İsrail sosyal afetlerle çalkalanmakta bu da sosyal yapıyı aşındırmakta hatta çürütmekte ve çökertmektedir. İsrail’de sosyal alışkanlıkların değiştiğine dair birden fazla işaret var. Bunlardan birisi vakıadan kopuş ve kaçıştır. 7 Ekim 2023 tarihli Aksa Tufanından itibaren vakıadan kaçış arayışları hızlanarak devam ediyor. Gelecek kaygısı güden İsrail toplumu bu nedenle uyuşturucu girdabına yakalanmış bulunuyor. Günahlarının içinde debeleniyor ve hatta boğuluyor. Vakıadan kopuş kendisini daha çok uyuşturucu kullanımında gösteriyor. Müsekkinlerle başlayan bu trend sonunda uyuşturucu haplarına kadar yelpazeyi genişletiyor. Travmatik bir toplum haline gelen İsrail toplumu artık ayık gezmekte ayakta zorlanıyor. Allah’ın seçilmiş halkı son zamanlarda Allah’a değil uyuşturucuya bağlanmış vaziyettedir. Dermanını onda arıyor.
İsrail'de alarm zilleri çalıyor. Bunun birçok alameti var. Bunlardan birisi İsrail yönetiminin kendi gölgesinden bile korkar hale gelmesidir. Filistinli çocukların uçurtma uçurmalarını bile tehdit saymaktadır. Onun ötesinde 7 Ekim travmasını atlatabilmiş değil. Bu travma kötü alışkanlıkların kapısını aralıyor. İsrail bütün olumsuz gelişmelerin merkezinde bulunuyor. Misal olarak İsrail halkının dörtte biri bir tür uyuşturucu madde kullanıyor. Böylece rahatladığını hissediyor veya boğucu vakıadan kendince kaçış yolu arıyor.
Son veriler, 7 Ekim'den bu yana İsrail'de uyuşturucu madde bağımlılığında önemli bir artış kaydettiğini ve oranların iki yıldan fazla bir süredir yüksek oranda seyrettiğini ortaya koyuyor.
İsrail Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Merkezi'nden (ICA) alınan rakamlar, alkol de dahil edildiğinde bu olgunun dört kişiden birinden fazlasında görülüğünü ortaya koyuyor. Sakinleştiriciler ve uyku haplarında en büyük artış görüldü; bu artış, opioid ve uyarıcı kullanımındaki artış ve gençler arasında diğer uyuşturucuların yayılmasıyla aynı zamana denk düşüyor.
Merkezine ait verilerine göre, anket katılımcılarının %20,8'i en az bir uyuşturucu madde kullanma kriterlerini karşılıyor; alkol de eklendiğinde bu oran %26,8'e yükseliyor ve 7 Ekim'den önceki seviyeleri aşıyor. Bu arada bizzat Netanyahu’nun kendisi de pahalı konyak meraklısı. Yoksa aklını neyle teskin edecek? Merkezin kurucu ortağı ve akademik direktörü Profesör Shauli Lev-Ran, merkezin 2018'den beri düzenli olarak yürüttüğü anketlerin madde bağımlılığında açık bir artış gösterdiğini söylüyor.
7 Ekim saldırılarını takip eden aylarda kaydedilen artıştan sonra, oranlar önceki seviyelerine dönmedi ve Aralık 2023'ten bu yana nüfusun yaklaşık dörtte birinde kaldı. Lev-Ran, bu tür madde kullanımının genellikle bağımlılığa yol açtığı konusunda uyararak, İsrail'in "ciddi bir sorunla" karşı karşıya olabileceğini ifade etti. Artık mezalim ve yansımalarını taşımak, absorbe etmek, kaldırmak İsrail halkına zor geliyor. Vakıadan kaçışın adresi de uyuşturucu maddelere çıkıyor. Toplum teselliyi şişede arıyor.
İsrail’in tehdit algısı dronlardan veya füzelerden uçurtmalara kadar indi. Şimdi İsrailli liderler Gazzeli çocukların birkaç uçurtmasına kafayı takmış durumda. Bunların engellenmemesi halinde cevap vereceklerini duyurdu.
Tepeden tırnağa pür silahlı İsrail neden bu kadar korkuyor? İsrail’in bu refleksi aynı zamanda Kur’an-ı Kerim’in ifadelerinin doğrulanması anlamına geliyor. Her çığlığı aleyhlerinde sayarlar (Münafikûn Suresi'nin 4. ).
İsrail Aksa Tufanından sonra paranoya tufanına yakalanmış bulunuyor. Böyle bir rejimin yaşaması hem kendisi hem de çevresi için züldür ve kabul edilebilir bir durum değildir. Bu gerçekler muvacehesinde bu rejime ivedilikle son verilmelidir. İsrail’de akil zümre kaldıysa İsrail’in dipten sökülmesi ve geldiklere yerlere geri dönmeleri için zorlu bir karar alabilir. Ya da dışarıdan gelecek bir kurtuluş hamlesini bekler. Kısaca İsrail içeriden de dışarıdan da çıkmazda ve aheste aheste çöküyor. Orduda da çözülmeler var. Yorgun savaşçı haline gelmiş durumda. İşte bunlar zeval alametleri. Saldırganlığıyla kendi kuyusunu kazıyor.
Mustafa Özcan/TİMETÜRK