Trafik Kazaları hepimizin başına gelebilecek en sıradan ama en sinir bozucu olaylardan birisidir. İnsanlar kazada kusurlu olmasa bile bir sonraki gün kendini mahkeme koridorlarında buluyor. Peki neden?
Sigorta “rayiç bedel” diyor, yetkili servis “olduğu gibi” diyor!
Diyelim ki aracınıza arkadan vurdular. Sizde kusur yok, karşı tarafın sigortası devrede. Aracınızı yetkili servise götürüyorsunuz, hasar tespiti yapılıyor. Diyelim ki tamir bedeli 150 bin TL çıktı. Ama karşı tarafın sigorta şirketinin anlaşmalı eksperi gelip “Biz bu hasarı 80 bin TL’den yaparız” diyor. Aradaki farkı size yıkmaya çalışıyorlar. İşte asıl sorun burada başlıyor.
Sigorta şirketlerinin savunması ise“Aracın piyasa rayicine göre hasar oranı şu kadardır, biz ancak bu kadarını karşılarız.” Oysa Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, Zarar, gerçek zarardır. Yani aracınızı eski haline getirmenin maliyeti neyse, sigorta şirketi bunu karşılamak zorundadır. Ama ne yazık ki sigortalar, “anlaşmalı servis” dayatmasıyla veya düşük ekspertiz raporlarıyla vatandaşı bezdiriyor.
Trafik kazalarından doğan tazminat davalarında da artık arabuluculuk şartıdır. Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunluluğu var. Sigorta Şirketleri Arabuluculuk Masasında pazarlık ederken “Ya şu kadarını al, mahkemeye uğraşma” diyerek insanları kandırabiliyorlar. Ama şunu bilin , arabuluculuk bir “pazarlık yeri” değildir. Hakkınızı aradığınız bir platformdur. Eğer bilirkişi raporuyla haklı olduğunuzu belgelerseniz, mahkemede sigorta şirketini hem ana parayı hem de icra inkar tazminatını ödemeye mahkûm ettirebilirsiniz.
Kazadan sonra ilk 3 gün çok kritik
Kaza oldu, tutanak tutuldu. Sakın ha “Ben kusursuzum, sigorta halleder” diyerek rahatlamayın. Aracınızı çekiciyle çektirdiğiniz andan itibaren, sigorta şirketine yazılı olarak hasar dosyasını açtırmak için başvurun. Eğer 3 iş günü içinde eksper atanmazsa veya 15 gün içinde hasar ödemesi yapılmazsa, doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurma hakkınız doğuyor.
Eğer aracınız 1 yaşında ve hasar bedeli aracın ikinci el piyasa değerinin %60’ını geçiyorsa, sigorta “pert” (gerçek zarar) kararı verip aracın tam değerini öder. Ama bu oranı hesaplarken sigortalar yine kendi ekspertizlerine göre hareket eder. İtiraz etme hakkınızı mutlaka kullanın, bağımsız bir ekspertiz kuruluşuna da rapor hazırlatabilirsiniz.
Ticari araçlar daha büyük dert
Aracınız ticari ise, yani taksi, kamyonet veya minibüs ise, işler daha da karışıyor. Kaza nedeniyle aracınız serviste kaldığı sürece iş yapamazsınız. Sigorta şirketleri “ikame araç bedeli” ödememek için kıvıl kıvıl kıvranır. Oysa Yargıtay, ticari araç sahiplerine kazanç kaybının da tazmin edilmesi gerektiğini açıkça belirtiyor. Bu kalemi de dosyanıza eklemeyi unutmayın.
Sigortacıya değil, hukuka güvenin
Sigorta şirketlerinin amacı, prim toplamak ama hasar ödememek. Ne yazık ki bu, sektörün kirli sırrı haline geldi. Siz siz olun, kaza tutanağını, ekspertiz raporunu, servis faturalarını saklayın. Karşı tarafın sigortası “Hayır” dese bile, hakkınızı aramaktan vazgeçmeyin. Günümüzde mahkemeler artık bu oyunları bozuyor, sigorta şirketlerine ağır cezalar kesiyor.
Hem can güvenliğinizi hem de mal güvenliğinizi koruyun. Trafikte her an bir kaza olabilir, ama asıl kaza, hakkınızı bilmemek ve peşine düşmemektir. Unutmayın, sigorta poliçesi bir kâğıt parçasıdır, asıl güvence, hukuk bilincinizdir.
Yurdal Kılıçer/TİMETÜRK