Bizim nesil tatil nedir bilmezdi.(1960'lı yıllar)
Bizlere göre tatil yazın köye gitmek, çiftçilik, çobanlık, şehirde iseniz gazoz, simit, gazete satmak veya ayakkabı boyacılığı yapmaktı.
1966 yılının yaz tatilinde Ankara Anafartalar Caddesi No:50'de Sakarya Apartmanında bürosu olan 1892 doğumlu İstanbul Hukuk Mektebi mezunu emekli Hakim Yarbay Aziz Baban'ın yanında 200 lira ücretle Katip olarak çalıştım.
Sakarya Apartmanı Atatürk'ün çocukluk arkadaşı Nuri Conker'inmiş.
Conker'in eğitimli oğlu Ali Necip Conker Sakarya Apartmanındaki bir dükkânda beyaz eşya ve dikiş makinaları satıyordu.
Eyüp Sabri Tuncer Kolonyalarının üretim ve satış mağazası da Sakarya Apartmanındaydı.
Avukat Aziz Baban 1966 yılında 74 yaşındaydı ve çeşitli sağlık sorunları vardı.
Çıkrıkçılar Yokuşu, Mersin Sokaktaki Tiftik Apartmanında oturuyordu.
Avukat Baban'ın 3 oğlu ve 1 kızı vardı:
-Nusret Baban lise mezunu ve gazeteciydi.
Ünlü modacı Faize-Sevim Kardeşlerden Kırım Türklerinden Sevim Baban ile evliydi.
Sevim Hanım daha önce ünlü tiyatrocu Tekin Akmansoy ile evlenmiş, Alev isminde bir kızları olmuş ve sonra boşanmışlardı.
Alev Akmansoy (Esen) 1966 yılında herhalde 15-16 yaşındaydı ve İstanbul'daki Avusturya Lisesinde öğrenim görüyordu.
Şarkıcı Ozan Orhon Alev Akmansoy Esen'in oğludur.
Yani Ozan Orhon Gazeteci Nusret Baban'ın aynı zamanda üvey torunuydu.
Modacı Faize Kuhar bir Amerikalıyla evliydi ve Sevim Hanım'ın ablasıydı.
Gazeteci Nusret Baban'ın ise baldızıydı.
Faize-Sevim Kardeşler Eskişehirli Tatar Türklerindendir.
Faize-Sevim kardeşler henüz moda merkezi İstanbul'a taşınmamışlardı.
Modaevleri Ankara'da Atatürk Bulvarındaydı.
Faize-Sevim Kardeşler 1960'lı yıllarda Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasilerin eşlerini modaya uygun olarak giydiriyorlardı.
-Avukat Nedret Baban SSK'da İhtiyarlık Şubesi Müdürüydü.
-Kudret Baban A.İ.İ.A. mezunu olup İstanbul'da YTONG'un Genel Müdür Yardımcısıydı. (Daha sonra YTONG'un da Genel Müdürü oldu.
-Kızı Sevim Baban Avcı ise Irak Kerkük'te bir Türkmen ile evliydi ve 2 oğlu vardı.
Avukat Aziz Baban Irak Süleymaniyeli tanınmış Babanzade Kürt Aşiretine mensuptu.
1960'lı yıllarda pek-çok okumuş Baban soyadlı kişiler medyada, siyasette ve bürokraside etkindiler.
Emekli Hakim Yarbay Avukat Aziz Baban ( Abdülaziz Baban ) Ulus, Cumhuriyet ve Resmi Gazeteye aboneydi ve her gün muntazam olarak bu gazeteleri okuyordum.
Avukat Baban'dan duyduklarımı aşağıda özetlemeğe çalışacağım:
- Avukat Aziz Baban ailesiyle birlikte İstanbul Süleymaniye'de ikamet ederken İnönü'nün eşi Mevhibe Hanım komşularıymış.
-Yaşlı ve zengin bir emlak kralı aracılar vasıtasıyla Mevhibe Hanım ile evlenmek istemiş ancak Mevhibe Hanım yaşlı adamın evlilik talebini kesinlikle reddetmiş.
-İnönü ile evlenmeden önce Mevhibe Hanım'a çok dünürcü gelmiş ama Mevhibe Hanım hepsini elinin tersiyle itmiş ve reddetmiş.
-İnönü'nün anası Cevriye Hanım'ın ısrarı ile Mevhibe Hanım İsmet Bey ile evliliğe razı olmuş.
-Mevhibe Hanım'ın ailesi ve İsmet Bey'in anası Rumelili göçmenlermiş.
-Bu evlilikte hemşehri/göçmenlik dayanışması çok etkili olmuş.
-Mevhibe Hanım'ın ailesi mütedeyyin bir aileymiş.
FAİZE - SEVİM MODAEVİ'NDE
ATİFET SUNAY-MEDİHA BÖLÜKBAŞI
ARASINDA GEÇEN TARTIŞMA
Amerika'da Walter Reed Askeri Hastanesinde tedavi gören Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel'in hastalığı ağırlaşınca koma halinde Türkiye'ye getirildi ve GATA'ya yatırıldı ve kendisine iş göremez raporu verildi.
Başbakan Demirel o zaman Saraçoğlu Mahallesinde ikamet eden ve 6 yıldır Genelkurmay Başkanlığı yapan ve 1966 yılında yaş haddinden emekli olması gereken Orgeneral Cevdet Sunay'ı Saraçoğlu Mahallesindeki konutunda bizzat tek başına ziyaret ederek Cumhurbaşkanı adayı olmasını teklif etti.
Orgeneral Sunay Başbakan Demirel'in bu cazip teklifini gözleri yaşararak kabul etti.
