Hrant Dink Vakfına yönelik tehditte bulundukları gerekçesiyle yargılanan 2 sanık tahliye edildi

Sanık Hüseyin Ateş:- 'Karabağ ile ilgili bir videoda Türk bayraklarına hakaret edildiğini gördüm. Bu durumdan vakfı haberdar etmek istedim ve o sözleri yazdım. İlaç kullanıyorum, ne yaptığımı bilmiyordum. Vakıftan özür dilemeye hazırım'

21.09.2020 11:41:31
Hrant Dink Vakfına mail yoluyla tehdit içerikli mesaj gönderdikleri gerekçesiyle tutuklu yargılanan 2 sanığın tahliye edilmesine karar verildi.

İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Hüseyin Ateş ve Ersin Başkan, tutuklu bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki Hrant Dink Vakfı ve avukat Fethiye Çetin'i ise avukatları temsil etti.

Duruşmada, savunması alınan sanıklardan Ersin Başkan, Hrant Dink Vakfının basın açıklamasını gördükten sonra elektronik postayı tepki amacıyla gönderdiğini belirterek, "Suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum." dedi.

Tutuklu sanık Hüseyin Ateş de bu olayları yaşamadan önce internette gördüğü videolardan sarsıldığını öne sürerek, "İsmini duymadım daha önce. Mayıs 2020'de Facebook'ta Karabağ olayıyla ilgili videoyu izledim. Türk bayraklarına hakaret edildiğini gördüm. Oradaki linkten üyelerin vakfı takip ettiğini gördüm. Bu durumdan vakfı haberdar etmek istedim ve o sözleri yazdım. İlaç kullanıyorum, ne yaptığımı bilmiyordum." diye konuştu.

Maili yazdığı gün de ilaç kullandığını ve tehdit etmek istemediğini savunan Ateş, avukat Fethiye Çetin'i tanımadığını, internette gördüğü açıklamalarından dolayı kendisini bildiğini ve cezaevinden ona mektup gönderip özür dilediğini de dile getirdi.

Herhangi bir terör örgütüyle bağlantısının olmadığını, 110 gündür tutuklu bulunduğunu ve Hrant Dink Vakfından özür dilemeye hazır olduğunu da söyleyen sanık Ateş, tahliye ve beraatini talep etti.

- "Dink cinayeti öncesi de benzer tehditler vardı"

Savunmalara karşı beyanı sorulan Hrant Dink Vakfı avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, "Dink cinayeti öncesi de benzer tehditler vardı. O atmosfer yaratılmış ve cinayet işlenmişti. Bu tehditler ciddi tehditlerdir. Sanıklardan şikayetçiyiz ve müdahillik talebimiz vardır." diye konuştu.

Diğer müşteki avukatları da sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, müdahilliklerine karar verilmesini istedi.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, müştekilerin katılma taleplerinin kabulüne ve tutuklu sanıkların bu hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.

- Tahliye kararı

Ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu kaldıkları süre, suç vasfının değişme ihtimali, tutuklamanın tedbir olması ve ölçülülük ilkesi gereği tutuklu sanıkların tahliye edilmesine hükmetti.

Sanıkların cezai ehliyetlerinin olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumuna yazılan yazıların beklenmesine, dosyanın bir örneğinin uzlaşma bürosuna gönderilmesine ve suçtan zarar görme ihtimallerine binaen müştekilerin müdahilliğine karar veren mahkeme, duruşmayı 24 Şubat'a erteledi.

- İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, aralarında Hrant Dink Vakfının yönetim kurulu başkanı, üyeleri ve yöneticileri ile avukat Fethiye Çetin'in de bulunduğu 9 kişi müşteki olarak yer alıyor.

Tutuklu Hüseyin Ateş'in 27-28 Mayıs'ta Hrant Dink Vakfına yönelik gönderdiği 2 elektronik posta ile Instagram paylaşımına yaptığı yorumda tehdit mesajlarının yer aldığı belirtilen iddianamede, diğer tutuklu Ersin Başkan'ın da 30 Mayıs'ta Hrant Dink Vakfına yönelik elektronik posta yoluyla tehdit mesajları gönderdiği ifade ediliyor.

İddianamede, Hüseyin Ateş'in 3 kere olmak üzere zincirleme şekilde "tehdit" suçundan 7 yıl 6 aydan 26 yıl 3 aya kadar, Ersin Başkan'ın ise yine zincirleme şekilde "tehdit" suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

YORUMLAR (0)