$

Dolar

48,6442

Euro

56,1787

£

Sterlin

65,5816

Frank

59,4091

Gram Altın

6.718,6200

Bitcoin

3.694.576

$

Dolar

48,6442

Euro

56,1787

£

Sterlin

65,5816

Frank

59,4091

Gram Altın

6.718,6200

Bitcoin

3.694.576

Makale 16.09.2026 3 dk okuma

Faili meçhul mü, yoksa halimiz mi meçhul?

Paylaş:

Türkiye’nin geçmişinde faili bulunamayan cinayetler, açıklanamayan kayıplar, cevapsız sorular ve yıllarca karanlıkta kalan dosyalar var.

Bazı dosyalar hukuken kapandı.

Ama toplumun vicdanındaki dosyalar kapanmadı.

Çünkü bir dosya kapanabilir; vicdanın dosyası kapanmaz.

Bugün geçmişte karanlıkta kalmış olayların yeniden araştırılması, yeni delillerin değerlendirilmesi ve hukukun gereken her yere ulaşması önemlidir.

Benim beklentim çok açık:

Kim suçluysa ortaya çıkarılsın.

Kim masumsa aklansın.

Kim mağdursa hakkını alsın.

Ama bunun yolu intikamdan değil, hukuktan geçmeli.

GEÇMİŞİN KARANLIK SAYFALARI

FETÖ yapılanmasıyla ilgili dosyalardan uyuşturucu ve kara para soruşturmalarına kadar bugün Türkiye’nin önünde çok sayıda soru var.

Mesele yalnızca birkaç isim değildir.

Asıl mesele şudur:

Para nereden geliyor?

Kim finanse ediyor?

Kimler bu düzenin içinde?

Güç kimlerin elinde?

Cevaplar ortaya çıkmadan mücadele tamamlanmış sayılmaz.

Çünkü adalet, yalnızca görünen kişiye değil, gerçeğin tamamına ulaşmalıdır.

KAŞİF KOZİNOĞLU DOSYASI

Yıllardır kamuoyunda tartışılan Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesi de bu dosyalardan biridir.

Burada yapılması gereken yeni iddialar üretmek değil; dosyadaki gerçeklerin bütün yönleriyle ortaya konulmasıdır.

Ne oldu?

Varsa çelişkiler nelerdir?

Varsa ihmal, sorumlusu kimdir?

Cevap neyse, hukuk ortaya koymalıdır.

Çünkü şeffaflık devletin zayıflığı değil, gücüdür.

ZAMAN AŞIMI BAŞKA, VİCDAN BAŞKA

Bir anne yıllarca evladını beklediyse...

Bir baba “Oğluma ne oldu?” diye yaşadıysa...

Bir aile bir mezar taşı bile bulamadıysa...

Takvim yapraklarının değişmesi acıyı yok etmez.

Zaman aşımı olabilir.

Ama vicdanın zaman aşımı olmaz.

Türkiye’nin geçmişiyle yüzleşmesi tam da bu yüzden önemlidir.

Güçlü devlet, geçmişinden korkmaz.

Gerçeği saklamaz.

Masumu korur, suçlunun karşısında durur ve mağdurun sesini duyar.

ARTIK HALİMİZ MEÇHUL OLMASIN

Biz kaos istemiyoruz.

İntikam istemiyoruz.

Biz yalnızca adalet istiyoruz.

Karanlıkta kalan her olayın üzerine “nasıl olsa unutulur” diye perde çekilmemeli.

Çünkü millet unutmuyor.

Tarih unutmuyor.

Vicdan unutmuyor.

Ve hakikat...

Ne kadar gecikirse geciksin, bir gün mutlaka kapıyı çalıyor.

Şimdi Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat var:

Geçmişin karanlık odalarının kapısını açmak, ışığı içeri sokmak ve ne varsa olduğu gibi ortaya koymak.

Bunun adı intikam değil.

Bunun adı hesaplaşma değil.

Bunun adı devlet ciddiyeti, hukuk ve adalettir.

O halde soruyu bir kez daha soralım:

FAİLİ MEÇHUL MÜ?

YOKSA HALİMİZ Mİ MEÇHUL?

Ben artık halimizin meçhul kalmasını istemiyorum.

Gerçekler konuşsun.

Belgeler konuşsun.

Hukuk konuşsun.

Adalet konuşsun.

Çünkü bir ülkede adalet konuşmaya başladığında,

karanlığın sesi kesilir.

Saygılarımla

Burhan Yazıcı/TİMETÜRK

Etiketler:
Burhan Yazıcı
Burhan Yazıcı

Köşe Yazarı