$

Dolar

47,3374

Euro

53,9324

£

Sterlin

63,1420

Frank

57,9618

Gram Altın

6.160,8400

Bitcoin

3.083.145

$

Dolar

47,3374

Euro

53,9324

£

Sterlin

63,1420

Frank

57,9618

Gram Altın

6.160,8400

Bitcoin

3.083.145

Makale 24.07.2026 5 dk okuma

Hürmüz Boğazı ardından yeni kriz: Kızıldeniz’de husi saldırıları

Paylaş:

28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail’in ortak operasyonu ile İran’a karşı saldırıların başlamasının ve Hürmüz Boğazı sorunun ortaya çıkmasından bu yana 4 ay geçti. ABD ve İran arasında Pakistan’da yapılan görüşmelerin bir sonuca bir türlü varamaması savaşı tekrar hızlandırmış durumda. Bilindiği üzere Türkiye’de gerçekleştirilen NATO zirvesi sırasında ABD Başkanı Trump ateşkesin bittiğini ilan etmiş akşamında saldırılar tekrar başlamıştı bu süreçten sonra Hürmüz Boğazının tekrar kapanması piyasalar açısından tekrar belirsizlik yaratırken petrol fiyatlarını yukarı çekmeye başlamıştı. ABD özellikle Hürmüz üzerindeki baskısını arttırmaya çalışırken diğer yandan Kızıldeniz’de Husilerin Suudi Arabistan’a ablukası başlamış durumda bu da Kızıldeniz gibi önemli bir ticari rota üzerinde artan bir belirsizlik işareti olacaktır.

ABD hali hazırda Hürmüz üzerindeki baskıyı arttırmak adına Hürmüz Boğazında tam kontrol politikası izleme kararı aldı ve saldırıları özellikle İran’ın güneyine arttırdı. Bu süreçte ABD Başkanı Trump Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sağlandığını duyurmuş olsa da hala geçişlerde İran saldırıları söz konusu ve bu saldırılardan dolayı piyasalarda belirsizlik tekrar artmış durumda. Savaşın ve İran’a saldırıların daha da artacağının kesin işareti olarak şunu görebiliriz. ABD Başkanı Trump özellikle her bir gemiye saldırının karşılığında İran’da köprü ya da elektik santrallerinin ya da telekomünikasyon kulelerinin hedef alınacağını belirtti. Bu süreçte altyapıya yönelik olacak saldırılar savaşın daha da büyümesini beraberinde getirebilir.

Diğer yandan İran’ın saldırı altında kalması İran açısından misilleme saldırıları da beraberinde getiriyor. İran özellikle Kuveyt üzerinde baskıyı ciddi arttırmış durumda diyebiliriz öyle ki Kuveyt için daha önce belirttiğim Körfez ülkeleri içinde ciddi risk altındaki su arıtma tesisleri hedef alınıyor. İran’ın su arıtma tesislerini hedef alma sebebi Kuveyt için su arıtma tesislerinin doğrudan milli güvenlik meselesi olması ile ilgili zira Kuveyt su arıtma tesislerine bağımlı Kuveyt çerçevesinde bugün içme suyunun neredeyse tamamı bu arıtma tesisleri üzerinden karşılanmakta yani su güvenliği sorunu Kuveyt için kritik bir saldırı tehdidi. İran aynı zamanda elektrik tesislerini de hedef alarak misilleme hareketlerini yönetiyor diyebiliriz yani doğrudan altyapı tesisleri Körfez ülkesinde hedef alındı. Bahreyn’de ise Amazon’un veri merkezleri İran tarafından hedef alındı. Bu saldırıların yanında bölgedeki ABD üsleri de büyük zarar görmüş durumda diyebiliriz. Bu saldırıların devam etmesi oldukça muhtemel zira ABD İran’ı altyapısal olarak vurmaya devam ettikçe İran bölgede savaşın dozunu arttırıyor diyebilirim.

ABD’de konuşulan hali hazırdaki konu bir kara harekâtı düşüncesi olsa da buna ihtimal vermek oldukça zor zira bu lojistik açıdan ABD açısından oldukça maliyetli ayrıca İran’da buna karşılık Kuveyt ve Bahreyn gibi diğer Körfez ülkelerine de doğrudan ağır saldırıları arttırarak ABD üslerine ve şehir merkezlerine daha büyük saldırılar başlatabilir. Bu savaşın bölgede daha fazla yayılma riski taşıyan senaryosu diyebiliriz. Bu sebebiyetle saldırılar özellikle altyapı saldırıları üzerine yoğunlaşacaktır ve Körfez ülkeleri hala risk altında ABD’nin koruma kalkanı ise zayıflamış durumda.

Hürmüz Boğazı, ABD ve İran’ın misilleme saldırıları yanında Kızıldeniz’de yeni bir belirsizlik doğmuş durumda. Husiler bölgede Suudi Arabistan’ karşı bir deniz ablukası başlattı.  Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı’nda deniz güvenliğini ve seyrüsefer serbestisini tehlikeye atan, deniz taşımacılığını ve küresel ticareti hedef alan bu eylem hareketi özellikle Husilerin Kızıldeniz üzerinde iki petrol tankerini hedef almasıyla daha da fazla artmış durumda bu son dönemde Hürmüz üzerinde ki durumun yanında petrol fiyatlarını oldukça yukarı çeken bir hamle ve ekonomik piyasalarda ciddi yükselişler söz konusu önemli iki ticari rota üzerinde artan tehditler piyasa üzerinde daha fazla baskı yaratacaktır. ABD ise İran saldırılarının yanında daha önce yaptığı gibi Husiler üzerinde bir koalisyon oluşturup askeri bir karşılık verebilir. Bu ABD açısından yeni bir cephe olacak bu sebeple artan maliyetler ABD içinde faturayı kabartacaktır.  Husilerin özellikle Kızıldeniz’de Suudi Arabistan’a geçen gemileri hedef alması petrol geçişleri içinde büyük bir sorun ve Husilerin saldırıları bölgede artarak devam edebilir. Suudi Arabistan Hürmüz’deki geçiş sorunları sebebiyle ham petrol ihracatını B planı olarak Yanbu Limanına kaydırmıştı. Husilerin saldırıları özellikle Suudi Arabistan’ın petrol ihraç etmede B planını devre dışı bırakacaktır. Diğer yandan bu saldırılar Suudi Arabistan’ın gelirlerinin azalmasını doğrudan etkileyecek diyebilirim. Kısaca bölgede ticari rotalarda ciddi bir gerginlik söz konusu ve bu savaş durumu giderek artıyor. Bölgede artan bu gerginlik ve savaş hali doğrudan piyasaları etkileyerek enflasyonist baskıyı daha fazla arttıracaktır.

Mustafa Metin Kaşlılar/TİMETÜRK

Etiketler: