$

Dolar

46,5239

Euro

52,9451

£

Sterlin

61,5335

Frank

57,2743

Gram Altın

5.971,2000

Bitcoin

2.827.086

$

Dolar

46,5239

Euro

52,9451

£

Sterlin

61,5335

Frank

57,2743

Gram Altın

5.971,2000

Bitcoin

2.827.086

Makale 25.06.2026 4 dk okuma

İran ile ABD arasında tedafü yasası

Paylaş:

İran’a toslamaları ABD ile İsrail’in saldırganlığını törpüledi ve yavaşlattı.  Aksi takdirde İsrail saldırganlığını bölgeye yayacak ve belki de ABD’nin desteğini arkasında hissedecekti. 2003 sonrası BOP sürecinde Irak’taki Sünni direnişi ateşin bütün bölgeye yayılmasına mani olmuştur. Belki İran gibi ülkelerin ikircikli tutumları olmasaydı ABD karşısında daha parlak bir başarı sağlanacaktı.   Yinede efsane şehir Felluce ve benzeri şehirlerdeki direniş ABD’nin soluğunu kesmiştir.  Aksa Tufanı ve Gazze soykırımından sonra İsrail askeri çatışmaları daha geniş alana yaymak istiyordu.  İstikbalde tehlike arz ettiğini gördüğü ülkelere saldıracaktı.  ABD ile İsrail’in İran’a saldırılarında da Irak’taki duruma benzer bir hal yaşanmıştır. ABD ve İsrail bölgeye yapacakları saldırıda İran’ı ön hedef ve kapı olarak kullanmak istediler.  Evdeki hesap çarşıya uymamıştır.  Şimdi ise bütün planlar revize edilmiş ve ötelenmiş ve tehir edilmiştir. Bilindiği gibi İsrail basını veya İsrail namına konuşan kimi analizciler İran’dan sonra sıranın Mısır, Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan gibi ülkelere geleceğini duyuruyorlardı. Bu hesapları Hürmüz Boğazından dönmüştür.  İsrail zaferden aldığı güçle ve saldırganlıkla besbelli ki Türkiye gibi ülkelerin de işini bitirmek istiyordu. Onlardan ileride gelebilecek tehlikeyi kendince bertaraf etmenin yollarını arıyordu. İran, bir sonraki aşamaya geçemeden hızlarını ve nefeslerini kesti.

 Bu arada New York Times’dan Thomas L. Friedman’ın yazdığı minvalde İran tehlikesi büyüdü. Bu uzlaşma İran'a, komşularına karşı üstünlük kurma imkanı veriyor..." Denklemle oynadığınızda farklı güçler öne geçebiliyor.  

Süveyş Kanalı’ndan Hürmüz Boğazı’na bir güç boşluğu doğuyor.  Süveyş buhranının akabinde İngiltere ile Fransa eski dünya gücü haline gelmişti. Orada yine İsrail vardı.  Nasır bu güç boşluğunu doldurabilmiş değildi. İngiltere ile Fransa’nın yerine ABD ile SSCB geçmiştir.  Hürmüz Boğazı’nda sonuç nasıl biterse bitsin artık ABD rüzgarı kesiliyor.  Yükselen güçlerden birisi Çin.  Diğeri de bölgesel bir ittifak kurulabilirse Türkiye, Mısır, Pakistan ile Suudi Arabistan’dan müteşekkil bölgesel bir yapı olabilir. Bu çekirdek İslam dünyasını temsil edebilir. 

Elbette ABD hedeflerinden vazgeçmiyor. Sadece yöntemini değiştirebilir, revize edebilir. Bölge ülkelerine yönelik fiziki işgal yerine manevi işgali esas alabilir. Revizyon ile birlikte bölgesel bir düzen kurmak istiyor. Bu da BOP’un geri gelmiş halidir. İbrahimizm anlaşmalarıyla bölgeyi İsrail’e ve ABD’ye bağlamak istiyor.  İbrahimizm barışıyla birlikte bölgeye uyum gelebileceğini ve İsrail’in barış ortamında serpilebileceğini düşünüyor.  Lakin kimse İsrail’in uslu bir çocuk olacağını garanti edemez. Yatışmaz bir yapısı var.  Bu nedenle kimse Trump kadar iyimser değil. Bölgesel savaş yerine bölgesel barış insanın kulağına hoş geliyor.  Ama İsrail’in bir parçası olması halinde bunun zemini ve geleceği yok.

Ortada İran’a atfedilecek bir zafer yok. Taraflardan birisi nakavt olmuş değil. Sadece İran’a Trump cephesinin bahşettiği hükmen galibiyet durumu var. Elbette direnç gösterdi.  Burada esasen savaşın çapının yayılmasına karşı tedafü yasası devreye girmiştir.  Durum Kur’an-ı Kerim’in bahsettiği tedafü yasası ile izah edilebilir.. Azgın ve taşkın güçlerin birbirini etkisiz hale getirme ve bertaraf etmesi anlamına geliyor.  Allah'ın, bir topluluğu veya insan kümesini diğer bir toplulukla def etmesi, engellemesi (savması) olmasaydı yeryüzü fesada boğulurdu. Bu denge mekanizması olmasaydı, kötülük ve haksızlık (fesat) yeryüzüne hakim olur, düzen tamamen bozulurdu.  Demek ki burada Allah ABD ile İsrail’in saldırganlığını İran ile dengelemiştir.Bu yönüyle  iyi de olmuştur.  

Vallahu hayru'l-fâsılîn", "Allah, (hak ile batılı) ayırt edenlerin en hayırlısıdır" Bunun sonucu ABD ile İsrail, ön cephede durdurulmuştur.

Mustafa Özcan/TİMETÜRK

Etiketler:
Mustafa Özcan
Mustafa Özcan

Köşe Yazarı