$

Dolar

48,8262

Euro

56,0005

£

Sterlin

65,3115

Frank

59,4884

Gram Altın

6.778,0200

Bitcoin

4.168.531

$

Dolar

48,8262

Euro

56,0005

£

Sterlin

65,3115

Frank

59,4884

Gram Altın

6.778,0200

Bitcoin

4.168.531

Makale 22.09.2026 5 dk okuma

Fon Krizinden Sonra Para Var, Peki Yatırım İştahı Var mı?

Paylaş:

Son günlerde sermaye piyasalarında fonlar üzerinden yaşanan gelişmeler, doğal olarak finans dünyasının en önemli gündemlerinden biri haline geldi. Konunun teknik, hukuki ve düzenleyici boyutları ilgili kurumlar tarafından ele alınırken, ben meseleye biraz daha farklı bir yerden bakmak istiyorum: Girişimcilik ve girişim sermayesi ekosistemi açısından bu gelişmeler bize ne söylüyor?

Öncelikle bir ayrımı doğru yapmak gerekiyor. Yaşanan gelişmeleri doğrudan bir girişim sermayesi veya GSYF krizi olarak tanımlamak doğru değil. Sermaye Piyasası Kurulu’nun yaptığı açıklamalar da sürecin özellikle belirli yatırım fonları, portföy yapıları, değerleme ve likidite başlıkları etrafında şekillendiğini gösteriyor. Son olarak tasfiye kapsamındaki fonlar için öngörülen azami sürenin üç aydan altı aya çıkarılması da varlıkların piyasa koşulları içerisinde mümkün olduğunca uygun şartlarda satılabilmesine yönelik bir adım olarak açıklandı.

Ancak finansal piyasalar birbirinden tamamen bağımsız odalardan oluşmuyor. Bir yerde ortaya çıkan güven, likidite veya risk algısındaki değişim, zaman içerisinde sermayenin diğer alanlardaki davranışını da etkileyebiliyor.

Girişim ekosistemi açısından üzerinde durulması gereken noktanın tam olarak burası olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye’de girişim yatırımları zaten oldukça seçici bir dönemden geçiyor.

2026’nın ilk yarısına ilişkin ekosistem verileri, yatırım hacminin önemli bölümünün sınırlı sayıdaki büyük işlemde yoğunlaştığını; erken aşama girişimler açısından ise daha seçici bir yatırım ortamının oluştuğunu gösteriyor. Bu nedenle bugünkü tartışmayı sadece “Piyasada para var mı, yok mu?” sorusuyla değerlendirmek yeterli olmayabilir.

Belki de sormamız gereken yeni soru şu: Para var, peki yatırım iştahı var mı?

Yüksek faiz ortamında yatırımcının önünde girişim sermayesine kıyasla daha likit ve daha öngörülebilir alternatifler bulunuyor. Ekonomik belirsizlik de yatırım kararlarının daha dikkatli alınmasına neden oluyor. Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin 2026 Girişimcilik Barometresi de finansmana erişim ve ekonomik belirsizliğin girişimcilik ekosisteminin öne çıkan sorunları arasında bulunduğuna işaret ediyor.

Şimdi bu tablonun üzerine fon piyasasında yaşanan gelişmeler ekleniyor. Bunun girişim ekosistemine olası yansımasının sermayenin tamamen ortadan kalkması şeklinde gerçekleşmesini beklemek zorunda değiliz. Daha önemli olabilecek değişim, sermayenin beklemeye geçmesi. 

Yatırımcı daha uzun inceleyebilir. Fon yöneticisi yeni yatırımlarda daha seçici davranabilir.

Yatırım komiteleri riskleri daha ayrıntılı değerlendirebilir. Yeni bir girişime yatırım yapmak ile mevcut portföy şirketinin sonraki yatırım turuna katılmak arasında daha ihtiyatlı tercihler yapılabilir. Fonlara kaynak sağlayan yatırımcılar ise hangi yapıya, hangi yöneticiye ve hangi yatırım stratejisine sermaye tahsis ettiğini daha fazla sorgulayabilir. Bunların hiçbiri girişim sermayesinin duracağı anlamına gelmiyor. Aksine sermayenin niteliğinin ve yatırım kriterlerinin değişebileceğine işaret ediyor.

2026 verilerinde de benzer bir ayrışma görülüyor. Toplam işlem hacmini yukarı taşıyan büyük işlemler ile erken aşamadaki girişimlerin günlük yatırım gerçekliği aynı tabloyu anlatmıyor. Büyük rakamlar her zaman ekosistemin tamamındaki yatırım hareketliliğini göstermiyor. Bir başka ifadeyle, fon büyüklüğü ile girişime ulaşan sermaye aynı şey değil.

Önümüzdeki dönemde bence takip edilmesi gereken göstergelerden biri de bu olacak. Kaç yeni fon kurulduğundan veya fonların toplam büyüklüğünden ziyade, bu kaynakların ne kadarı yeni girişimlere, hangi aşamalarda ve hangi hızla aktarılıyor?

Çünkü girişimcilik ekosistemini büyüten şey yalnızca sermayenin varlığı değil, sermayenin hareketidir. Fon piyasasında son dönemde yaşanan gelişmeler belki de girişim sermayesi açısından bize tam olarak bunu yeniden hatırlatıyor. Türkiye’de girişimcilik potansiyeli, teknoloji üretme kapasitesi ve yeni şirket kurma iştahı devam ediyor. Sermaye de tamamen ortadan kaybolmuş değil. Fakat önümüzdeki dönemin belirleyici kavramı “sermayenin miktarı” kadar sermayenin hareket etme isteği olabilir. Ve girişim ekosistemi açısından önümüzdeki aylarda izlememiz gereken asıl gösterge belki de tam olarak budur.

Kaynak notu: SPK açıklamaları; EY Girişimcilik Barometresi 2026; 2026 Türkiye girişim yatırımları üzerine yayımlanan sektör verileri.

Ahmet Kerim Nalbant/TİMETÜRK

Etiketler: