Sumud Filosu’na Yunanistan-Girit arasında müdahale edildiği haberleri, Doğu Akdeniz’in dengelerini bir kez daha sarsıyor. Soru net: Bu müdahaleyi kim yaptı? İsrail donanması bu sularda ne arıyor? Yoksa Yunanistan, kendi egemenlik alanını İsrail’e mi açtı? Artık konuşulması gereken asıl mesele, Ege’de yükselen yeni tehdittir: Yunanistan üzerinden inşa edilen İsrail askeri varlığı.
Türkiye için Ege’de klasik “Yunan tehdidi” dönemi kapanıyor. Onun yerini, çok daha sistematik, teknolojik üstünlüğe dayalı ve stratejik derinliği olan İsrail tehdidi alıyor. Batı sınırımızda, denizimizin sıfır noktasında, adalar üzerinde şekillenen bu varlık, basit bir “işbirliği” değil; jeopolitik bir kuşatma girişimidir.
İsrail’in Yayılmacı Stratejisi ve Sonu
İsrail, Gazze’deki trajediden sonra bölgede yalnızlaştığını fark edince yeni müttefikler ve üsler arıyor. Yunanistan’la kurduğu derin askeri ve istihbarat ilişkileri, bu yayılmacı politikanın en somut yansıması. Adalardaki İsrail varlığı, sadece eğitim ve tatbikat değil; lojistik üs, istihbarat noktası ve potansiyel harekât platformu anlamına geliyor.
Tarih tekerrür ediyor. Her yayılmacı güç, önce “güvenlik” ve “işbirliği” söylemiyle yayılır, sonra o yayılma kendi sonunu hazırlar. İsrail’in Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den Kızıldeniz’e uzanan cephelerdeki macerası, stratejik aşırı gerilime işaret ediyor. Bir devletin aynı anda bu kadar çok cephede varlık göstermesi, klasik güç aşırılığı sendromudur. Bu politika, İsrail’i tarihsel olarak daha da yalnızlaştıracak ve bölgesel intiharına zemin hazırlayacaktır.
Yunanistan ise bu oyunda en büyük kaybeden olmaya aday. “Soğuk Savaş” artığı reflekslerle İsrail’e yaslanmak, Atina’yı “soykırım ekseni” algısının tam ortasına yerleştiriyor. Yunan halkı, egemenliklerini adım adım İsrail’e teslim etmenin bedelini çok ağır ödeyecek. Çünkü büyük güçler, küçük müttefiklerini asla stratejik öncelik yapmaz. Tıpkı geçmişteki örneklerde olduğu gibi, kriz anında yalnız bırakılacaklar.
Adaların Bedeli
Türkiye’nin batı sınırında, Ege’de İsrail askeri varlığının konuşlanması, kabul edilemez bir provokasyondur. Bu, sadece Türkiye-Yunanistan ilişkilerini değil, tüm Doğu Akdeniz enerji ve deniz ulaşım hatlarını yeniden şekillendirecek bir adımdır. Yunanistan, kendi iradesiyle bu saldırganlığı denizlerimize taşımıştır.
Stratejik gerçek şudur: Ege’deki adalar, artık sadece Yunanistan’ın toprağı değil, potansiyel İsrail ileri karakolları haline getirilmektedir. Bu durum, Türkiye’nin ulusal güvenlik doktrininde “öncelikli tehdit” olarak tanımlanmayı hak etmektedir. Klasik Ege sorunları bir yana, şimdi çok daha büyük bir resme bakmak zorundayız.
Yunanistan’ın bu “aptallığı”nın bedeli, kaçınılmaz olarak adalarda somutlaşacaktır. Tarih, emperyal hayallere kapılan küçük devletlerin nasıl yalnız kaldığını defalarca gösterdi. İsrail’in bugün verdiği sözler, yarın savaş gemisi göndermeye dönüşmeyecektir. O gün geldiğinde Yunanistan, ne adaları ne de egemenliğini koruyabilecektir.
Türkiye Ne Yapmalı?
Türkiye, bu yeni tehdidi doğru okumak ve buna göre pozisyon almak zorundadır. Diplomatik kanallar açık tutulmalı, ancak ulusal güvenlik refleksleri de tavizsiz uygulanmalıdır. Ege’de barış ve istikrar, ancak gerçekçi güç dengesi üzerine kurulabilir. İsrail’in bölgeye yayılmacı bir aktör olarak girmesine izin vermek, ne Türkiye’ye ne de uzun vadede Yunanistan’a fayda sağlar.
Yunan halkına seslenmek gerekiyor: Kendi kaderinizi bir yayılmacı gücün macerasına bağlamayın. Tarih, büyük güçlerin küçük müttefiklerini feda ettiğini gösteriyor. Bu stratejik körlük, Yunanistan’ı yalnız ve kırılgan bir konuma sürükleyecektir.
Sonuç olarak, Ege’de artık İsrail tehdidi vardır. Bu tehdit doğru tanımlanmalı, önceliklendirilmeli ve gerekli tüm adımlar atılmalıdır. İsrail’in yayılmacı politikaları, kendi sonunu getirecektir. Yunanistan’ın bu macerada ısrar etmesi ise, sadece kendi tarihsel hatasını derinleştirmektedir.
Türkiye, hem kendi haklarını hem de bölgesel istikrarı koruma konusunda kararlı duruşunu sürdürmelidir. Çünkü Ege, barış denizi olmalıdır; yayılmacı üsler denizi değil.
Şakir Kurter/TİMETÜRK