24 Şubat 2022 tarihinde Rusya'nın işgaline uğrayan Ukrayna bugüne kadar geçen süre içerisinde topraklarının tamamının işgaline izin vermediği gibi güvenlik stratejilerinde edindiği tecrübeler oldukça genişlemiş durumda. Özellikle Rusya'nın Ukrayna şehirlerine ve enerji noktalarına yaptığı ağır saldırılara karşı alternatif çözümler üretme ve İHA karşıtı teknoloji noktasında hızla ilerleme göstermiş vaziyette son dönemde hava savunma noktasında eksiklikler yaşamasına rağmen bu noktada bir gelişim savaş boyunca askeri üretimler noktasında büyük bir askeri ve savunma sanayi ekosistemi tecrübesi sağlamış durumda.
Savaşın başlamasından bu yana Ukrayna özellikle Rusya'ya askeri yardım noktasında destek sağlayan her ülkeye karşı bir yaptırım uygulamış ve Batı ülkelerinde de bunun üstünde fazlaca durmuştur. Kuzey Kore ve İran içinde bu durum geçerli oldu. İran savaşın başından bu yana Rusya'nın en kritik askeri tedarikçilerinden biri olmuş teknoloji transferleri ve ortak üretim alanları da oluşturulmuştur. Rusya Ukrayna'nın kritik altyapı tesislerini özellikle İran yapımı Shaded dronları ile hedef alıyordu. Bunun yanında Balistik füze transferleri, topçu mühimmatları İran tarafından Rusya'ya sevk edilmiştir. 28 Şubat 2026 tarihinde İran'ın ABD-İsrail ortak operasyonun hedefi olması sonrasında İran misilleme olarak Körfez ülkelerine doğrudan saldırılara başladı ve bu saldırılar büyük ölçekli hale gelerek savaşın yayılması riskini arttırmış durumda. Bu noktada Ukrayna Körfez ülkeleri dahlinde İran'ın saldırılarına karşı ortak bir çalışma içerisinde yer alacak. Bu noktada İran'a karşı yapılan saldırılar İran'ın saldırıları doğrudan Rusya-Ukrayna savaşına da bağlanmış oldu diyebilirim.
Ukrayna İran'ın Körfez ülkelerine saldırıların devam ettiği bu dönemde Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Suudi Arabistan ile güvenlik ve savunma alanında iş birliği noktasına gelmiş durumda. Bu Ürdün ile de bir ortaklığa bürünebilir. Bu çerçevede özellikle teknolojik planlamalarda iş birliği, ortak yatırımlar ve İHA, füze saldırılarına karşı ortak savunma noktasında anlaşmalar imzalandı. Bu noktada Ukraynalı İHA savunma uzmanları ve ayrıca sistemler Körfezde konuşlandırılmış durumda diyebiliriz zira BAE'de İran saldırıları sonrasında Ukrayna'ya ait İHA karşıtı sistemleri hedef alındı. İran'ın bu saldırısı bilinçli zira doğrudan Ukrayna menşei üzerine bir saldırı gerçekleştirmesi Ukrayna içinde bir uyarı niteliği taşıyor diyebiliriz.
Ukrayna özellikle Rusya'ya karşı devam eden savaş içerisinde barış görüşmelerinin askıda olduğunu hatırlatmamız gerekli ve savaş özellikle Bahar aylarına girilmesiyle tekrar hızlanacaktır. Körfez ile bu iş birliği karşılığında yüksek teknoloji hava savunma sistemlerini doğrudan Körfez ülkelerinden temin etmeyi planlıyor olabilir. İlaveten Rusya'nın enerji noktalarını hedef almasına karşı Körfez ülkeleriyle enerji anlaşmaları da planlıyor olabilir. Bu çerçevede Ukrayna'nın bu noktada boşluğu değerlendirdiğini ve askeri ürünlerini pazarlayabildiğini göstermesi açısından önemli bu Ukrayna'nın askerî açıdan savaşın başından bu yana büyük bir gelişim halinde olduğunu göstermekte diyebilirim.
Peki neden Ukrayna'nın askeri ürünleri Körfez'de tercih edildi. Bunun ilk sebebi Ukrayna'nın savaş tecrübesi içerisinde olması bu oldukça net. Ukrayna bu savaş tecrübesi sayesinde Rusya'ya karşı alternatif üretimlerini sıkılaştıran bir ülke ve Körfez ile olan güvenlik anlaşmalarında öne çıkan nokta İHA Karşıtı sistemler diyebiliriz son döneme bakıldığında net olarak gözüken şey Ukrayna'nın bu konuda ciddi bir endüstriyel potansiyel yakaladığı şeklinde diyebilirim. Körfez için diğer önemli nokta maliyet noktası zira ABD ürünleri oldukça pahalı fakat Ukrayna'nın önleyici İHA'ları özellikle pahalı hava savunma füzeleri yerine kullanılabiliyor. Ukrayna bu önleyici İHA'ları çok ucuza mal ediyor Rus İHA'larını havada patlatarak imha ediyor. Bu Körfez'de İran İHA'larına karşı nispeten ucuz bir çözüm olarak karşımıza çıkıyor. Bu endüstriyel gelişim bir savaş tecrübesi ihracatı olarak karşımızda diyebilirim. Tabii bu noktada Ukrayna'nın askeri ürünlerine ABD ürünleri yerine bir ikame olarak değil bir tamamlayıcı olarak bakmak gerektiğini de belirtmemiz gerekli.
Ukrayna'nın geleneksel hava savunma sistemlerini Ukrayna üretimleri ile daha ekonomik ve teknolojik hale getirebilmesi bir hibrit ortaya çıkararak Ukrayna'nın son dönemde bu alanda deneyimli ülkelerden biri olmasını sağladığı şüphesiz durumda. Bu ürünlerin ihracatı sayesinde hem Rusya'ya karşı savaşı finanse edebiliyor hem de bölgede etkisini arttırıyor. Dönemimizin savaşlarında en önemli konunun maliyet dengesi ekseni olduğunu belirtirsek pahalı sistemler ya da pahalı hava savunma füzeleri yerine Ukrayna'nın yerli ve ucuz ürünleri hem savunma açısından kritik hale geliyor hem de savaşı sürdürebilme kapasitesini oldukça yukarıya çekiyor diyebilirim. Ukrayna ayrıca ikili ilişkilerini bölge ülkeleri ile hızlandırdıkça Rusya'ya karşı savaşında çerçevesini genişletebiliyor.
Ukrayna'nın savaşın başında Rusya'ya karşı hemen dağılacağı öngörüsü yerle bir olduğu gibi Ukrayna askeri alanda endüstriyel gelimiyle Avrupa'da etkin bir kapasiteye kavuşmuş ve iş birliği anlaşmalarına güven duyulan şekilde dahil olabilmiş halde diyebilirim. Ukrayna bugün pasif bir aktör olmaktan çıkıp savaş tecrübesi ihraç eden bir güvenlik sağlayıcısı haline gelmiş durumda.
Rusya-Ukrayna savaşında barış görüşmelerine baktığımız zaman ise Barış görüşmelerinin sekteye uğraması sonrasında Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski özellikle şunu belirtmişti. ABD'nin güvenlik garantilerini Donbas bölgesinden çekilme şartına bağladığını belirtmişti. Bu Ukrayna tarafından net bir şekilde reddedildiği için barış görüşmeleri sekteye uğramaya devam edecektir ki Donbas bölgesi Ukrayna için kırmızı çizgilerden diyebilirim. Barış görüşmelerinin sürmesi yani özellikle esir takaslarının devamı ve askeri çerçeveler için görüşmelere Türkiye'de devam edilebilir diye düşünüyorum zira bölgede en güvenli liman noktasında ayrıca Türkiye'nin arabuluculuk tecrübesi oldukça kritik ve dengeli bu yüzden iki taraf barış görüşmelerinde Türkiye'yi adres gösteriyor.
Mustafa Metin Kaşlılar/TİMETÜRK