$

Dolar

46,2833

Euro

53,6819

£

Sterlin

62,1538

Frank

58,2180

Gram Altın

6.272,6500

Bitcoin

3.017.185

$

Dolar

46,2833

Euro

53,6819

£

Sterlin

62,1538

Frank

58,2180

Gram Altın

6.272,6500

Bitcoin

3.017.185

Makale 15.06.2026 5 dk okuma

Kendi karanlık geçmişini unutup, Türkiye’nin Adalet Bakanı’na “Yaptırım” sopası çekmek

Paylaş:

Avrupa Parlamentosu’nun gölge raportörü Vladimir Prebilic, adeta bir sömürge valisi edasıyla açıklamalar yapıyor. “Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ismini yaptırım listesinden çıkartmanız için yapabileceğimiz bir şey var mı?” diye soruyor. Bu ne cüret? Bu ne ahlaki çöküntü? Avrupa, Gazze’de çocuklar katledilirken, Myanmar’da Rohingya Müslümanları sistematik soykırıma uğrarken sessizliğini bozmayan o aynı Avrupa, Türkiye’nin içişlerine pervasızca burnunu sokuyor ve bir hukuk adamını hedef tahtasına oturtuyor.

Avrupa’nın İkiyüzlülüğü ve İçişlerine Müdahalesi

17 Haziran’da oylanacak Türkiye raporunun taslağında Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek’in AB yaptırım listesine alınması isteniyor. Bu, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik sistematik düşmanlığının yeni bir halkasıdır. Terör örgütleriyle mücadelesinde, FETÖ, PKK, PYD/YPG gibi yapılarla kararlılıkla mücadele eden, hukukun üstünlüğünü savunan bir bakanı “cezalandırmak” istiyorlar.

Neden? Çünkü Sayın Akın Gürlek, Türkiye’nin egemen iradesini temsil ediyor. Çünkü o, adaleti siyasi baskılara, dış müdahalelere ve lobilere boyun eğmeden uyguluyor. Çünkü o, Avrupa’nın “değerler” diye pazarladığı ikiyüzlülüğü, çifte standartları cesaretle ifşa ediyor. Avrupa Parlamentosu, kendi üyelerinde yaşanan yargı skandallarına, yolsuzluklara ve insan hakları ihlallerine göz yumarken, Türkiye’yi sürekli denetim altında tutmaya çalışıyor. Bu raporlar, Türkiye’nin bağımsız yargı sistemini, milli güvenliğini ve terörle mücadelesini baltalamayı amaçlıyor.

Kendi Tarihini Unutan Avrupa

Peki ya siz, Sayın Prebilic ve Avrupa Parlamentosu? Siz kendi geçmişinizi unuttunuz galiba. Sömürgecilikle kıtaları kana buladığınız, milyonlarca insanın ölümüne sebep olduğunuz, soykırımlar yaptığınız o karanlık tarih hâlâ hafızalarda. Afrika’da Belçika’nın Kongo’daki vahşeti, Fransa’nın Cezayir’deki işkenceleri, İngiltere’nin Hindistan ve diğer kolonilerdeki katliamları, İspanya ve Portekiz’in Latin Amerika’daki soykırımları… İkinci Dünya Savaşı’nın vahşeti, Balkanlar’daki etnik temizlikler, hatta yakın tarihteki Bosna soykırımı karşısında Avrupa’nın aciz kalışı… Bunlar, Avrupa’nın “insan hakları” nutuklarının altında ezilen gerçeklerdir.

Avrupa Birliği, kendi içinde yükselen aşırı sağcı akımları, mülteci kamplarındaki insanlık dışı muameleleri, Müslümanlara yönelik ayrımcılığı ve İslamofobiyi görmezden gelirken, Türkiye’ye “ders” vermeye kalkıyor. Bu, tam bir tarihsel hafıza kaybıdır.

Gazze ve Myanmar’daki Utanç Verici Sessizlik

Bugün Gazze’de Filistinli çocuklar İsrail bombaları altında parçalanırken, hastaneler, okullar bombalanırken siz neredeydiniz? Binlerce masum sivilin katledildiği, açlığın ve susuzluğun silah olarak kullanıldığı bu vahşete karşı kaç tane yaptırım kararı aldınız, kaç rapor hazırladınız? Myanmar’da Rohingya Müslümanlarına yönelik etnik temizlik, köylerin yakılması, kadınlara yönelik sistematik şiddet karşısında ise yine derin bir sessizlik…

Siz sadece siyasi çıkarınız veya güçlü lobiler olduğunda “insan hakları” diye bağırıyorsunuz. Türkiye’nin sınır ötesi operasyonlarıyla milyonlarca sivili terörden koruduğu, mültecilere kapılarını açtığı dönemlerde ise eleştiri bombardımanına tutuyorsunuz. “Tavsiye niteliğinde” diyorlar rapora. Amaçları ortada: Türkiye’yi dizginlemek, Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek gibi kararlı isimleri yıldırmak, Türk devletinin iradesini kırmak, Doğu Akdeniz’deki haklarını, Kıbrıs’taki tezlerini ve bölgesel gücünü zayıflatmak.

Akın Gürlek Türkiye’nin Onurudur

Sayın Vladimir Prebilic’e sesleniyoruz: Siz kim oluyorsunuz da Türkiye’nin Adalet Bakanı’na “ismini çıkarttırın” diye pazarlık yapıyorsunuz? Avrupa’nın gölge raportörlüğü, artık gölgesinde saklanan ikiyüzlülüğü örtemiyor. Gazze’deki soykırımı, Myanmar’daki zulmü, kendi ülkelerindeki ırkçılığı görmeyen gözler, Türkiye’nin iç meselelerinde “hakim” kesilemez.

Sayın Gürlek, Türk adaletinin onurudur. Terörle mücadelede kararlı duruşu, hukukun üstünlüğünü koruma çabası ve milletinin güvenliğini ön planda tutmasıyla tanınan bir devlet adamıdır. Onu hedef almak, aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni, 85 milyonluk Türk milletini ve tüm mazlumların yanında duran Türk duruşunu hedef almaktır.

Türkiye Yoluna Devam Edecek

Bu raporlarınız kağıt parçası olmaktan öteye geçmeyecek. Ankara’nın da bildiği gibi, bu tür girişimler Türkiye’yi daha da güçlendirir, milli birlik ve beraberliği pekiştirir. Avrupa, aynaya baksın. Kendi insanlık suçlarını, sömürge mirasını, günümüzdeki çifte standartlarını temizlemeden başkalarına “yaptırım” sopası sallamak, sadece utanç verici bir ahlaki iflastır.

Türkiye yoluna devam edecek. Adaleti, egemenliği, milli çıkarlarını ve mazlumların hakkını koruyan bakanlarıyla, ordusuyla, milletiyle dimdik ayakta duracaktır. Siz raporlarınıza ve ikiyüzlü açıklamalarınıza sarılın; biz tarih yazmaya, adaleti tesis etmeye ve bölgemizde barış ile istikrarı güçlendirmeye devam edeceğiz.

Şakir Kurter/TİMETÜRK

Etiketler:
Şakir Kurter
Şakir Kurter

Köşe Yazarı