$

Dolar

47,2225

Euro

54,0670

£

Sterlin

63,4014

Frank

57,9844

Gram Altın

6.265,3500

Bitcoin

3.115.632

$

Dolar

47,2225

Euro

54,0670

£

Sterlin

63,4014

Frank

57,9844

Gram Altın

6.265,3500

Bitcoin

3.115.632

Makale 23.07.2026 6 dk okuma

Siyaset “Yeni”lendi

Paylaş:

Demokrasi tarihi, kültürü, geçmişi ve partileşme anlamında sayısı oldukça zayıf (!) olan ülke siyasetimize yeni bir parti daha eklendi ve adını da “Yeni” koydular, sanki diğerleri çok eskiydi (!).

Mehmet Âkif’in “Eski, eski olduğu için değil kötü olduğu için atılır. Yeni, yeni olduğu için değil iyi olduğu için alınır” sözünde saklı olan düz mantığa göre fikir yürütmeye çalışırsak, şimdi bu “Yeni Parti”; iyi parti mi oluyor?!..Eğer bu parti iyi partiyse böyle bir durumda diğer “İYİ Parti” ne oluyor? Hep anlatılır ya; Kedi buradaysa ciğer nerde, ciğer buradaysa kedi nerde?!... Tam da böyle bir durum yaşıyoruz. Neyse biz mevzumuza devam edelim;

Siyaset o kadar çok acımasız bir hâle geldi ki herkes Brütüs’e şapka çıkartırcasına düşman gibi birbirini arkadan hançerliyor. Kafasının tası atan yeni bir tabela partisiyle milletimizin / seçmenlerimizin karşısına çıkıyor. “Baba Ocağı” diye tarif ettiği, çocukluğundan - gençliğinden beri partinin değişik kademelerinde görev yaptığını ve partiyle birlikte büyüdüğünü açıklayan Özgür ÖZEL; yaşadıkları ve yaşattıklarıyla birlikte başta Cumhurbaşkanımız ERDOĞAN olmak üzere birçok kesim tarafından “Seni özgürleştireceğiz!” gerçeğiyle muhatap olmak zorunda kalmıştı.

“Özgürleşemeyen” Özgür ÖZEL, kadrosuyla birlikte tutuklu bulunan Ekrem İMAMOĞLU, bunların arkasındaki destekçi - zihniyet ve vesayet odakları asırlık partiyi ANAP’laştırmayı başaramayıp CHP’yi ele geçiremeyince; mutlak butlan kararından sonra bir kısmı ihraç edildi, bir kısmı parti içerisinde kaldı ve bir kısmı da kendi isteğiyle ayrılarak yeni bir yola girip dediğimiz gibi “Yeni” ismiyle bir parti kurdular. Bize de “hayırlı olsun!” demek düşer ama geçmişte yaşanılanlardan elde ettiğimiz tecrübe ve 160’ı bulan partilerin bir işe yaramadığından – amip gibi sürekli parti bölünmüşlüğünü gördüğümüzden yola çıkarak bu gidişatın da pek hayır getirmeyeceğini söylemek için müneccim de olmak gerekmiyor?!..

“Sağ” dan, “sol” dan, “millî görüş” ve milliyetçi kanattan ayrılan partiler için makaleler kaleme almış ve bunlar o yazılarımızda da iddia ettiğimiz her konuda bizleri haklı çıkarmıştı. Üzerinden bir geçelim mi;

“İYİ Parti” için “Siyasette “İyi” Şeyler olmuyor”,

“Gelecek Partisi” için “Gelecekte “gelecek” Görmüyorum”,

“Deva Partisi” için “Deva, Deva Olacak mı?”

diye yazılar yazmış, bu partilerin siyaset ve iktidar anlamında bir fayda sağlamayacağı, kendi alanlarına da “başarı” yazamayacaklarını, parçalamak ve parçalanmaktan başka bir iş yapmayacaklarını dile getirmiştim. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle birlikte tanıştığımız “ittifaklar” olmasaydı sözü edilen bu partilerin ne esamesi okunur ve ne de tabelaları kalır, geldikleri yere arkalarına bakmadan tıpış tıpış geri dönerlerdi. AK Parti ve MHP istese yukarıda isimlerini zikrettiğimiz partiler geri dönecek ama giderken ettikleri büyük laflardan utandıkları için geri dönmeye yüzleri yoktur.

CHP’den ayrılıp “Yeni Parti” adıyla parti kuran Özgür ÖZEL ve arkadaşları daha önceden CHP’den ayrılıp parti kuran Yaşar Nuri ÖZTÜRK (Halkın Yükselişi Partisi), Emine Ülker TARHAN (Anadolu Partisi), Mustafa SARIGÜL (Türkiye Değişim Partisi), Öztürk YILMAZ (Yenilik Partisi) ve Muharrem İNCE (Memleket Partisi)’nin durumuna düşmesin. Eğer Özgür ÖZEL böyle bir duruma düşerse; hem rezil olacak ve hem de “baba ocağı” dediği yer ona “kuma ocağı” na dönüşecektir. Geçici olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı’na getirilen Gürsel TEKİN’in de demesi gibi 2 – 3 ay sonra geri döneceklerse o zaman niye gidiyorlar, bu kadar film fırıldak olur mu?!...

Bakkal açmanın zor olduğu ülkemizde siyasi parti açmak kadar kolay bir şey yoktur. Bunu bilen ve önüne gelen herkes parti kuruyor, parti kapatıyor. Ortaya çıkan tablo ve 160’ı geçen partiyle birlikte adeta parti hurdalığına döndük. Ne kalite ne seviye ne haysiyet ne edep ve ne de ast – üst / usta – çırak ilişkisi kaldı. Geldiği yeri hep unutan, “tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır!” misali utanmadan – sıkılmadan – arlanmadan hep aynı yere dönüyor ve pişkin bir şekilde milletimizin karşısına çıkıyor. Bu acımasız kaderi ÖZEL’in yaşamasını da tavsiye etmem, kaldı ki CHP içerisindeki hırsızlık – yolsuzluk – usulsüzlük - fuhuş – rüşvet – pavyon pazarlıkları – kadro bonusları ve sair ne kadar çirkeflik varsa buna bulaşan – şaibeli isimleri yanına almaz, vesayetçi sol zihniyeti bir tarafa bırakıp ANAP benzeri bir modelleme yapmaya kalkar ve milletimizin karşısına arınmış bir şekilde çıkarsa işte o zaman gerçek manada özgürleşmiş olacaktır.

ÖZEL ve “Yeni Parti” si; İlk kurulmanın verdiği güç ve arkasına aldığı rüzgârın da etkisiyle taze bir şekilde milletimizden beklediği oyu alacaktır ama korkarım ki bu olmayacak. Anketlerin % 20 – 25 oy alacağını göstermesi ÖZEL’i ve partisini kurtarmayacağı gibi seçimler öncesinde buna inanarak yola çıkanlardan kimlerin zirve – kimlerin taban dip yaptığını ve sonrasında da yaşadıkları hüsranı gayet iyi biliyoruz, aldanmayın ve aldatanlardan da olmayın!...

Siyaset, ideoloji, lider, tabela anlamında yeni ve taze kandan ziyade köhnemiş zihniyet ve vesayet odaklarının ortadan kalkması lazım. Aksi takdirde bu gençlik, siyaset arenasından oldukça ümidini kesmiş olsa / gözükse bile yine inanç – millî ve manevi değerler anlamında içerisinde birazcık da olsa kırpıntılar vardır. Fidanı da büyüten damlaya damlaya pıt pıt düşen hayat suları değil midir? İşte bu hayat sularının kaynağını kurutur ve ağaç olup meyve vermeyi hedefleyen fidanları da kırarsanız ortaya çıkacak olan olumsuz duruma siz büyükler sebep olursunuz yoksa gençlerin tercihlerinde herhangi bir yanlışlık ve yaşantılarında da bir sıkıntı yoktur.         Günay Ertan Akgün/TİMETÜRK

 

   

Etiketler: