Dolar

44,2976

Euro

51,3018

Altın

6.406,80

Bist

13.047,72

İran'a yönelik yeni dalga suikastlar

1 Saat Önce Güncellendi

2026-03-21 10:46:31

Mustafa Özcan

İran'ın kilit ismi ve fiili lideri Ali Laricani İsrail kaynaklı bir suikast tertibiyle öldürüldü. Teyit edilmeyen bilgilere göre ya da İsrail'in 12'inci Kanalına göre Dışişleri Bakanı Abbas Arakçı da öldürüldü. Bütün bunlar suikastlara karşı İran'ın kırılgan bir yapı arz ettiğini ortaya koyuyor. Ali Laricani'nin İslam dünyasına çağrısının hemen akabinde öldürülmesi dikkate değer bir tevafuk veya ayrıntı.

Bir nevi dekor veya protokol figürü olarak algılanan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın dışında kalan lider kadrosu öldürüldü. Pezeşkiyan'ın da istifa etmeyi düşündüğü bilgileri alınıyor. Bu yönde istifasını Ali Hamaney'e sunmak üzereyken suikastlar zinciri araya giriyor. Bu işleyişe ve emir komuta zincirine nasıl etki eder, bilemeyiz. Şimdilik İran misillemelerini sürdürüyor. Hürmüz'ü fiili olarak kapatıyor. Alt kadrolar boşluğu bir şekilde dolduruyor. Bütün yorumcular Ali Laricani çapında ve ağırlığında birisini öldürmenin yapılabilecek müzakere süreçlerinin önünü kesebileceğini ve dolayısıyla bu suikastla Netanyahu'nun Trump'ı bypass ettiğini ve çıkmaza soktuğunu düşünüyorlar. Trump da Netanyahu'nun esiri durumunda! Netanyahu siyasi atmosferi tamamen karanlığa gömmüş bulunuyor. Zira alt kademeler savaşa devam etseler de ateşkes için sözü geçen referans bir isim olmalı. Bu isim de Ali Laricani idi. Pezeşkiyan ateşkes müzakerelerine hazır olsa bile alt kadrolara söz geçiremez.

Suikastlar tek yanlı değil. Netanyahu öldü mü kaldı mı belli değil. Kimileri- uç bir iddia düzeyinde olsa da- daha güvenli olduğu için Aksa Camii altında kazdıkları tünellere saklanmış olabileceğini varsayıyor. Bunlar teyide muhtaç bilgiler. İleri kademelerdeki bazı İsrailli yetkililerin de öldürüldükleri ifade ediliyor.

Ali Laricani ismine gelince; rejim içinde denge isimlerden birisi idi. Pragmatik yönü ağır bassa da Rafsancani ve Hasan Ruhani'ye kıyasla muhafazakar kesimlere veya kitleye daha yakın duruyordu. Onun kaybıyla birlikte İran'da otorite tamamen Devrim Muhafızlarına geçmiş görünüyor. Netanyahu sıfır toplamlı oyun (zero-sum game) oynuyor. Besiç gücünün komutanı Gulam Rıza Süleymani de Laricani ile birlikte öldürüldü. Son sıralarda sokağa veya taşkınlarına karşı mücadele eden Besiç unsurlarının yorgun oldukları ve motivasyonlarını kaybettikleri ileri sürülüyor. Bunlar arasında çözülme emareleri görüldüğü de kayda geçen mülahazalar arasında.

Ali Laricani'nin devrim ihracının önemli isimleri arasında bulunduğu söylenir. Kasım Süleymani ile birlikte İran'ı Suriye macerasına sokan isimlerden birisi olarak da anılıyor.

11 Eylül hadisesine ilk teşhislerden birisini Ali Laricani koymuştu. İkiz Kuleleri saldırının Kaide yerine Amerikan derin devletinin ürünü olduğunu söylemişti. İslam alemine çullanmak için bahane üretiyorlardı. Bu teşhisine rağmen bilahare İran da devletler oyununa katıldı. Böylece zeminini kirletti. Devletler oyunu yerine kabuğunda kalsaydı belki de bölgenin manzarası farklı olabilirdi. Devletler oyununa mesafeli davranmak yerine ona katılmayı seçtiler. Şii havzalarda eğitim görmüş Kazimiye doğumlu Gays et Temimi maktul rehber Ali Hameney'in İslam dünyası karşısında en kötü seçeneği veya tercihi benimsediğini ve uyum yerine hilaf ve ihtilafı esas aldığını bunun da bütün bölgeyi ateşe attığını ve felakete sürüklediğini söylüyor. Eğer hayırhah yolu seçseydi herkes için hayırlı olabilirdi. 11 Eylül ve Arap Baharı sonrası hep en olumsuz tercihlerde bulundular. İran olaylar karşısında durumdan vazife çıkardı. Maalesef bölgede ve Türkiye'deki taraftarları olaylardan ders çıkarabilmiş değiller. Körlemesine İran'ın peşinden sürükleniyor. Merve Şebnem Oruç gibilerin parmak bastığı gibi bu meselede kamuoyunun pozisyonu pek iç açıcı değil!

Peki! Bu cinayetler veya suikastlar, savaşı nereye taşır? Rejimi yıkmak kolay değil ama zeminini yumuşatmak ve yıkılacak hale getirmek mümkün. Askeri tesislerinin büyük kısmına zarar vermek de mümkün. 28 Şubat sürecinden sonraki İran artık eski İran olmayacaktır. Bununla birlikte suikastlara karşı önlem alamasa da İran'ın savaşa hazırlıklı olduğu anlaşılıyor. Bu da Trump'ın hesap hatası yaptığını ortaya koyuyor. Laricani ve benzerlerine yapılan suikastlar çözüm yolunu ve çıkış yolunu kapatabilir.

Kimileri, Ağustos 1981'de, İran'daki yeni hükümetin yetmişten fazla üst düzey üyesi ve yetkilisini kaybettiği halde yine de ayakta kalabildiğini hatırlatıyor. Aralarında İran Başbakanı Muhammed Cevad Bahonar, Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Racai ve Ayetullah Beheşti'nin de içinde bulunduğu devrimin ilk kuşağı veya öncü kuşağı bir suikast saldırısında hayatını kaybetti. Lakin devrim devam etmiştir. Şimdi ikinci defa öncü kadrolar tasfiye edildi. Bu defa sonuç değişir mi? Birinci suikast dalgasını atlatan İran'ın bu dalgadan da kurtulabileceğine dair bahse girenler var.

Not: Cümle okurların mübarek Ramazan Bayramı'nı tebrik eder, daha asude günlerde buluşmayı temenni ederim.

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

Çakarlı araçla silahlı saldırı: Genç futbolcu öldü

Haber Ara