$

Dolar

45,4222

Euro

53,5619

£

Sterlin

61,9109

Frank

58,4133

Gram Altın

6.906,3500

Bitcoin

3.711.308

$

Dolar

45,4222

Euro

53,5619

£

Sterlin

61,9109

Frank

58,4133

Gram Altın

6.906,3500

Bitcoin

3.711.308

Makale 12.05.2026 5 dk okuma

Sokaklar başıboş bırakılamaz!

Paylaş:

Sokaklarımızda, parklarda, okula giderken çocuklarımız parçalanırken, yaşlılarımız sabah namazına giderken dehşeti yaşarken "hayvan hakları" maskesi altında statükoyu savunanlar, aslında en büyük kötülüğü yine o hayvanlara yapıyorlar. Mesele ne köpek düşmanlığıdır ne de merhamet yoksunluğu. Mesele, devletin en temel görevi olan "insanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunun sahada karşılık bulmasıdır.

Vicdan Sömürüsüne Geçit Yok

Sokakları vahşi bir ormana çeviren başıboşluk, aslında hayvan haklarını savunmak değil, hayvanı sahipsizliğe ve sefalete mahkûm etmektir. Kışın soğuğunda, açlık içinde, birbirini parçalayan hayvanları sokakta tutma inadı merhamet değil, modern bir zulümdür. Gerçek hayvanseverlik, onları kayıt altına almak, sorumluluğunu taşımak ve toplumsal huzuru bozmayacak bir düzen inşa etmektir.

Kimse kusura bakmasın; bir insanın hele hele bir çocuğun canı, hiçbir "mama lobisinin" cirosundan veya "duyar kasma" seansından daha değersiz değildir. İnsan canının korunmadığı yerde, hak ve hukuktan bahsetmek sadece retorikten ibarettir.

1. Temel Haklar Dengesi: Kimin Hakkı Önce Gelir?

Hukukta "haklar hiyerarşisi" vardır. Anayasamızın 17. maddesi, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu belirtir.

​Vatandaşın Hakkı: Güvenli bir çevrede yürüme, saldırıya uğramama ve fiziksel bütünlüğünü koruma hakkıdır.

​Hayvanın Hakkı: Eziyet görmeme ve kötü muameleye maruz kalmama hakkıdır.

​Hukuki Öncelik: Bir çatışma anında insanın "yaşam hakkı", her türlü diğer düzenlemenin üstündedir. Devlet, sokakları güvenli hale getirmekle anayasal olarak yükümlüdür.

2. Belediyelerin Hukuki Sorumluluğu (Hizmet Kusuru)

Mevcut yasal düzenlemelere göre belediyeler, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek ve barınaklarda muhafaza etmekle görevlidir.

Saldırı Durumunda Tazminat: Eğer bir vatandaş sokakta başıboş bir köpek tarafından saldırıya uğrarsa, bu bir "hizmet kusuru" sayılır. Mağdur; hastane masrafları, iş göremezlik kaybı gibi maddi zararlarının yanı sıra yaşadığı korku ve travma için belediyeye karşı tam yargı davası açarak tazminat alabilir.

​Yargıtay ve Danıştay Kararları: Yüksek yargı, "Sokaklar hayvanların doğal yaşam alanı değildir" diyerek, saldırılardan idarenin (belediye ve valilik) sorumlu olduğuna defalarca hükmetmiştir.

3. Yeni Düzenleme Ne Getirdi?

Kamuoyunda tartışılan son yasal değişikliklerle "yakala-kısırlaştır-bırak" modeli, yerini "yakala-kısırlaştır-barınakta tut" modeline bırakmıştır.

Sokakta Başboşluk Artık Yasal Değil

Kanun artık hayvanların sokaklara geri bırakılmasını değil, sahiplendirilene kadar barınaklarda bakılmasını esas alıyor.

​Sahiplenme Sorumluluğu: Hayvan sahiplenen vatandaşlar, artık "terk etme" lüksüne sahip değil. Dijital kimliklendirme (çip) sayesinde hayvanını sokağa atan kişilere ağır idari para cezaları uygulanıyor.

Belediye Başkanlarına Hapis Yolu Göründü

Vatandaşın can güvenliğini hiçe sayıp barınak kurmayan, bütçeyi başka yerlere harcayan belediye başkanları için artık hapis cezası kapıda. Görevini yapmayan yerel yönetici, "görevi kötüye kullanma" suçundan yargılanacak. Devlet, "parayı verdim, işini yap" diyor.

4. "Ötanazi" ve "Uyutma" Meselesinin Hukuki Sınırı

Hukuk, keyfi bir öldürmeye asla izin vermez. Ancak;

​Toplum sağlığı için risk teşkil eden (kuduz riski vb.),

​Rehabilite edilemeyen (saldırganlaşmış ve sürüleşmiş),

​Acı çeken veya iyileşemeyecek hastalığı olan hayvanlar için,

Veteriner hekim kararıyla ötanazi bir istisnai hukuki yol olarak tanımlanmıştır. Bu, "tüm köpeklerin itlafı" değil, "riskli olanların elenmesi" prosedürüdür.

Hukuk devletinde sahipsiz hayvanın sorumlusu devlettir. Eğer sokakta can güvenliğiniz tehdit altındaysa, bu durum bir "hukuk ihlali"dir. Devletin görevi, hayvanı eziyetten kurtarıp barınağa almak, insanı ise korkudan kurtarıp sokakta özgürce yürütmektir.,

Unutulmamalıdır ki; Merhamet duygusu hukukun önüne geçerse kaos başlar; hukuk merhametle uygulanırsa düzen sağlanır. Sokaklar "sahipsiz" değil, "devletin ve hukukun denetiminde" olmalıdır.

Yurdal Kılıçer/TİMETÜRK

Etiketler:
Yurdal Kılıçer
Yurdal Kılıçer

Köşe Yazarı