$

Dolar

45,9499

Euro

53,4787

£

Sterlin

61,9374

Frank

58,3491

Gram Altın

6.621,0300

Bitcoin

3.055.399

$

Dolar

45,9499

Euro

53,4787

£

Sterlin

61,9374

Frank

58,3491

Gram Altın

6.621,0300

Bitcoin

3.055.399

Makale 03.06.2026 4 dk okuma

Kocalı dullar ve babalı yetimler çağında aile olabilmek

Paylaş:

Bir zamanlar insanlar ev kurardı.
Şimdi ise çoğu zaman sadece ev alıyorlar.
Bir zamanlar yuvalar vardı; içinde sohbetin, paylaşmanın, birlikte yaşlanma hayalinin olduğu yuvalar...

Bugün ise birçok evde son model eşyalar, büyük ekran televizyonlar, hızlı internet bağlantıları var ama eksik olan çok daha önemli bir şey var: Birlikte yaşama ruhu...

Çağımızın en büyük yalnızlığı, kalabalıklar içinde yaşanan yalnızlıktır.

 Ne yazık ki bu yalnızlık en çok ailelerin içinde büyüyor.

Bugün sokaklarda, alışveriş merkezlerinde, düğün salonlarında, hastane koridorlarında ve bayram ziyaretlerinde sıkça karşılaştığımız iki sessiz topluluk var:

Kocalı dullar...babalı yetimler...

İlk duyulduğunda kulağa ağır gelen bu ifadeler aslında günümüz ailelerinin sessiz gerçeğini anlatıyor.

Çünkü artık birçok kadın eşini kaybetmeden yalnızlaşıyor.

Birçok çocuk babasını kaybetmeden yetimleşiyor.
---
Bugün birçok kadın hayatın yükünü tek başına taşıyor.

Alışverişe tek başına gidiyor.

Düğünlere tek başına katılıyor.

Akraba ziyaretlerine çocuklarıyla yalnız gidiyor.

Doktor randevularında yanında eşi olmuyor.

Tatil planlarını ya iptal ediyor ya da yalnız yapıyor.

Bir kafede otururken karşısındaki boş sandalyeye bakıyor.

Özel günlerde yanında görmek istediği insanın yokluğunu hissediyor.

Çünkü bazı erkekler evliliği aynı evde yaşamak sanıyor.

Oysa evlilik aynı adreste bulunmak değil, hayatı paylaşmaktır.

Bir kadın sadece ekonomik güvence istemez.

Sadece faturaların ödenmesini de istemez.

Kadın; yanında yürüyen bir yol arkadaşı ister.

Omuz omuza verilecek bir hayat ister.

Sevinçlerini paylaşabileceği bir dost, korkularını anlatabileceği bir sırdaş ister.

Kendini değerli hissetmek ister.

Anlaşıldığını bilmek ister.

"Benim yanımda biri var" diyebilmek ister.

Fakat birçok evde kadınlar görünmez bir yalnızlığın içinde yaşıyor.

Eşi hayatta...

Nikâhı devam ediyor...

Ama ruhundaki  yalnızlık giderek derinleşiyor.

İşte bu yüzden çağımızda kocalı dullar çoğalıyor.


Bir tarafta da babalı yetimler büyüyor.

Babası aynı evde...

Ama onunla geçirilen zaman yok.

Babası aynı sofrada...

Ama sohbet yok.

Babası aynı şehirde...

Ama hatıralar yok.

Çocuklar babalarının sesini duyuyor ama ilgisini hissedemiyor.

Onların en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni bir oyuncak değil, birlikte geçirilen zamandır.

Birlikte oynanan bir oyun...

Yapılan kısa bir yürüyüş...

Dinlenen bir hikâye...

Başının okşanması...

Çünkü çocuklar harçlıklarla değil, hatıralarla büyür.

Yıllar sonra geriye kalan şey alınan hediyeler değil, yaşanan anlardır.
-
Modern hayat bize daha çok konfor sundu.

Ama beraberinde büyük bir yalnızlık da getirdi.

Aynı masada oturan insanlar farklı ekranlara bakıyor.

Aynı evde yaşayan insanlar farklı dünyalarda yaşıyor.

Kalpler birbirine yaklaşacağına uzaklaşıyor.

Oysa aile sadece kan bağı değildir.

Aile emektir.

Aile ilgidir.

Aile fedakârlıktır.

Aile bazen yorulmasına rağmen eşinin yanında yürümektir.

Bazen çocuğunun anlattığı hikâyeyi sabırla dinlemektir.

Bazen telefonu bir kenara bırakıp göz göze konuşabilmektir.

Çünkü sevgi ilgiyle büyür.

İlginin olmadığı yerde ise zamanla yabancılaşma başlar.
---
Belki de bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

Evimizin içinde gerçekten aile miyiz?

Yoksa sadece aynı adreste yaşayan insanlar mı olduk?

Çünkü sevginin olmadığı yerde mesafe kilometrelerle ölçülmez.

Aynı yastığa baş koyan iki insan arasında bile bazen okyanuslar olabilir.


Unutmayalım...

Bugün toplum olarak en büyük ihtiyacımız yeni binalar yapmak değil, sağlam aileler inşa etmektir. Çünkü güçlü toplumların temeli güçlü ailelerdir. Aile çökerse toplum da sarsılır. Aile güçlenirse gelecek de güçlenir.

Belki de artık birbirimize yeniden dönmenin zamanı gelmiştir.

Çünkü çocuklarımızın babalı yetimlere, kadınlarımızın kocalı dullara dönüşmediği bir toplum ancak sevginin, ilginin ve merhametin yeniden evlerimize misafir olmasıyla mümkün olacaktır.

Aynı evde yaşamak kolaydır.

Asıl mesele, aynı yürekte yaşayabilmektir.

Ayşegül Sert/TİMETÜRK

Etiketler:
Ayşegül Sert
Ayşegül Sert

Köşe Yazarı