$

Dolar

47,0689

Euro

54,1008

£

Sterlin

63,8965

Frank

58,4900

Gram Altın

6.137,9500

Bitcoin

3.043.365

$

Dolar

47,0689

Euro

54,1008

£

Sterlin

63,8965

Frank

58,4900

Gram Altın

6.137,9500

Bitcoin

3.043.365

Makale 16.07.2026 6 dk okuma

“Rize’yi, Trabzon’a bağlayın!”

Paylaş:

Ülkemizde tarım – hayvancılık ürünleri, yemekleri, sanat – zanaat ve meslekleri, meşhur insanlarıyla birlikte ismiyle müsemma olmuş şehirler – iller ve yöreler vardır. Bizim de nam – ı hesabımıza Rize ve Rizelilik düştü, çok şükür!...

Rize ve Rizelilik dediğiniz zaman; kurşun atsanız işlemeyecek kadar kanım donar, her yerimi ciddiyet sarar, tabir caizse akan sular durur ve gurbette olmanın verdiği özlemle burnumun kemikleri sızlar. Neden olmasın değil mi;

Birçok insanımızın tatil için gidip döndükten sonra anlatmaya doyamadığı ve hatta ballandıra ballandıra anlattığı bir yerde yaşamış ve oradan olmak benim için daha çok gurur veriyor, şehrimle övünüyorum. Ancak;

“İsmiyle müsemma olmak” diye başlarken de söylemiştim, bizim Rize; Müteahhitlik, fırıncılık, “bizim orada haftada iki kere yağmur yağar; biri dört gün, diğeri de üç gün sürer!” şeklindeki esprileri, fıkraları aratmayan günlük yaşamları, misafir ağırlama – mertlik ve cömertliği, din – ilim – kültür – spor – sanat ve siyaset adamlarıyla meşhurdur, yöremizde de anlatıldığı şekliyle de “her dereden en az bir meşhur çıkmıştır!..”

Gündemimizdeki ana konu genelde “devlet yönetimi” ve “siyaset” olduğu için Rize’mizden de çok sayıda devlet adamı ve siyasi meşhurlar da çıkmıştır. Son 45 yılın siyaset dünyasına çok sayıda Rizeli isimler imzasını atmışlardır. Görüşleri, partileri farklı olsa da bunlardan bazılarını örnek verecek olursak; Ahmet Mesut YILMAZ, Ali TOPUZ, Köksal TOPTAN, Murat KARAYALÇIN, Algan HACALOĞLU, Aytekin KOTİL, Besim TİBUK, Ekrem ORHON, İsmail KAHRAMAN, Şevket YILMAZ, Tuncay MATARACI, Mehmet HABERAL, kısa süreli de olsa İBB başkanlığı sırasında hem İstanbullu hemşerilerimiz ve hem de gönül belediyeciliği üzerinden milletimizin sinesinde güzel bir yer edinen son olarak da 25 yıldır ülkemize – milletimize ve ümmetimize faydalı olan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN, vesaire, vesaire…

Rize ve Rizelilik genleri çok farklıdır. Bunlarla oynamaya kalkarsanız günün sonunda zarar gören sizler olursunuz. Siyasetten alacağını alan Rize ve Rizeliler, her dönem bunun ekmeğini yese de bazen ciddi sıkıntılarıyla yüzleşmek zorunda kalmışlardır. Hemşehri siyaseti ve hemşehriciliği (kimse alınmasın ve gocunmasın; her yörenin kendine has hizmet ve siyasetçilerle iş görme – yaptırma şekli vardır) Mesut YILMAZ (ANAP – Anavatan Partisi) dönemlerinde çok iyi yaşayan ve her kapıyı ardına kadar açan Rizeliler; bu alışkanlıklarını ERDOĞAN zamanında yerine getirememiş, bunun da ezikliğini kurumlar ve iş yapamama da görmüştür, sadece bu kadarla kalsalar iyi!...

Rize’ye gelen proje – yatırım ve bütçeler Güneysu ilçesine kaydırılıyor, Merkez ilçe dahil olmak üzere diğer ilçelere üvey evlat muamelesinde bulunuluyor ve “Rize, Güneysu’dan ibaret değildir!” şeklindeki serzenişler artık sık sık dillendirilmeye başlandı ve hatta CHP’nin 47 yıl üzerine Rize’den milletvekili çıkarması da bunun bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Rize’deki bazı kurum ve kuruluşlar, AK Parti iktidarı zamanında ya kapatıldı ya da Trabzon’a taşındı ve kala kala elimizde - Rize’yle müsemma olan - ÇAYKUR kaldı. Çay fiyat, kota ve kontenjan gibi alım politikaları yüzünden ÇAYKUR’u da ya Trabzon’a taşırlar ya satarlar ya da “zarar ediyor!” bahanesiyle tümden kapatırlar. Bunun yanı sıra Rize’deki DLH 1. Bölge Müdürlüğü’nün Trabzon’a taşınması, PTT Başmüdürlüğü’nün kapatılıp Trabzon’daki müdürlükle birleştirilmesi (sus payı vermek için başına Rizeli bir müdürün getirilmesi Rizelinin öfkesini dindirmemiştir) ve bunlara benzer alınan radikal kararlar, Rize ve Rizelileri hiç de hoşnut etmedi, bilin istiyorum!...

Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın iki damadının Trabzonlu olmasından dolayı külliye ve AK Parti genel merkezindeki Trabzon ve Trabzonlu hegemonyasının kırılamaması ve zırh gibi kaplaması – her yeri sarmalaması Rize ve Rizelileri ciddi manada üzmüş, üzmeye de devam etmektedir. Her devrin adamı olan – iş kotaran Trabzon ve Trabzonlular yüzünden halkımız Rize ve Rizelileri de düşman (!) olarak bellemiş, tayin – atama – iş ve ihale dağılımları, kadro yerleştirmeleri gibi arka kapılar ardında ne kadar yapılanma varsa hepsinde de Trabzon ve Trabzonluların imzası vardır.

Trabzonlular, her platformda Rizelileri kardeş olmaktan çok rakip olarak görüyor ve hatta “T” den sonra “R” gelir ve “siz zaten bizim ilçemiz gibisiniz!” diyerek dalga konusu yapıyorlar. Trabzonlular, kendi içlerinde bile tatsız bir rekabet içerisindeler. İl içerisindeki kadro dağılımları, TS’nin yönetiminin kimde olacağı, kurum ve kuruluşlardaki üst düzey atamalara kimlerin getirileceği gibi konulardan dolayı bir “iç çekişme” ve il içerisinde de “Of” – “Akçaabat” – “Çaykara” ilçeleri sürekli bir yarış halindeler. AK Parti iktidarlarının kabine üyelerine (bakanlara) baktığınız zaman birçok bakanın Of ve Çaykara’dan çıktığını (halk arasında da “bir dereden 6 bakan var!” şeklinde espriler bile yapıldı) ve bunların ağırlığının nasıl da hissettirildiğini de görürsünüz, görmemek için art niyetli olmak gerek!...

Trabzon ve Trabzonluların lobi faaliyetleri artık “rahatsız” edecek seviyeye ulaşmıştır. Bu lobi sadece Rize ve Rizelileri değil aynı zamanda da bizlerin dışında kalan herkes / her kesim de bu durumlardan mustarip olmuşlardır. Bunların bir yerde durması – durulması için ne ya da nelerin yapılması gerekir?!...

Seçim sandığı geldiğinde Rize’den CHP bir milletvekili daha kazanırsa ya da Rize belediyesi CHP’lilere teslim edildiğinde bunun suçlusu kim ya da kimler olacak ve bu vebali de hangi AK partili üstlenecek? CHP’nin Rize yerelinde ikinci bir vekil kazanması veya belediyenin de CHP’lilere geçmesi karşısında ortaya çıkacak olan tabloda Rizeliler şunu söylüyorlar; “Cumhurbaşkanı ERDOĞAN, bunları ne zaman görecek ve feryat figanlarımızı da duymayacak mı?”

Yazının başlığından da anlaşılacağı üzere biz bir ironi yapmaya çalıştık ancak Rize ve Rizelileri görmezden gelmeye devam edecekseniz o zaman Rize’yi Trabzon’a değil de Of’a bağlayın, en azından fizikî ve manevî yakınlığımız vardır, vesselam!...

Günay Ertan Akgün/TİMETÜRK

Etiketler: