SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMSPORÇEVİRİSAĞLIK5 SORUKÜLTÜREMLAKFOTOVİDEO

Muin Naim

Filistin Direnişi / Hamas ve İran


08.08.2017

Birçok Müslüman ülkede, İslam toplumlarında ve buna Türkiye'deki Siyasal İslam adı verilen İslami Hareketleri destekleyen gruplar arasında Son dönemlerde pek çok tartışma ve ayrışma konuları gündeme geldi. İslami Direniş Hareketi HAMAS'ın İran'la olan ilişkisi ve bu konuda ki tartışmaların çok farklı çıkış noktaları ve hedefleri oldu.

Bu yazıda yer vereceğim görüşlerin hedefi ve gayesi farklı olsa da aslında bizim ne karmaşık bir dönemde yaşadığımızı ve ne kadar aciz olduğumuzun bir kanıtıdır. Belki biz Türkiye'de mezhebi çatışmalardan ve farklılıklardan dolayı Müslümanların birbirlerini katlettikleri bir bölgede değiliz, ama maalesefİslam aleminde yaşanan bu ayrılıklar ve katı görüşler bizleri hepimizin ihtiyaç duyduğu ortak davamızdan soyutladınız gibi bizleridavamızı kaybetmeye mahkum bıraktı.

İRANCI HAMAS

Bu görüşün temelinde ‘Hamas İran'dan destek alıyor O zaman Hamas İrancı ve Sünni âlemine tehdit olarak görülmektedir' şeklindeki yaklaşım, daha çok Suudi Arabistan'daki rejim yanlısı din adamlarının ve onların ekolündeki âlimlerin ve dünyada onlara bağlı veya destekleyenlerin propagandasından ibarettir. Çünkü bu akım aslında Hamas'ı İhvan-ı Müslimin (MüslümanKardeşler)'e bağlı bir örgüt olarak görüyorlar ve son 20 yılda HAMAS'ın lehine artan destek ve sempatiyi onların ezeli rakibi olan Müslüman Kardeşlerin hanesine yazılmasından ve bunun sonucunda siyasi ve toplumsal kayıplar yaşanmasından (Filistin direnişine destek vermediklerinden dolayı) korkarakböyle bir savunma mekanizması geliştirdiler.

İkinci görüş ise HAMAS İran'dan destek alıyordu ama Suriye'de İran'ın ve ona bağlı milis Şii örgütlerinin yaptıklarından sonra artık Hamas'ın İran'la hiçbiri İlişkisi olmamalı ve ne olursa olsun destek alınmamalıdır.
Tabi bunların konuşmaya veya anlamaya yanaşmadığı konu ise HAMAS'ın İhvanın Fikir ve anlayışının ürünü olduğunu ve Sünni itikadını benimsemiş olmasıdır.Belki Hamas olmasaydı bugün Filistinlileri İran ve ona bağlı örgütlerin aracı ile Şiileştirme çatışmalar başarılı olurdu.Hatta çatışmalar İsrail işgal devleti ile değil Irak, Yemen ve Suriye gibi Mezhebe dayalı olurdu.

İRAN'IN BALI ZEHİRDİR

Bu görüşü taşıyanlar ise kesinlikle Hamasın kötülüğünü isteyen veya Hamas karşıtı olanlar değildir ama İran'ın Suriye ve Iraktaki suçlara ve suçlulara verdiği desteği görürken İran'a kullanabileceği bir argümanı eline verilmemesi gerektiğini ve İran'ın hiçbir desteği hayırla sonuçlanmayacağına inananlardır.

Bunlar aslında ya duygusal ya da bölgede hazırlanan ve Filistin merkezli küresel planlardan haberleri yok veyahut da Filistin'deki belki ümmetin son güçlü direniş sancağını yakılmasından sonraki sunuşların vahametini bilmiyorlar.

Bu gün Arap rejimlerin kahiri ekseriyetine göre, İsrail işgal devleti ile ilişiklerin normalleştirilmesinden öteye gitmeye yönelik ve bunların önündeki en önemli engel olarak, Filistin'deki direniş hareketi gösterilmektedir.Son dönemde Mescidi Aksa'da yaşanan olaylardanönceki günlerde,belli odakların talimatı ile hızla yayılan ve az kalsın topluma normalmiş gibi lanse edilmek istenen Arabistan–İsrail işgal devleti ilişkilerin normalleştirme dalgası vardı ama Filistin halkının sergilediği direnişi ile kırıldı.

HAMAS ve İRAN ÇIKAR KEŞİSMESİ 

Iranın Filistin Direnişinedesteği,İran devrimi ile başlayan ve ortak çıkarlara dayalı bir süreçtir ve Humeyni İran'a geldikten sonra İsrail ‘İşgal devleti' Elçilik binasını Yasir Arafata bağlı Filistinli örgütlere vermişti ve aynı zamanda Arafat Lübnan'daki Hizbullah örgütünün kuruluşu sırasında askeri ve siyasi olarak önemli rol oynamıştır.

Hamas ise Kuruluşu1987'den 90'lı yılların ortalarına kadar İran'la ilişkisi çok düşük seviyede kaldı. Ancak Hamasın gelişmesi ve artık Filistin davasında önemli bir etkiye sahip olunca,İran kendi açısından bölgedeki en önemli meselede bir şekilde etkili rol oynamak için Humeyni devriminin en önemli propaganda araçlarından olan Kudüs ve Filistin'e sahip çıkıp tabanındaki desteğini artırmak istemektedir. Bir yandan da Hamas bölgede genel olarak İslam âleminde ki tüm taraflarla ilişkisini iyi tutma siyaseti gereği 90lı yılların sonunda ve 2000li yılların başında artan askeri ve maddi ihtiyacını temin edebilmek için özellikle Hizbullah'a İranın verdiği askeri eğitim ve desteğin sonuçları gözle görülür bir şekilde ortaya çıkmasından sonra.

Var olan kaynaklarının yanına İranı da katmak istedi.

HAMAS her zaman üstüne basa basa söylediği ‘Biz herkesten destek alırız ama hiç kimse bizden bu desteğe karşı ilkelerimiz ve kanaatlerimize muhalif bir siyasi tavır almamızı beklemesin' anlayışına mutabık olarak HAMAS İran'la başta Suriye sonra Yemen'de ters duruş sergiledi ve bunun bedelini 2012den bu güne kadar aldığı desteğin büyük oranla kesilmesi ile ödedi.

Bu desteğin kesilmesi sonucunda Hamas maddi sıkıntılar yaşamaktadır ve özellikle 10 binlerce memura verilen maaşların ancak yarısınınödenilmesi durumuna gelmesi ile zamanda İranın bölgedeki halklar nezdinde ciddi bir destek ve sempati kaybı yaşaması her iki tarafın son günlerde yeniden görüşmeleri, daha aktif ve üst düzeyde yapılmasına neden oldu. Ve iki tarafın bölgedeki olaylara yönelik tavırlarının artık masadan kalktığı ve sadece Filistin odaklı ilişkileri yeniden tazeleme kararları aldığı bilinmektedir.

Son Olarak bazı temel konulara dikkatinizi çekmek isterim;

- Hamas bir devlet değil modern tarihin en eski işgaline karşı direnen Filistinli bir direniş hareketidir ve bu hareketin tek başına ayakta kalması da mümkün değildir.
- Hamas özellikle Arap baharının başlamasını bir fırsat bilerek Sünni ülkelerle ilişkisini geliştirmeye çalıştı ve İran'ın dışında alternatif bir destek kaynağı temin etmeye çalıştı.
- Hamas Türkiye ve Katar hariç hiçbir Sünni devletten ciddi destek alamadı.Ayrıca bu iki ülkenin desteği İnsani ve siyasi yardımlarla sınırlı kaldı ve hiçbir zaman Askeri desteğe dönüşmedi.
- Hamasın destek alırken hiçbir zaman bir ülkenin tekeline takılmadığı artık delillerle sabit görülmüştür.
- Hamasın İran'ının desteğine ihtiyacı olduğu kadar İran'ında Hamasa destek verdiğinigöstermeye ihtiyacı vardır.

-Bu ayrımın yapılmamasının gerektiğini bilmeme rağmen- Sünni Müslüman devletlerin sahip çıkmadığı /Çıkamadığı Sünni Hamasa Şii İranın sahip çıkmasınınve bunun Hamas tarafından kabul edilmesini yadırgamak hiç birimizin hakkı değildir.



YAZARIN TÜM YAZILARI

                    ok
    YORUM YAZ

YORUMLAR

/ 15.08.2017 19:57:14
'' Hamasın İran'ının desteğine ihtiyacı olduğu kadar İran'ında Hamasa destek verdiğinigöstermeye ihtiyacı vardır.''şu cümleyi yazacak şereften yoksun sözde müslüman yazarlara rağmen yaşasın vahdet,yaşasın direniş ekseni!
/ 10.08.2017 12:50:34
Kardeş yazıyı anlamadıysan bir daha oku. Gayet açık bence. Burada dilbilgisi kuralları ile uğraşacağına meseleyi anlamaya çalışsan daha iyi edersin. Filistin kan ağlıyor senin takıldığın mevzuya bak.
/ 08.08.2017 18:56:54
yazar Türkçe bilmiyor mu ya da yazıyı Türkçeye çeviren arkadaş 1 Türkçe kitap okusam dil bilgisini katleden bir yazı olmuş ne dediği tam belli değil
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR