$

Dolar

46,5381

Euro

53,0205

£

Sterlin

61,4974

Frank

57,5041

Gram Altın

6.143,6900

Bitcoin

2.908.396

$

Dolar

46,5381

Euro

53,0205

£

Sterlin

61,4974

Frank

57,5041

Gram Altın

6.143,6900

Bitcoin

2.908.396

Makale 24.06.2026 7 dk okuma

Başkent Moskova ve kritik altyapı hedef altında

Paylaş:

24 Şubat 2022 tarihinde Rusya’nın Ukrayna’yı topyekûn işgali ile başlayan savaş barış görüşmelerinin sürekli tıkanması arasında hala devam ediyor ve savaş boyunca her iki tarafta da stratejik değişimler yaşanıyor.

24 Şubat 2022 tarihinden bu yana en önemli konu cephe hattı fakat cephe hattında uzun bir süredir kilitlenme söz konusu Rusya belirli noktalarda ilerlemeler sağlamış olsa da geri püskürtülebiliyor ilaveten askeri kayıplarda oldukça yüksek ABD merkezli CSIS kuruluşu raporlarına göre Rus ordusu 1,2 milyon askerini savaşta kaybetmiş durumda bu şunu net olarak gösteriyor. Cephe hattında Ukrayna savunması hala sert ve direnci oldukça yüksek bu da Rusya’yı doğrudan cephe hattından Ukrayna’yı yıpratacak olan şehir içi saldırılara, enerji altyapı saldırına çekiyor diyebilirim. Rusya uzun bir süredir Ukrayna şehirlerini doğrudan hedef alıyor sürü İHA saldırıları ile Ukrayna’nın zayıf bölgesi olan hava savunma sistemlerini test ediyor. Ayrıca enerji altyapılarını hedef alarak yaşanılamaz bir bölge oluşturma çabası içerisinde bu Rusya’nın yıpratma savaşının bir örneği ve cephe hattından gündemi bu saldırılara çekmek üzerine kurulu.

Ukrayna açısından ise en sorunlu taraf hava savunma sistemlerinin Avrupa üzerinden geç tedarik edilmesi zira bu geç tedarikler Ukrayna’nın hava gücünü sınırlıyor ve İHA saldırılarına karşı etkisiz bırakabiliyor. Ukrayna’nın amacı ise Rusya’yı ekonomik baskı altına almak üzerine kurulu bunu Avrupa Birliği üzerinden yapmayı sürdürüyor ve yaptırımların, baskıların arttırılmasını sağlamaya çalıyor ayrıca son birkaç yıldır Rusya içinde kritik enerji noktalarını doğrudan hedef almaya başladı. Bu saldırılar ile Rusya’nın enerji üretimini azaltmayı hedefliyor ki kısmen de olsa başarılı oluyor bu saldırılar sayesinde üretim ciddi seviyelerde düşme noktasına gelebiliyor. Bunu şuradan anlayabiliyoruz özellikle Ukrayna’nın saldırıları sonrasındaki dönemlerde ihracat yasakları gelebiliyor. Ukrayna’nın özellikle Rus şehirlerine doğrudan saldırıları artık net şekilde Moskova’yı da hedef altına alıyor diyebilirim.

Ukrayna tabii ilk defa Moskova’yı hedef almadı. 2023 tarihinde Kremlin’e ve Moskova’nın iş ve finans merkezilerine doğrudan saldırılar başladı fakat bunlar sembolik kalan saldırılardı. 18 Haziran’da gerçekleştirilen Moskova saldırıları ise savaşın başından bu yana gerçekleştirilen en büyük, yoğun ve kapsamlı saldırılar oldu. Bu da askeri doktrinde değişimler olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu saldırıların 2022’den beri en kapsamlı saldırı olduğunu belirttim zira bu saldırı 200’den fazla Ukrayna İHA’sı ile gerçekleştirildi ve Moskova’da neredeyse hayat durma noktasına geldi. Ukrayna’nın özellikle misilleme saldırı olarak bakıldığında Rusya’ya ciddi bir zarar verdiğini net olarak söyleyebiliriz zira Kapotnya petrol rafinerisini bu saldırıda doğrudan hedef alındı bu rafineri Moskova’nın benzin ihtiyacının %40’ını dizel ihtiyacının ise yarısını karşılıyor. Bu saldırı sonrasında yakıt tedariklerinde sorun olacağını net olarak söyleyebiliriz. Moskova’nın normal şartlarda en yoğun ve katmanlı hava savunma sistemlerine sahip olduğunu düşünürsek bu saldırılar hava savunma sistemlerini doygunluğa eriştiriyor ayrıca radarlarda alçak irtifadan uçan İHA’lar görünemeyebiliyor ilaveten cephe hattına kaydırılan hava savunma sistemleri de başkent Moskova üzerinde boşluklar yaratmış durumda olabilir. Ukrayna’nın İHA sürüleri saldırıları daha fazla artacaktır zira bu saldırılar dediğim gibi hava savunma sistemlerini doygunluğa eriştirip tamamen etkisiz bırakabiliyor. Ukrayna’nın saldırıları özellikle Rusya’nın kritik enerji altyapılarını hedef almaya devam edecektir. Bu misilleme saldırıların artması barış görüşmelerine giden yolda daha büyük sorunların oluşmasını da tabii ki getirecektir zira Rusya’da misilleme saldırılarını Ukrayna üzerinde arttırmaya başlayacaktır.

Ukrayna’nın hava savunma sistemlerinde yaşanan sorunların giderilmesi oldukça kritik bir konu zira bu tedariklerin gecikmesi dediğim gibi en büyük sorun olarak karşımızda Almanya bu konuda önleme füzelerinin Ukrayna’ya tedarikini hızlandıracaktır. Ayrıca İngiltere 50 bin İHA desteği ve hava savunma füzeleri, İspanya hava savunma füzeleri desteği Hollanda’nın ilave İHA’lar Kanada’nın ise askeri araç desteği taahhüdü verdiğini belirtmemiz gerekli bu tedariklerin Ukrayna’ya hızlıca ulaşması dayanma kapasitesini daha da yükseltecektir. Ayrıca karşı saldırı yeteneklerini de daha fazla arttıracaktır. Bu da Rus şehirlerinde daha fazla saldırı demek olacaktır. Son dönemde Moskova saldırıları ayrıca Rus şehirlerinde kritik konumların doğrudan hedef alınması örnek olarak Varonej’de bulunan Rusya’nın askeri üretimine doğrudan katkısı bulunan ve yarı iletken bileşenleri tedarik eden Sborka fabrikasının da hedef alınması oldukça önemli.  Ukrayna bu saldırılarla olası bir barış görüşmesi ortamı sağlanabilirse elini güçlendirmek istiyor diyebilirim bu yüzden Ukrayna’nın askeri doktrini bu süreçte olabildiğince ağır saldırı üzerine olacaktır. Ayrıca Ukrayna Belarus üzerinde de hedefleri vurma stratejisi takip edebilir zira son dönemde Belarus sınırını güçlendirme tedbirleri uygulamaya başladı. Ukrayna özellikle Rus İHA’larının Belarus üzerinden sürekli olarak gönderildiğini belirtti. Rusya’nın cephe hattındaki sıkışması Belarus üzerindeki baskıyı arttırmış gibi görünüyor zira bu hareketliğin sebebi de bu olabilir. Fakat Belarus savaşın başından bu yana Ukrayna’ya karşı tamamen bir askeri bir cephe açmış değil fakat Rus lojistiğinin Belarus üzerindeki etkisinden de bahsetmeden geçilmemesi gerekiyor. Bu yüzden Ukrayna kuzeyinde bir savaş tehdidi üzerine strateji geliştirmeye başlamış durumda. Bu çerçevede Rusya tarafındaki açıklamalara bakarsak görüşmelere tekrar dönülmesi tavsiyesi verilmiş durumda bu görüşmeler ayrıca savaşta nefes alınması adına da mühim.

Karadeniz saldırıları da süren bir diğer gelişme bilindiği üzere iki ülkede de ticari gemileri doğrudan hedef alıyor ve Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği doğrudan etkileniyor. En son Ukrayna limanlarına giden 2 ticari gemiye saldırı düzenlendi. Bu Rusya’nın Ukrayna’nın limanlarını kesme stratejisi olarak yorumlanabilir. Ukrayna’da gölge filo olarak tanımladığı Rus gemilerini ya da Rus malı taşıyan ticari gemileri doğrudan hedef alıyor bu bölgede savaşın artan etkisini görmemiz açısından oldukça önemli. Türkiye ise bu noktada iki ülke ile de görüştüğü gibi Karadeniz güvenliği adına birçok adım atmış durumda diyebiliriz.

Mustafa Metin Kaşlılar/TİMETÜRK

Etiketler: