$

Dolar

46,6660

Euro

53,2289

£

Sterlin

62,0951

Frank

57,6195

Gram Altın

6.097,7800

Bitcoin

2.761.515

$

Dolar

46,6660

Euro

53,2289

£

Sterlin

62,0951

Frank

57,6195

Gram Altın

6.097,7800

Bitcoin

2.761.515

Makale 29.06.2026 8 dk okuma

NATO Zirvesi’nin olası gündem maddeleri ve Türkiye’nin önemi

Paylaş:

NATO Zirvesi günden güne yaklaşırken bu zirvenin NATO için son yılların en büyük ve en önemli zirvesi olacağı bu noktada da bu zirvede alınacak kararların kritik olacağı öngörülüyor. Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek zirvenin gündem maddeleri ne olacak ve Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek bu zirvede hangi kararlar öne çıkacak bu son günlerin en büyük sorusu niteliğinde.

NATO’ya son dönemde baktığımızda özellikle ABD ve Avrupa arasında çatırdamaların olduğu Avrupa içerisinde kırılmaların yaşandığı bir dönem olarak yorumlamak gerekli. Donald Trump’ın Başkanlığı sonrasındaki bu kırılma ABD’nin daha bağımsız hareket ederek Avrupa’yı arka planda bıraktığı bir dönem oldu. Bu noktada ilk kırılma Trump’ın Grönland isteği olmuştu ayrıca ABD Ulusal Güvenlik Raporlarında Batı Yarımküreye Dönüş sinyali verilmişti ve ABD-Avrupa arasında bir gümrük konusu söz konusuydu bu gündem bugün hala geçerli en son ise ABD’nin İran saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazının kapatılması ABD’nin Hürmüz’ün askeri yol ile açılabilmesi adına Avrupa’dan istediği desteği alamaması bu kırılmaların sebeplerinden birkaçı olarak yorumlanabilir. Avrupa’daki kırılmaları da aslında buraya bağlamak gerekli zira Trump’ın ABD’yi NATO ittifakından geri çekmeye çalışması Avrupa içinde silahlanma hızını tetikledi zira koruma şemsiyesi geri çekilmeye başladı. ABD’nin geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen NATO Zirvesinde üstünde durulan konuda bu oldu Avrupa kendini koruma kapasitesini artırmalı ve güvenlik harcamaları %5’i görmeliydi. Brüksel bugün bu çaba içerisinde hem savunma sanayi teşviklerini artırıyor hem de Ukrayna’ya askeri desteğini artırıyor.

Avrupa içinde kırılgan sorunlarda söz konusu bu da özellikle Rusya’ya karşı alınan kararlar üzerinden değerlendirmek gerekli. Avrupa Birliği yapısal sorunlar yaşıyor fakat birlik içinde Rusya’ya karşı alınan kararlara bir ülkenin ret vermesi yeterli olduğundan etkin bir siyasi yaptırım ağır kalabiliyor. Avrupa Birliği içerisinde Rusya’ya karşı alınan kararlara set çekilebilmesi ya da ülkelerin farklı politikalar uygulama isteği birlik içinde bir çatırdama etkisi veriyor.

NATO içinde ABD ve Avrupa arasında artan anlaşmazlık problemi söz konusu bu noktada güvenlik politikaları ortak noktaya çekilmeye çalışılacaktır bunun da tek yolu Avrupa’nın savunma sanayii üretimini arttırmak ve güvenlik harcamalarını üst noktaya çekebilmektir. Bu durum hem ABD’nin yükünü azaltacak hem de ikili ilişkiler noktasında verimi arttıracaktır.

NATO’nun Ankara’da yapılacak zirvesinde de özellikle savunma sanayii yatırımları en fazla görüşülecek alanlardan biri. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’de bunun üzerinde oldukça durdu zira Ankara zirvesinde özellikle savunma sanayi anlaşmalarının olacağını belirtti. Bu da NATO içindeki bağı güçlendirmesi açısından oldukça önemli ve bu anlaşmalar alınacak kararlardan öte Ankara zirvesini daha önceki 2025 Lahey zirvesinden daha kritik hale getiriyor diyebilirim. NATO’nun üstünde duracağı konu şüphesiz savunma üretimlerinin hızlandırılması üzerine olacak.

Türkiye açısından hem zirveye ev sahipliği yapması açısından hem de savunma üretimleri açısından değerlendirdiğimizde zirvede önde olacak ülke olacak. NATO Zirvesinin Ankara’da olacak olması jeopolitik ve bölgesel ağırlığın Türkiye adına arttığını gösteren sembolik bir gelişme. Bölgede artan istikrarsızlık Türkiye’yi NATO içinde merkez ülke yapan bir gerçeği oluşturuyor. Türkiye ayrıca bölgedeki istikrarsızlıklara arabuluculuk rolüyle yaklaşıyor ve dengeyi kurabiliyor. Bu da özellikle diplomatik olarak Türkiye’nin bölgesel önemini üst seviyeye çıkaran bir durum. NATO zirvesinde görüşülecek konular arasında Rusya-Ukrayna Savaşı, İran krizi olacak. Türkiye Rusya-Ukrayna savaşında özellikle iki ülke ile de görüşmesi açısından dengeyi kuran bir NATO ülkesi konumunda İran krizinde ise arabuluculuk diplomasisi adına öne çıkan bir ülke. Bu noktada jeopolitik ağırlık merkezinin Türkiye’de olması da beklenen bir gelişme.

Enerji ve Arz Güvenliği noktası da NATO için oldukça kritik zira Hürmüz Boğazının kapatılması süreci enerji arzını oldukça tehlikeye attı. Bu noktada Türkiye’nin enerji merkezi rolü küresel arz güvenliği açısından kritik öneme sahip durumda. Türkiye enerji krizi yaşamamak adına bu sene ve geçen sene içerisinde enerji anlaşmaları ile arz güvenliğini tamamen koruma altına almış durumda bu rol aynı zamanda Avrupa’nın enerji güvenliği açısından da oldukça önemli zira Türkiye bir geçiş güzergahı bu da Türkiye’nin önemini kat ve kat arttırıyor. Türkiye ayrıca yenilenebilir enerji dinamikleri noktasında da Avrupa’da öne çıkan bir ülke ve bu konuda yatırımlarını her geçen gün artırıyor.

Türkiye’nin bu zirvede öne çıkacağı diğer konu yukarıda da bahsettiğim ve zirvenin en önemli konusu olacak çerçeve savunma harcamaları… hali hazırda Türkiye savunma sanayi alanında üst ligde yer alan bir ülke ve yerlilik oranını %80 bandına getirmiş durumda platform bazında bakıldığında İHA/SİHA, zırhlı araçlar, askeri gemiler ve mühimmatlar noktasında gövde tasarım ve yazılım seviyesinde yerlilik oranı çok yüksek durumda ve proje sayıları artan ivmede devam ediyor. Yerli savaş uçağı KAAN projesi ilerliyor fakat motor noktasında bu zirvede önemli bir karar alınabilir. Türkiye mühimmat yazılım gövde tasarımı ve taktik sınıfta operasyonel bağımsızlığını tamamen ilan etmiş durumda diyebiliriz. NATO Genel Sekreteri Rutte’de Türkiye’nin savunma sanayi kapasitesini özellikle övmekte bu zirvede üstünde durulması gereken diğer konu Avrupa Güvenlik Mimarisinde Türkiye’nin kesinlikle yer alması gerektiği olacaktır zira Avrupa Güvenliği Yunanistan ya da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi ülkelerin sözlerine göre hareket edilemeyecek kadar kritik bir konu ve Avrupa’nın bu noktada Türkiye’ye ihtiyacı daha fazla artmış durumda.

NATO Zirvesinde bu sebeple önemli kararlar göreceğimizi düşünüyorum. ABD özellikle Türkiye’ye teslim edilmesi gerekilen F-35’ler noktasında titiz bir çalışma yürütüyor ayrıca jet motoru teslimleri de gündemde. Bu zirvede bu kararın alınması özellikle Türkiye’nin hem hava gücünü arttıracak hem de savunma sanayii alanına geniş bir destek sağlamış olacak. Bu NATO içinde savunma birliğini sağlayacakken Türkiye-ABD ilişkilerine de oldukça yararlı olacaktır ve ilişkilerin gelişimi ivmelenecektir.

NATO Zirvesinde öne çıkan diğer başlık hava savunma noktasında SAMP/T üretimi noktasında idi. Bu konu özellikle Türkiye-Fransa ilişkilerinde uzun zamandır gündemde olan bir konu bu zirvede özellikle ortak üretim noktasında belirli anlaşmalar olabilir. Türkiye bu noktada hava savunmasını güçlendirmeyi hem de yerli sistemleriyle dış sistemleri entegre ederek bir üretim ortaya koymayı planlıyor. Bu da özellikle NATO içindeki verimliliği ve ortaklığı artıracak bir gelişme olarak ortaya konacaktır diyebilirim.

Türkiye ana hattıyla hem Avrupa Güvenlik Mimarisindeki önemini arttırarak zirveden çıkabilir hem de ABD ile ilişkilerini ivmelendirerek NATO içinde kritik konumunu arttırabilir. Burada kritik konu özellikle F-35 teslimleri ve jet motorlarının teslimi noktasında haberlerin çıkması sonrasında ABD’de Kongre’de artan Yunan ve İsrail lobileri etkisi olacaktır bu lobilerin aşılması oldukça büyük öneme sahip. Fakat söylediğim gibi Avrupa güvenliği ve NATO’nun ortaklığı lobilerden daha kuvvetli bir bağı oluşturabilir. Bu da lobilerin aşılmasını sağlayabilir.

Mustafa Metin Kaşlılar/TİMETÜRK

 

 

 

Etiketler: