On yılı aşkındır her yıl bir ilde buluştuğumuz 1976 Çorum İmam-Hatip Lisesi 7/A sınıfı (Yani şimdiki 12. Sınıfın karşılığı) mezunu arkadaşlarla bu yıl benim de doğduğum il olan Yozgat’ta buluştuk. Yozgat’ı, tarihi yapılarını, manevi hayatını yakından tanıma fırsatı oldu. Katılımcı arkadaşlarıma teşekkür ederim. Mazereti olanlar da inşallah bir dahaki sefere diyerek sağlık ve afiyetler dilerim.
02 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleşen buluşma Yozgat Müftülüğü/Bilal Şahin Külliyesi’nde oldu. Önce Yozgat Çamlığı’nda kahvaltı peşinden gezimiz başladı. İl Turizm ve Kültür Müdürü Hüseyin Çiftçi Bey’in görevlendirdiği arkelog Serap Akgül Hanım rehberliğinde geziye başladık. 1895 yılında II. Sultan Hamit Han’ın yaptırdığı tarihi Yozgat Lisesi’ni (o dönemdeki adı idadi veya sultani idi.) o muhteşem haliyle inceleme fırsatı bulduk. Sarı kesme taştan yapılan bu eser çağlara meydan okurcasına tüm ihtişamı ile ayakta. Caddeye de ismini veren bu okul pek çok bürokrat, sanat adamı ve bilim adamı yetiştirmiştir. Oradan askerlik şubesi olarak kullanılan tarihi binaya geçtik. Maalesef bir dönem ecdada nefretin izini burada da gördük. Tuğra ve buna benzer yazılar tahrip edilmiş. Sonra hemen yakında olan saat kulesi, çarşı, Tol Çarşı, Saklı Han, Çapanoğlu Camii, çeşmesi, haziresi ve iç mimarisi ile ilgili bilgiler aldık. Burada da yok sayılıp yenilenmeyen yazılara rastladık. Fatih Camii, Hayri İnal Konağı gezip gördüğümüz yerler arasındaydı. Öğle namazını Çapanoğlu Camii’nde eda ettikten sonra Türkiye’nin ilk Milli Parkı Çamlık’ta testi kebabı ve yöresel yiyeceklerle kifaf-ı nefs ettik.
Her yıl belirlediğimiz bir konuda bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Bu yılın konusu da hepimizin hocası, müdürü, Türkiye Eğitim hayatına çok önemli katkıları olmuş merhum Prof. Dr. Halis Ayhan’dı. En son YÖK üyeliğinden emekli olan, M.Akif aşığı idi ve okumayı ve okutmayı severdi. Lise ve Yüksekokulda hocam, aynı zamanda akrabam ve köylüm de olan, beni eğitim hayatına başlatan Halis Ayhan’ı ben anlatmaya çalıştım. Kısa ve öz olarak. Kısa eğitim hayatı hikâyesini Ensar Vakfı’nca yayınlanan, oğlu Avukat Namık Bey tarafından özet olarak kitaplaştırılan hatıratını hediye ettik. Bu vesile ile Ensar Vakfı Genel Müdür Hüseyin Kader Bey’e teşekkür ederim
Yozgat Çamlığı’nın soğuk suları ağustos sıcağında bizleri epeyce serinletti. Sürmeli Çeşmesi’nden avuç-avuç su içtik elhamdülillah. Ülkemizin güzide şehri Yozgat’ın bu güzel nimetleri sayılamayacak kadar çoktur. Oradan göl bölgesine geçtik ve artık ikindi vakti yaklaşmıştı. Hemen yakınımızda ve yolumuzun üstünde olan Şeyhzade Ahmet Şevki Ergin Camii’nde ikindi namazımızı kılıp ziyaretler yaptık. Ahmet Efendi’nin oğlu Dr. Ali Şakir Ergin Hocamızla buluştuk. AŞK Vakfı diye bir vakıf kurmuş. Açılımı Ahmet Şevki Ergin Kültür ve Hizmet Vakfı’dır. Yozgat’ın manevi önderlerinden olan bu maneviyat pınarı maşallah halen susuz gönüllere serinletici su vermeye devam ediyor.
Dr. Ali Şakir Ergin Hocamızla buluşmamızda, Çorum Hıdırlık mevkiindeki sahabe mezarlarından konu açtı. Muhaddis Yusuf Bahri Hazretleri’nin mezar taşındaki şu beyti bize takdim etti:
يا زاراً بقبرى & هل اعتبرت بحالى & امس كنتُ مسلك & غداً تصير مثلى
“Ey kabrimi ziyaret eden kişi!/Benim durumumdan ibret aldın mı?/ Ben de senin gibi(biri)idim./ Sen de yarın benim gibi olacaksın.”
Sonra da geziye katılan arkadaşlarımızın eşleri de bu ortamda olunca aile konusunu ele aldı. Geniş bir yelpaze açarak aile hayatına değindi. Ailenin tahrip edildiğini, toplumun ana güvencesinin aile olduğunun altını üstünü çizerek anlattı. Bireyselleşmenin toplumda yaygınlaştığını, evliliklerin ötelendiğini, lüks ve refahın toplumu zehirlediğine dikkat çekti. “Canlılar içinde en zor insan yetişir. Ördeğin yavrusu doğar doğmaz suda yüzer, koyun, keçi vb. hayvanların yavruları hemen ayağa kalkar. İnsan böyle değildir. Çocuklukta altı ıslansa ağlar, acıksa ağlar. Başka bildiği yoktur. İnsan yetiştirmek zordur. Zorluklar içinde anne babaların yetiştirdiği evlatları kendi yerine bir aday bırakmadan gitmeyi marifet sanıyorlar.” Çok önemli toplumsal yaraya değinen Üstadımız daha sonra Cuma namazı sonrası kısa sohbetlerden oluşan “Kütüphanede Cuma Sohbetleri” isimli kitabını hediye etti.
Tekrar buluştuğumuz mekâna Müftülük Sitesine geldik. Vedalaşıp ayrıldık. Bu vesile ile başta İl Müftümüze, Belediye Başkanımıza ve tüm arkadaşlarımıza sınıf arkadaşları olarak teşekkür ederiz. Çamlık TV ve Merhaba Gazetesi’ne ilgi gösterip haber yaptığı için ayrıca teşekkür ederiz.
Yusuf Sarıkaya/TİMETÜRK