali Fuat Cebesoy'da vardı.

Hey'etin Reisi Adalet Bakanı ve Kastamonu Milletvekili Yusuf Kemal Tengirşenk idi.

2'inci TBMM Hey'eti Kars üzerinden Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan tarikiyle Moskova'ya vasıl olmuştur.

TBMM temsilcileri Moskova'da bulunan Afganistan Krallığı hey'etiyle 3 Mart 1921 tarihinde dostluk ve kardeşlik andlaşmasını imzaladı.(TBMM Hükümeti'nin imzalamış olduğu 2'inci uluslararası andlaşma)

Hey'etimiz 16 Mart 1921'de ise Moskova Andlaşmasını imzalamıştır.

Moskova Andlaşması TBMM Hükümetinin imzalamış olduğu 3'üncü ve çok önemli bir uluslararası öneme haiz bir andlaşmadır.

TBMM Hükümeti'nin imzalamış olduğı ilk uluslararası andlaşma Şark cephesi komutanı Kazım Karabekir tarafından imzalanan meşhur Gümrü Andlaşmasıdır.(3 Aralık 1920)

TBMM Hükümeti 16 Mart 1921 Moskova Andlaşmasıyla Rusya'dan ciddi şekilde silah ve maddi

yardım almıştır.

Dışişleri Bakanlığında 1975-2015 yıllarında diplomat olarak çeşitli

ülkelerde görev yaptım.

Dışişleri Bakanlığında bulunan 16 Mart 1921 tarihli Moskova Andlaşmasını ciddi şekilde inceleme fırsatı buldum.

16 Mart 1921 Mart tarihinde imzalanan andlaşmanın gizli mimarı bana göre Milli Eğitim Bakanı ve Sinop Milletvekili Dr. Rıza Nur'dur.

Dr. Rıza Nur sayesinde Nahçıvan ve Batum'a özerklik statüsü verilmiştir.

Türkiye her zaman Batum limanını ücretsiz olarak kullanmak hakkına sahiptir.

Nahçıvan ile Türkiye arasındaki 16 km.lik sınır hattı İran'dan parayla satın alınmamıştır.

Moskova Andlaşması gereğince Türkiye'ye bırakılmıştır.

1921 yılında Lenin hastaydı ve tüm yetkiler Milletler Komiseri Stalin'deydi.

Stalin Gürcü olduğu ve TBMM Hey'eti de çaresiz kaldığı için Batum'u Ruslara bırakmak mecburiyetinde kalmıştır.

Esasen Poti'ye kadar olan sınırların Misak-ı Milli

sınırları içerisinde olması gerekiyordu.

Moskova Andlaşmasında büyük emeği geçen Dr. Rıza Nur'u Mustafa Kemal Paşa devrin Sinop Mutasarrıfı Zihni Bey aracılığıyla baskı uygulayarak Sağlık Bakanı olmasını sağlamıştır.(1921-1923)

Bu başarısından dolayı Sinop Mutasarrıfı Zihni Bey Bitlis'e Vali olarak atanmıştır.(1922)

Moskova Büyükelçimiz Ali Fuat Cebesoy başta Polonya ve diğer Batı ülkelerinin Büyükelçileriyle yakın dostluk kurduğu gerekçesiyle İSTENMEYEN ADAM (PERSONA NON GRATA) ilan edildiği

için Dr. Rıza Nur bu defa Atatürk tarafından Rusların özür dilemesi için Ukrayna ve Rusya'ya gönderilmiştir.

Lozan Barış görüşmelerine Türkiye'yi temsilen hey'et başkanı olarak çok iyi düzeyde ingilizce bilen Rauf Orbay gönderilecek iken Dr. Rıza Nur'un telkiniyle İsmet İnönü Dışişleri Bakanı ve Başdelege olarak atanmıştır.

Sağlık Bakanı Dr. Rıza Nur ise 2'inci delege olarak Lozan'a gitmiştir.

TBMM Hükümeti'nin ilk Dışişleri Bakanı Bekir Sami Kunduk Ankara Hükümeti'nin talimatı olmaksızın yabancı ülkelerle andlaşma imzaladığı ve etnik milliyetçilik yaptığı için TBMM Başkanı yani Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa tarafından görevinden azledilmiştir.

Ben şahsen Lozan'a Dışişleri Bakanı ve Başdelege olarak Rauf Orbay gitseydi İsmet Paşa'ya nazaran daha iyi bir andlaşma imzalayabileceği

kanaatindeyim .

Mustafa Kemal Paşa belki Rauf Orbay'a söz geçiremeyeceği, Orbay'ın da Atatürk'ün her talimatını dikkate almayacağı düşüncesiyle İsmet Paşa'nın Lozan'a Başdelege olarak gönderildiğini düşünüyorum.

Siyasette her zaman siyasi görüş ayrılıklarının olması tabiidir.

Yetenekli bir uzman tıp doktoru, iyi bir tarihçi, iyi bir Türkolog ve iyi bir Türkçü olan Dr. Rıza Nur'un bir vatan haini olduğu iddiaları külliyen yalandır ve iftiradır.

Mustafa Kemal Paşa her zaman Dr. Rıza Nur'u takdir etmiş ve kendisine önemli görevler vermiştir.

Dr. Rıza Nur, Kazım Karabekir Paşa, Dr. Adnan Adıvar ve Halide Edip Adıvar'ın İzmir suikasına karıştıkları iftirası birer safsatadır.

Tarafsız tarihçilerimiz tarafından İzmir Suikastı dosyasının yeniden açılarak incelenmesini ve gerçeklerin gün yüzüne çıkmasını hararetle tavsiye ediyorum.

NEREDEN NEREYE?

Vahit Özdemir/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

Haber Ara