1961 yasasına göre Cumhurbaşkanı adaylığı için parlamenter olmak mecburiyeti ve yüksek öğrenim görmüş olmak şartı vardı.(Lisans düzeyinde değil. Düzenleme askerlere göre yapılmıştı ve 1974 yılına kadar Harp Okulları 2 yıllık birer meslek yüksek okullarıydı.)
Demirel'in talimatıyla görev süresi yakında sona erecek olan Cumhurbaşkanlığı Kontenjan Senatörü ve 1960 ihtilalinin Sağlık Bakanı Nevşehirli Hemşehrimiz Prof.Dr. Ragıp Üner Kontenjan Senatörlüğünden istifa ederek Sunay'ın önünü açtı.
Yine bir Nevşehirli olan Cumhuriyet Senatosu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Vekili Prof.Dr. İbrahim Şevki Atasagun emekli olan Cevdet Sunay'ı Kontenjan Senatörlüğüne atayarak parlamenter olmasını sağladı.
Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı seçilince kendisinden boşalan Kontenjan Senatörlüğüne tekrar Nevşehirli Prof.Dr. Ragıp Üner'i atadı.(1966)
Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay kendisine Cumhurbaşkanlığı makamının yolunu açan Kontenjan Senatörü Prof.Dr. Ragıp Üner'in 1969 yılında seçimden önce Bağımsız İçişleri Bakanı olarak atadı. Yani Sunay böylece diyet borcunu da ödemiş oldu.
1980 yılına kadar Türkiye'de çift meclis vardı:
Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi.
Millet Partisi'nin 31 Milletvekili Genel Başkanları Osman Bölükbaşı'nın talimatıyla Cumhurbaşkanı adaylığı seçiminde Cevdet Sunay'a oy vermediler ve boş oy kullandılar.(1966)
TBMM'de Sunay'a karşı çıkan 71 milletvekili veya senatör boş oy kullandılar.
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi CKMP (şimdiki MHP) Cevdet Sunay'a karşı Genel Başkanları Alparslan Türkeş'i aday gösterdiler.
Türkeş sadece 11 oy alabildi.
1966 yılında CKMP'nin 11 milletvekili vardı.
Faize-Sevim Modaevi'nde Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay'ın eşi Atifet Sunay ile Millet Partisi Genel Başkanı Osman Bölükbaşı'nın eşi Mediha Bölükbaşı tesadüfen karşılaşıyorlar.
First Lady Atifet Sunay Bayan Bölükbaşı'ya özetle şunları söylüyor:
“Mediha Hanım kocan Osman Bey Cumhurbaşkanımızdan ne istiyor?
Kocamın Cumhurbaşkanlığı adaylığına şiddetle karşı çıktı.Her gün aleyhinde gazetecilere beyanat veriyor. Sunay henüz askeri öğrenci iken Birinci Dünya Savaşı'na katıldı ve Filistin Cephesi'nde İngilizlere esir düştü. Cumhuriyet ilan edildikten sonra ancak Harp Okulu'ndan mezun olabildi.Sizden rica ediyorum. Eşinize lütfen söyleyiniz kocamın üstüne çok gitmesin.
Cumhurbaşkanı Sayın Bölükbaşı'yı çok seviyor ve takdir ediyor.”
Bayan Sunay'ın bu sözlerine karşılık Bayan Bölükbaşı özetle şunları söylüyor:
“Hanımefendi, Hanımefendi kocam Osman Bölükbaşı Demokrat Parti, Millet Partisi, Cumhuriyetçi Millet Partisi ve Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisini kurdu ve Genel Başkanlığını yaptı. Demokrasi için, hürriyet için bir bedel ödedi.
Sorgun Cezaevi ile Ankara Ulucanlar Cezaevinde gayri kanuni olarak hapis yattı.
Ailemiz mağdur oldu. Bölükbaşı yüzünden 100 yıllık vilayet olan Kırşehir ilçe yapıldı.
Eşiniz bir günde emekli oldu, aynı gün Kontenjan Senatörü oldu ve ertesi gün Başbakan Demirel askerlerden korktuğu için eşinizi Cumhurbaşkanı seçtirdi. Bu mu demokrasi Hanımefendi?”
Bayan Sunay ile Bayan Bölükbaşı arasındaki hararetli tartışma Faize-Sevim Kardeşlerin ikram ettiği sade kahve ile sona eriyor.
Yıllar sonra yanında Katip olarak çalıştığım Emekli Hakim Yarbay Avukat Aziz Baban'ın meşhur Kamran Bedirhan ile birlikte Kürt Teali Cemiyeti kurucuları arasında yer aldığını yıllar sonra tesadüfen öğrendim.
Öte yandan, Başbakan Süleyman Demirel 1966 yılında Cevdet Sunay'ı Cumhurbaşkanı seçtirdi.
Sunay, 12 Mart 1971 muhtırasında askerlerin safında yer aldı ve vefasızlık yaptı.
2000 yılında Başbakan Bülent Ecevit Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'i Cumhurbaşkanı seçtirdi.
Cumhurbaşkanı Sezer Şubat-2001'de MGK toplantısında hamisi Başbakan Ecevit'e edep dışı sözlerle hakaret etti ve Anayasa kitapçığını Başbakan Ecevit'e fırlattı.
1961, 1966, 1973 ve 1983 yıllarında Cumhurbaşkanı seçilen Cemal Gürsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk ve Kenan Evren'in 2 yıllık Harp Okulu mezunu olduklarını teyiden yüksek bilgilerine sunuyorum.
(Harp Okullarında lisans düzeyinde eğitim-öğretim 1974-1975 akademik yılında başladı.)
NEREDEN NEREYE?
Vahit Özdemir/TİMETÜRK