$

Dolar

45,5908

Euro

53,1513

£

Sterlin

61,2638

Frank

58,0483

Gram Altın

6.665,6900

Bitcoin

3.499.677

$

Dolar

45,5908

Euro

53,1513

£

Sterlin

61,2638

Frank

58,0483

Gram Altın

6.665,6900

Bitcoin

3.499.677

Makale 19.05.2026 4 dk okuma

Uluslararası haydutluk/Korsanlık hukuku

Paylaş:

Küresel aktörlerin kendi yaptıklarını meşrulaştırmak için sık sık başvurdukları araçların başında uluslararası hukuk söylemi gelmektedir. Hemen her yapılan eyleme en azından hukuk kılıfı bulunmaya ve bu yolla meşruiyet çizgisinde bir girişim olarak takdimine önem verilmekteydi.

Her ne kadar uluslararası ilişkilerin hukuk zemininden ziyade güç ilişkileri çerçevesinde yürüdüğünü görmek çok da zor olmasa bile başta basın olmak üzere farklı enstrümanlarla dünya kamuoyu yönlendirilebiliyordu. Biz bu olayı Körfez Savaşı gibi çok sayıda olayda görmekteydik.

En azından yapılan eylemin meşru bir görüntüde takdimine özen gösterilmekteydi.

Fakat geldiğimiz noktada yaşananlar, artık Batının söylemsel üstünlüğünün araçları arasında yer alan uluslararası hukuk gibi kavramların anlamsızlaşmasına neden olmuştur. Bunun çok farklı nedenleri olmakla birlikte, en etkili gerekçesini başta ABD ve İsrail olmak üzere küresel güçlerin hukuksuz uygulamaları ortaya koymaktadır.

Eskiden, en azından bir gerekçe üretmek için çabalayan küresel güçler günümüzde artık buna bile ihtiyaç duymamaktadır.

Rusya-Ukrayna savaşında harekete geçen uluslararası mekanizmaların ABD ve İsrail’in açıktan hukuksuzluklarına ve katliamlarına rağmen gerektiği gibi harekete geçmemiş olması “uluslararası hukuk putu”nun yıkılmasına neden oldu. Evet bu bir “put”tur. Çünkü hiçbir zaman uluslararası hukuk diye bir şey olmamış ve olmayacaktır. Olan, Batının dünyanın geri kalanını uluslararası hukuk gibi söylemlerle kandırarak “korsanlık” yapmasından başka bir şey değildir.

Özellikle İsrail’in Gazze’de canlı yayında katliam gerçekleştirmesi, gazetecileri, sağlık çalışanlarını hatta BM temsilcilerini gönül rahatlığıyla katletmesi ve bunun bir bedelinin olmamış olması…

Yapılan bütün hukuksuzluklara rağmen Batılı güçlerin İsrail’e silah tedariğine devam etmesi ve açıktan arkasında durması, Batının söylemsel üstünlük araçlarının yani yeni dünya düzeninin “putlarının” yerle bir olmasına neden olmuştur.

Batının gerçek yüzünün görülmesinde ABD Başkanı Trump’ın pervasız söylem ve eylemleri de etkili olmaktadır. Venezüella Devlet Başkanı Maduro’yu yatağından alarak ABD’ye nakleden ABD açık bir şekilde bu eylemin Venezüella petrolüne el koymak amacıyla yapıldığını dillendirmekten de çekinmemiştir. Bu haydutluk karşısında Batılı güçlerin tutumu da utanç verici olmuştur.

Sırf İsrail’in hayallerini gerçekleştirmek ve enerji yollarını kontrol etmek için İran’a saldırılması ve ilk etapta yüzlerce kız öğrencinin katledilmiş olması da Batının hukuk ve insanlık adına söyleyebileceği tek bir kelimenin olamayacağını ortaya koymaktadır.

Küresel Sumud Filosu’nun Gazze’deki ablukayı delmek ve sivillere yardım malzemesi götürmek için organize ettiği girişimlere karşı Siyonist İsrail’in hukuksuz saldırıları da uluslararası hukuk söyleminin son nefesini vermiş olduğunu göstermektedir. Uluslararası sularda gemilere yapılan saldırılar, sivillere karşı uygulanan şiddet ve gözaltına alma girişimleri hukuksuzluğun, daha doğru bir ifadeyle korsanlığın uluslararası ilişkilerde belirleyici olduğunu ortaya koymaktadır.

Mevcut Siyonist dünya düzeninin bütün bu hukuksuzluğu ve pervasızlığı bir sonuç elde etmelerine neden olmayacağı gibi, Siyonist dünya düzeninin yıkılmasına neden olacaktır. İnsanlık vicdanı bir araya gelerek “Yaşanabilir Bir Dünya”nın ortaya çıkmasının yolunu açacaktır.

Prof. Dr. Abdulvahap Akıncı/TİMETÜRK

Etiketler: