Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Bist

14.259,90

$

Dolar

44,8793

Euro

52,8737

Altın

7.011,23

£

Sterlin

60,7238

Bitcoin

$98,542

Makale 04.05.2026 5 dk okuma

Emek ve ekmek

Paylaş:

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki herkes bir yöne doğru koşuyor. Bu koşunun sonunda başarı var, kazanmak var, en üstün olmak var. Önemli olan hedefe ulaşmak.

İnsanlığın bu koşusunda hedefi kimin belirlediği net değil. Önümüze koyulan hedef veya hedefler var ve bizden o hedefe ulaşmamız istenmektedir. Ulaşırsak başarılı olacağız. Ulaşamazsak başarısız olacağız.

Hedefe nasıl ulaştığımız önemli olmaktan çıktı artık. Zira helal veya haram gibi ölçüler de kaybolmakta.

Başarılı bir iş insanı olmanız, yapılan setlerde dereceye girmeniz, yapılan yarışmayı kazanmanız gerekiyor. Tek ölçü başarı kriterlerini karşılamak ve yarışı kazanmak.

Günümüz dünyasında hakim olan bu anlayışa pragmatizm adı verilmektedir. Pratik değeri olan, hedefe ulaşmaya yardımcı olan, başarı için fayda sağlayan her ne varsa önemlidir. Pratik faydası olmayan, belirlenen hedefe ulaştırmayan her ne varsa gereksizdir ve gözardı edilmesi gerekir.

Bu bağlamda kopya çekerek sınavda başarılı olan, sınavı geçen bir öğrencinin bu işi nasıl yaptığı önemli değildir. Hedefe giderken izlenen yolun niteliği değil işin sonunda hedefe ulaşmış olmak önemlidir. Belki de çaba göstermeden, emek çekmeden başarılı olan, sınavı geçen bir öğrenci takdir edilir. Zira bu süreçte emeğin, çabanın, azmin, gayretin hiç önemi yoktur.

İllegal yollardan para kazanan, kendisinden beklenmedik bir performans ile hızlı zengin olan bir iş insanı artık itibar gösterilen birisi olmuştur. Zenginlik gücü temsil ettiğine göre bu zenginleşme sürecinin nasıl olduğu, yolun niteliği dikkate alınmaz. Artık başarılı bir iş insanından hela yolla veya haram yolla zengin olup olmadığı sorulamaz. Hayret ve takdirle karşılanan bu zenginleşme diğer insanlara örnek bile gösterilir. Bu süreçte emek ne kadar yer almıştır konusu tartışılmaz bile.

Hedefe, başarıya, istenilen sonuca giden her yol caiz olduğuna göre, hatta bazı durumlarda farz olduğuna göre KPSS gibi merkezi sınavlarda usulsüzlük yapmak sakıncalı değildir. Belki de gereklidir. Kul hakkı, helal, haram gibi hususlar pragmatik veya faydacı yaklaşımda sorulmaz.

Oysa bizim Anadolu irfanında tam tersi bir durum vardır. Hedef, başarı veya sonuçtan çok o yolda gösterilen çaba, harcanan enerji ve emek önemlidir. Bir işi veya eylemi kıymetli yapan şey o işi veya eylem için verilen emektir. Emek verilmeden elde edilen bir sonuç pek hayra alamet görülmez. Zira emek yapışa işi veya eylemi kutsal ve değerli kılan şeydir. Emek ekmeği kutsallaştırır.

Anadolu irfanında eğitimini alan bir insan ekmeği kutsal görür. Yolda yürürken yerde gördüğü bir ekmek parçasını yerden alır, öper başına koyar ve sonra da yüksek bir yere yerleştirir. Anadolu insanı için ekmek kutsaldır.

Anadolu insanı ekmekteki emeği görür ve o emeğe değer vererek ekmeği kutsal sayar. Zira bir buğday tanesinin tarlaya ekiminden başlayan bir emek zinciri var. Yetişen buğdayın derlenmesi, sap ile samanın ayrılması, buğdayın değirmene taşınması, öğütülmesi, elde edilen unun hamur yapılması… Tam bir emek zinciri. Çok sayıda işlem ve her işlemde emek veren farklı insanlar var. Sonuçta ekmek olarak ortaya çıkan ürün tam bir emek ürünü olur. Böyle olunca da Anadolu insanı ekmeği kutsal görür.

Anadolu insanı için emek, çaba, azim, sabır, gayret çok değerlidir. Üretim demek emek demektir. Üretim sürecinin işleyişi dikkate alınır. Pragmatizme göre eylemler sağladığı pratik fayda ve sonuçlara göre doğru veya yanlış olarak değerlendirilir. Kültürümüzde helal ve haram ölçüsü önemlidir. Buna bağlı olarak emek, kutsaldır.

Emeğin ve ekmeğin kutsal olduğu, helal ve haramın dikkate alındığı, alın terinin karşılık bulduğu adil bir düzeni herkes ister. Çalışanın hakkını alnının teri kurumadan vermek onun emeğine gösterilen saygıdan kaynaklanır. Zira emek kutsaldır.

Emekle yoğrulan her iş ve eylem, ekmek gibi kutsal bir nimettir. Emek, ekmek kadar kutsal, su kadar azizdir!

Prof. Dr. Mehmet Şahin/TİMETÜRK

Etiketler: