Dolar

43,8450

Euro

51,6238

Altın

7.103,90

Bist

13.816,66

Çalınan devrimler

1 Saat Önce Güncellendi

2026-02-20 11:06:28

Mustafa Özcan

İnsan, tarih karşısında şaşkınlığın gizleyemiyor. Tarihin satır aralarında veya derinliklerinde satılan veya kaçırılan devrimlerden bahsediliyor.

Yine Kemal Haydari gibi Şii merciler buluntu mezhepten yani temelsiz mezheplerden bahsediyorlar. Çalıntı devrimler, buluntu mezhepler!

Temelsiz olsalar da bunlar etrafında dinmeyen kavgalar yaşanıyor.

1990'lı yıllardan Mecelletü'l Muhtar el İslami dergisindeki yazılarından tanıdığımız Mısırlı gazeteci-yazar Muhammed Moro'nun ‘Abdunnasır ve Rafet el Hican' adlı eserini okudum.

Satır aralarında kaçırılan devrimlerden söz ediyor!

Yıllar önceki yazılarımda bahsettiğim bazı çalıntı devrimleri analiz ediyor. Bu ifadeyi 23 Temmuz 1952 darbesine uyarlamak mümkün.

Hala bu askeri müdahalenin devrim mi yoksa darbe mi olduğu tartışılıyor.

Devrime giden süreçte darbeye dönüşmüştür. Olaylar devrim sürecinde ilerlerken Nasır ve Hür Subaylar tarafından önü kesilmiştir. Devrim sürecine erişememiş, çıkamamış bir darbedir.

Darbe eski dönemden yeni döneme bir geçişi simgeliyor. Bir dönemin sonunu başka bir dönemin ise miladını temsil ediyor. Eski İngiliz sömürge döneminden yeni örtülü Amerikan sömürge dönemine geçişi temsil etmiştir.

Devrim, darbeci subaylar tarafından ümmetin elinden kaçırılmıştır. Hür Subaylar darbesi Fransa ile İngiltere'nin çıkarlarına ket vurmuş, yeni sömürge güçleri olarak ABD ile İsrail'in önünü açmıştır.

Normandiya çıkarmasıyla birlikte Amerikalılar 1945 sonrası Avrupa kıtasına ayak basmıştır. Yine Harry Truman'ın Japonya'ya nükleer silah atmasıyla birlikte bu ülke teslimiyete zorlanmıştır. 1945 sonrasında Ortadoğu'da da statü değişmiştir.

İngilizlerin yerine Amerikalılar geçmiştir. Hür Subaylar darbesiyle birlikte İngiltere ile Fransa dönemi kapanmış, geride kalmış, ABD ile İsrail öne çıkmıştır.

Askeri anlamda İngilizlerin Mısır'dan çekilmesi Amerikalıların Nasır'a baskılarıyla sağlanmıştır. (Abdunnasır ve Rafet el Hican,s: 99, el-Muhtar el İslami). Yoksa Nasır bu durumda tek başına karar verebilecek bir konumda değildir.

Planın gerisinde Amerikalılar olmasına rağmen kahramanlık Nasır'ın payına düşmüştür!

Eski tas eski hamam sadece değişen tellaklar olmuştur!

Amerikalılar komunizm dalgasına karşı bariyer olarak da Nasır'dan toprak reformu talep etmişlerdir. Toprak reformuna gidilmiş ama proje göstermelik kalmıştır.

Konu Devletler Oyunu gibi kitaplarda irdelenmiştir. Nasır devrime sırt dönünce diktatörlüğe yönelmiş ve halktan kopmuştur. General Necip ise bazı düzenlemelerin ardından askerlerin kışlaya dönmesi taraftarı idi. Nasır ile darbeci arkadaşları ise iktidarın tadını almışlar ve bırakmak istemiyorlardı. Şura yerine istibdada yöneldiler. Aynı dönemde Türkiye ise demokrasiye yöneldi ve aradaki fark açıldı. Nasır halkın devrimini darbeye çevirmiştir.

Bu süreç Mehmet Ali Paşa ile birlikte başlamıştır. Napolyon güçlerini püskürten Mısırlılar iktidarı şura esasına göre düzenlemek üzereydiler. 1801 ile 1805 tarihleri arasında halk şuraya dayalı bir model ortaya koymaya çalışır. Lakin halkın devrimini Mehmet Ali Paşa çalar ve darbeye dönüştürür. Devrimin lideri Ömer Mekrem ise Yukarı Mısır'a sürülür.

Urabi Paşa isyanı veya devrimi de bir halk hareketidir. Lakin İngilizler bu hareketi emellerine alet ederler, güdümlerine alırlar.

1919 halk hareketi de bir devrim denemesidir. Lakin sadarete bu defa laik kesimler geçer. 1952 öncesinde Hasan el Benna ve Müslüman Kardeşler hareketi ile birlikte Genç Mısırlılar hareketi kurucusu Ahmet Hüseyin de potansiyel devrim liderleridir. Mustafa Kamil ile Muhammed Ferid'in muakkipleri ve halefleridir. Lakin Filistin meselesi araya girer ve kısık ateşte pişen devrim süreci sekteye uğrar ve çığırından çıkar. Şayet Hasan el Benna 1952 darbesi sırasında hayatta olsaydı (1949 yılında şehit edildi) nasıl bir hattı hareket takip ederdi?

Bilemiyoruz ama darbeden yana değil devrimden yana ağırlığını koyacağı varsayılabilir. Yine 25 Ocak 11 Şubat (2011) Mısır Devriminin de önü Sisi darbesiyle kesilmiştir. Mısır bir türbülanstan çıkmadan diğerine yuvarlanmıştır.

Çalınan devrim hikayesine birçok ülkede rastlayabilirsiniz. Cezayir'de devrimi 1962 yılında derinden Hizb-i Fransa gibi odaklar çalmıştır.

İran'da da kimi solculara göre Tudeh ve benzerlerinin elinden Humeyni çalmış veya kaçırmıştır.

Tüm Yazıları

Haber Ara