Cumhurbaşkanı Erdoğan ATV-A Haber ortak yayınında soruları yanıtladı: (6)

'(Kanal İstanbul) Yap-işlet-devret ile müşteri bulduk bulduk, aksi takdirde biz burayı milli bütçemizle yapacağız. Şu anda hazırlıklar son safhada, hemen ihaleyi yapıp adımı atacağız. Çevreci bir kanal olsun, çevreci bir kanal olmanın ötesinde de burası bizim kontrolümüz altında olan bir kanal olsun'- '(Kadına şiddet olayları) Adli kontrolle serbest bırakılıyor. Böyle bir şeye tahammül edemiyor

16.12.2019 00:20:18
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal İstanbul projesine ilişkin, "Yap-işlet-devret ile müşteri bulduk bulduk, aksi takdirde biz burayı milli bütçemizle yapacağız. Şu anda hazırlıklar son safhada, hemen ihaleyi yapıp adımı atacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi'nde gerçekleştirilen ATV-A Haber ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi başlatıldığı zaman dünyadaki bütün kanalları incelettiklerini dile getirerek, "Boğaz bizim için hukuki haklarımızı bile rahat kullanamadığımız bir hattır. Boğazda her an bir sıkıntı yaşayabilir miyiz? Zaman zaman yalılarımıza çarpan büyük tankerler, gemiler oluyor. Bizim Boğazı bundan kurtarmamız lazım. Öyle bir kanal yapalım ki bu kanal bizi birçok sıkıntılardan kurtardığı gibi, İstanbul'umuza yeni bir güzellik katsın. Çevreci bir kanal olsun. Çevreci bir kanal olmanın ötesinde burası bizim kontrolümüz altında olan bir kanal olsun. Bunun için bizi bağlayıcı herhangi bir şey söz konusu olmasın. İşte bu güzellik İstanbul'umuza ayrı bir zenginlik katacaktır. Bunun için bu adımı attık, şu anda birilerini ciddi mana da rahatsız ediyor. Niye rahatsız ediyor? Çünkü bunların bu ülkede bir dikili ağaçları bile yok. Böyle güzellikler olunca da dayanamıyorlar." diye konuştu.

Erdoğan, Kanal İstanbul'u yapacaklarına vurgu yaparak, "Yap-işlet-devret ile müşteri bulduk bulduk, aksi takdirde biz burayı milli bütçemiz ile yapacağız. Şu an da hazırlıklar son safhada, ihaleyi yapıp adımı atacağız. Görüşmeler var farklı ülkelerle ona göre adım atacağız. En az 6-7 yılı bulur ama her şeyiyle çok müstesna güzelliğe sahip, adından söz ettirecek olan bir proje. 22 kilometre Karadeniz'i Marmara'ya bağlayacak. Kısaltıyor tabii birçok şeyi o güzelliği de var."ifadesini kullandı.

- "Sorunların sadece mevzuat değişikliği ile çözülmesi mümkün değil"

Kadın cinayetleri ve kadına şiddet konusuyla ilgili olarak Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yargı reformu stratejimizi 30 Mayıs'ta açıklamıştık, hızlıca da uygulamaya geçtik. Bir yandan kanun değişiklikleri hazırlanıyor bir yandan idari faaliyetler yürütülüyor. Bu kapsamda 1. yargı paketi kanunlaştı. Bunu takip edecek başka mevzuat değişiklikleri de gündeme gelecek. Bu konuların tümü çalışmalar kapsamında değerlendiriliyor. Nerede eksik varsa onun üzerine gidiliyor. İktidara geldiğimiz 17 yılda kadın haklarının güçlendirilmesi konusunda çok önemli mevzuat düzenlemeleri yaptık. 2010'da yaptığımız anayasa değişikliği ile kadınlar için pozitif ayrımcılığı kabul ettik. Bunu uygulamaya koyduk. 2013'te aile mahkemelerini sistemimize dahil ettik. Türk Ceza Kanunu'nda kadına karşı şiddete ilişkin fiillerin yaptırımlarını artırdık. 2009'da kadın-erkek fırsat eşitliği komisyonunu kurduk. 2011'de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını kurduk, yoktu böyle bir bakanlık. 2012'de ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunu biz çıkardık. Bu kanun çerçevesinde Aile Bakanlığımız bünyesinde 7 gün 24 saat esasında çalışacak şiddet önleme merkezleri kurduk. Sorunların sadece mevzuat değişikliği ile çözülmesi mümkün değil. Kurumlarımızın ortak faaliyetlerle yürütecekleri çalışmalar da bulunmaktadır.

Bu konuda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının koordinasyonunda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Aile Bakanlığımız, Adalet, İçişleri, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıklarını bir araya getirerek, 2020 ve 2021 yıllarında yürütülecek çalışmaları acil faaliyet planı adı altında belirlemiştik. Burada bir hususun altını özellikle çizmek isterim. Elbette kadına şiddet olaylarında yargı ve adalet mekanizması hassasiyetle ve süratle harekete geçecektir. Bundan önemlisi bu olayların hiç vuku bulmadan önlenmesidir. Tabii yargı nereye bakıyor, olayın sonucuna bakıyor. Fakat kadına şiddet ile mücadelede önleyici politikalar üzerinde hassasiyetle durulması gerekiyor. Kadınların, eşlerin, annelerin kızların zalimliğe maruz kalmadan bir takım önlemlerin alınması gerekir. Onların şiddete maruz kalmadıkları bir ortam sağlamak şart. Bu konuda bütün toplumun 7'den 70'e eğitilmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor."

Erdoğan medyanın şiddet olaylarını ele alış tarzından, örgün eğitime varıncaya kadar birçok alanda insanların da bilinçlendirilmesi gerektiğini aktararak, "Bütün kurumlarımızın hep birlikte bütün risk durumlarını tespit edip ortak çaba ile hareket etmesi gerekiyor. Burada bir konuda önem arz ediyor. Bakıyorsunuz bir kadın şiddete uğruyor, şiddete uğradıktan sonra bir karar veriliyor. İşte sürekli gelecek adli kontrolle serbest bırakılacak, işte böyle bir şeye ben tahammül edemiyorum. Olmaz böyle bir şey bunun bedelini ödemesi lazım. Girsin cezasını çeksin. Çünkü o adli kontrolle serbest bırakıldığı zaman o kadına tekrar aynı şeyi yapmayacağının bir garantisi var mı?" değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karabük'ten İmam Hatip Lisesi öğrencilerinden kendisine gelen mesajla ilgili olarak, "Bu sevgiyi neye bağlıyorsunuz?" sorusuna, "Ben seviyorum da onun için. Severseniz sevilirsiniz. Sevilmediğiniz takdirde böyle bir şey söz konusu olmaz. Bu aşk meselesidir." şeklinde cevap verdi.

Erdoğan, ABD'li basketbolcu Larkin'in Milli Takım'a alınması hususunda "Vatandaşımız oldu mu bilmiyorum? Vatandaşlık konusunda biz gereğini yaparız. Böyle başarılı bir basketçiyi milli takımımızda da görmek isteriz. (Eureleague'de rekor kırması) Büyük bir rekor. 49 sayısı ne kadar fire verse de Milli Takımı da her zaman iyi bir yere taşır." dedi.

Erdoğan, "Millilerimizin verdiği asker selamı sonrasında bir uyarı mesajı geldi. Bu karar hakkında ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:

"Burada UEFA, kınama verdi. Selamı cezalandırmadı. Sadece kınamayla ve para cezası olarak 50 bin avro verdi. Biz de hakikaten beklemiyorduk. Böyle bir selama... Hatta ben Macron'un kendisine dedim ki 'Griezmann, sana benzer bir selam yaptı. Size ceza falan yok. Bizimkiler şu an UEFA'da, bu ne iştir.' Gülmeye başladı. Siyaseti her yere maalesef bulaştırıyorlar. Bu gençlerimizin bu sevdasından daha doğal ne olabilir. Hem tribünleri hem de tribünlerin şahsında askerimizi selamlıyor. Yeri geldi ben de selamladım. Nasıl selamlamayayım? Bu Mehmetçiği selamlamayacağız da nereyi selamlayacağız."

Erdoğan, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinde İtalya-Türkiye maçını izleyip izlemeyeceğine ilişkin ise "Orası da enteresan. İtalya'da başlıyor. İtalya maçını orada yapıyor. Bu nasıl bir iş? Bizim diğer iki maç Bakü'de oynanacak. Bakü'deki maçlara gitme durumum olabilir. Roma'ya gidemeyebilirim. Ama diğer iki maç Bakü'de olacak. İlham Aliyev kardeşimle de görüştük. Bekliyor. Oraya inşallah gider, iki maçı orada izleriz. İnşallah gruptan çıkarız." değerlendirmesinde bulundu.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)