Amerikalılar neden ülkelerini terk ediyor?
Giderek artan sayıda ABD'li ülkesini terk ediyor ve bunun tek sebebi Trump değil...
Binlerce haber arasından aradığınızı bulun
Giderek artan sayıda ABD'li ülkesini terk ediyor ve bunun tek sebebi Trump değil...
Japonya’da tüm teşvik ve tedbirlere rağmen nüfus erimesi durdurulamıyor. Son beş yılda doğum oranı dibe vururken, ülke nüfusu 3 milyondan fazla azalarak rekor düşüş kaydedildi.
Thomas Massie'nin Kongre'deki koltuğunu kaybetmesi, ilkeli ABD muhafazakarlığını gerçekten neyin yok ettiğini gösteriyor: İsrail lobisine itaat.
Taylan’da çoğunluğu erkeklerden oluşan polis ekibi, hedeflerindeki şüpheliyi avlamak için sokak festivali sırasında kadın dans grubu kılığına girdi.
İran’a ABD-İsrail saldırıları ve Hürmüz Boğazı krizi sonrası, ABD'de benzin fiyatları 50 eyaletin tamamında psikolojik sayılan 4 dolar sınırını aşarken Amerikalılar homurdanmaya başladı.
ABD Kongresi'nde koltuk için yarışan birçok Demokrat aday, Cumhuriyetçi rakiplerini, pedofili milyarder Jeffrey Epstein'ın zengin ve siyasi bağlantıları olan yakınlarını korumakla suçlarken, bu kişilere "Epstein sınıfı" adını koydu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hindistan'a yaptığı ilk resmi ziyaret sırasında Amerikalıların Hintliler hakkında yaptığı ırkçı açıklamalarla ilgili sorularla karşılaştı.
Pakistan'da büyük saygı duyulan Han, Batı tarafından diğer ülkelere nükleer teknoloji kaçırdığı gerekçesiyle tehlikeli bir hain olarak görülüyordu.
Amerikalı Gerici blog yazarının ülkeyi bir monarşinin yönetmesi çağrısı bir zamanlar şaka gibi görünüyordu. Şimdi sağcılar diz çökmeye hazır.
Coğrafi olarak Arnavutluk, eroin gibi daha sert uyuşturucular üreten Afganistan ve Türkiye gibi ülkeler ile bu uyuşturucuları Batı'da tüketen ülkeler arasında mükemmel bir konumdaydı. Daha karlı bir uyuşturucu ticareti, suç grupları arasında daha fazla örgütlenmeyi gerektiriyordu.
Washington Post'ta yayımlanan analize göre Pekin, ABD-İran savaşını Körfez ve Hint-Pasifik ülkeleriyle yakınlaşmak ve ABD ordusunu test etmek için kullandı.
İki yıllık durgunluğun ardından, 2025 yılında Almanya ekonomisinin istikrara kavuştuğu ve hatta büyüme eğilimine doğru ilerlediği görülüyordu. Elbette kimse tam anlamıyla bir toparlanmanın müjdesini vermiyordu, ancak en kötüsünün geride kaldığı anlaşılıyordu.