$

Dolar

47,2225

Euro

54,0670

£

Sterlin

63,4014

Frank

57,9844

Gram Altın

6.265,3500

Bitcoin

3.115.632

$

Dolar

47,2225

Euro

54,0670

£

Sterlin

63,4014

Frank

57,9844

Gram Altın

6.265,3500

Bitcoin

3.115.632

Makale 23.07.2026 3 dk okuma

İstanbul’da tarihin katmanlarında bir yolculuk

Paylaş:

İstanbul, her adımda başka bir hikayenin kapısını aralayan, katman katman bir şehir. Geçtiğimiz günlerde Beyoğlu’nun kalbinde, İstiklal Caddesi üzerinde yer alan St. Antuan Kilisesi’ni ziyaret ederken bu çok katmanlı yapıyı bir kez daha derinden hissettim.

Yüzeydeki Görkem, Derindeki Sır

İstanbul’daki en büyük Katolik kilisesi olma unvanına sahip olan St. Antuan Kilisesi, Venedik Neo-Gotik mimarisiyle şehrin en etkileyici yapılarından biri. Temelleri 1906 yılında atılan ve İtalyan mimar Giulio Mongeri tarafından tasarlanan yapı, 1912 yılında kapılarını açmış. Latin haçı planına sahip olan kilisenin kırmızı tuğlaları ve görkemli gül pencereleri, İstanbul’un kozmopolit kimliğinin güçlü bir yansıması. Ancak bu kez dikkat çeken yalnızca mimarisi değil; kilisenin bugüne kadar gizli kalmış bir bölümü de ilk kez ziyaretçilere açılmış durumda. “Kalenderhane’den Saint Antoine Bazilikası’na: Aziz Francesco’nun 800. Yılı” başlıklı sergi, Sent Antuan Kilisesi’nde düzenleniyor ve normalde halka kapalı olan tarihi alt kilise  bölümünde gezilebiliyor.

Aziz Fransua’nın vefatının 800. yılına ithafen hazırlanan bu özel sergi, Türkiye’deki mirasını kapsamlı bir şekilde ele alırken ziyaretçilere de eşsiz bir deneyim sunuyor. Girişin tamamen ücretsiz olduğu sergi, her gün 16.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Kültürel Mirasın İzinde Yeni Eserler

İstanbul’un tarihine tanıklık eden yalnızca yapılar değil, aynı zamanda kitaplar da bu hafızayı geleceğe taşıyor. Bu hafta size bu eşsiz miraslardan eserleri önermek istiyorum.

Ayasofya’nın yeniden ibadete açılış yıl dönümünde, Demirören Yayınları tarafından hazırlanan “Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi” isimli eser, kültürel mirasın korunması adına önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Ayasofya’nın tarihini, mimarisini ve medeniyet birikimini kapsamlı bir şekilde ele alan bu çalışma, uluslararası yayıncılık standartlarında hazırlanmış kalıcı bir referans niteliği taşıyor.

Osmanlı saray yaşamına içeriden bir bakış sunan “Macide – II. Abdülhamit’in Gelininin Anıları” ise, ilk kez 1927 yılında yayımlanmasının ardından yeniden okuyucuyla buluşuyor. Bir kadının gözünden saray hayatı, dönemin sosyal yapısı ve gündelik yaşamına dair çarpıcı detaylar sunan eser, tarih meraklıları için güçlü bir anlatı sunuyor.

Öte yandan, çağdaş edebiyat cephesinde ise bilim ve kurgu iç içe geçiyor. Cem Kartal imzalı “Adem”, bilimsel merakın ve insanlığın geleceğine dair soruların edebi bir yansıması olarak dikkat çekiyor. Teknolojinin sınırlarını sorgulayan roman, okuru düşünmeye davet eden bir anlatı sunuyor.

Gülçin Ertunç/TİMETÜRK

 

 

Etiketler:
Gülçin Ertunç
Gülçin Ertunç

Köşe Yazarı