$

Dolar

45,9215

Euro

53,5558

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,7607

Gram Altın

6.693,4900

Bitcoin

3.388.030

$

Dolar

45,9215

Euro

53,5558

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,7607

Gram Altın

6.693,4900

Bitcoin

3.388.030

Makale 01.06.2026 5 dk okuma

İsrail işgallerini derinleştiriyor

Paylaş:

İsrail bilindiği üzere hem Gazze’de hem Lübnan’da işgallerini derinleştirme stratejisini her geçen gün arttırıyor. Bu noktada Lübnan’da sürekli olarak süren ve ateşkeslere rağmen saldırılarına devam eden İsrail kara operasyonu ile Lübnan’da Şakif Kalesini ele geçirmiş durumda bu kritik bir eşik zira bu kale Nebatiye kentine yaklaşık beş kilometre mesafede İsrail sınırından ise kuş uçuşu yaklaşık 9 ila 11 kilometre uzakta İsrail ayrıca bu operasyonlarda sivil halkı tahliye ederek bölgede işgali resmi hale getirmeyi amaçlıyor ve Yahudi yerleşimcileri bölgeye taşıyıp sınır hattını Hizbullah’tan uzak tutmak istiyor. İsrail açısından bu kale şu açıdan kritik bir öneme sahip 1982 Lübnan Savaşı’nda İsrail bu bölgeyi büyük kayıplar vererek almıştı fakat 2000 yılında geri çekildi burası İsrail’in tahkimat bölgesi olması açısından ilk öneme sahip bölge amaç Lübnan’ın güneyinde kalıcı bir tampon bölge oluşturmak ve tam denetimi Lübnan’ın güneyine yaymak üzerine kurulu diyebilirim. Bu tahkimat üzerinden ayrıca Hizbullah hedeflerinin daha net şekilde takip edilmesi planlanıyor. Bu işgalin genişlemesi riski her zaman yüksek ve Lübnan’a saldırıların daha fazla artması net gözüküyor.

İsrail ayrıca Gazze şeridine de sürekli olarak saldırılar düzenlemeye devam ediyor. Bu ateşkes süresince birçok hava saldırısı düzenlenmiş durumda. Bu saldırılarda özellikle mülteci kampları doğrudan hedef alınıyor. İsrail’in Gazze’de amacı şu hali hazırda Gazze’nin %60’ını işgal etmiş durumda bunu ateşkese rağmen %70’e çıkarmayı planlıyor. İsrail’in ayrıca işgal bölgelerinde yaptı göç stratejisi ile de Gazze’den Filistinlileri zoraki göçe zorluyor bu da işgal sonrası Yahudi yerleşimcilerin Gazze içinde yerleşimlerini arttırması riski taşıyan bir durum. Bu noktada İsrail işgalini belirli bahanelere dayandırmak zorunda zira Lübnan’da Hizbullah’ın karşı saldırıları İHA ağırlıklıydı İsrail bu İHA grubunun Hamas’ta da olabileceği yönünde bir bahane üreterek işgali ve saldırıları hızlandırabilir bu sebebiyetle Gazze Barış Konseyinin İsrail’in tehditleri ve işgallerine karşı net tutum içinde olması kritik seviyede önemli zira ateşkesin tam uygulanması Barış Konseyinin sorumluluğunda yer alıyor.  İsrail ayrıca İran ile çatışmanın devam etmesi ve rejimin tamamen devrilmesi noktasında ABD lobileri çevresinde çalışmalarını sürdürüyor.  Kısaca İsrail Ortadoğu’yu cerrahi operasyon içerisine almaya odaklanmış durumda ve bu da oldukça tehlikeli bir süreç.

Şunu net bir biçimde söylemek gerekli İsrail ateşkeslere ve gerçekleştirilen görüşmelere hiçbir şekilde uymuyor ve gerçekleştirilen ateşkese rağmen saldırılarını sürekli artırıyor bu yüzden İsrail güvenilemez bir noktada ayrıca son raporlarda Gazze ve Lübnan’da insan hakları ihlalleri yaptığı gibi İsrail hapishanelerinde de Filistinlilere artan insan hakları ihlalleri söz konusu bu noktada “idari tutukluluk” adını verdiği keyfi uygulama ile Filistinlileri hapishanede tutabiliyor. Birleşmiş Milletler Raporlarında ise İsrail için utanç kaynağı olması gereken bir rapor paylaşıldı bu raporda İsrail’in çatışma bölgelerinde cinsel şiddete başvurduğu belirtildi. Bu rapor gerçekleştirilen şiddetin boyutlarını göstermesi açısından kritik öneme sahip.

İsrail’in artan saldırıları ve işgalleri İsrail ordusu içinde büyük kayıpları beraberinde getiriyor.  Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’ın İHA saldırılarını arttırması özellikle İsrail ordusu içinde bir soru işareti olmayı sürdürüyor zira bu saldırılar İsrail için yüksek maliyetli yani kısaca İsrail Lübnan’ın güneyinde işgalini genişlettikçe aslında karşılığında daha fazla yorgunluk alıyor. Hizbullah bölgede İsrail içlerine saldırılarını aktif bir biçimde sürdürüyor. Aynı zamanda İHA saldırıları İsrail ordusu içinde ağır zayiat demek. Hizbullah İHA saldırıları ile özellikle İsrail’in birliklerini ve askeri araçlarını küme halinde toplaması sayesinde hedefleri daha rahat şekilde imha edebiliyor. Lübnan’da Şakif kalesinin işgali sonrasında İsrail üretim hatlarını daha sert hedef almaya başlayabilir. Fakat İsrail ordusu içinde bu işgal daha fazla yara almak demek olacaktır. Ayrıca İsrail’in sürekli olarak savaş halinde olması ciddi bir ekonomik kriz, bütçe açığı ve işgücü kaybına sebep oluyor bu alanı ABD’nin finansal ve lojistik imkanları sayesinde lehine çevrilebilse de iç kamuoyunda bir rahatsızlık sürekli olarak söz konusu bu rahatsızlık Netanyahu Hükümetinin savaşı sürdürme noktasındaki itici gücü zira Netanyahu iktidarını tamamen savaşa endekslemiş durumda kısaca iç huzursuzluğu savaşla yönetmeye devam ediyor.

Mustafa Metin Kaşlılar/TİMETÜRK

Etiketler: