$

Dolar

46,1085

Euro

53,1527

£

Sterlin

61,9322

Frank

57,8537

Gram Altın

6.413,0800

Bitcoin

2.895.154

$

Dolar

46,1085

Euro

53,1527

£

Sterlin

61,9322

Frank

57,8537

Gram Altın

6.413,0800

Bitcoin

2.895.154

Makale 08.06.2026 5 dk okuma

Amaca ulaşmak için her yol mübah mı?

Paylaş:

İçinde bulunduğumuz dönemde hem toplumda hem de siyasette popülizm, fırsatçılık ve benmerkezcilik geçerli ilkeler haline gelmiştir. Bu ilkeler yeni değildir. Batı düşünce tarihinde Rönesans döneminin önemli düşünürlerinden biri olan Niccolo Machiavelli (1469-1527) tarafından yazılan Prince (Hükümdar) adlı eserde ifade edilen bu ilkeler, günümüze “amaca ulaşmak için her yol mübahtır” olarak gelmiştir.

Machiavellist tutum, hedefe ulaşmak için ahlaki, etik veya insani sınırları hiçe sayarak "amaca giden her yol mübahtır" felsefesini benimseyen yaklaşımdır. Günümüzde bireylerin kendi çıkarları doğrultusunda başkalarını manipüle etmesini, duygusuz ve hesapçı davranmasını ifade eder. Machiavellist tutum bireysel olarak etik veya ahlak ilkelerine karşı menfaati önceleyen yaklaşım iken devlet yönetiminde siyasi ahlaktan uzak yaklaşımı benimseme durumunu tanımlar.

İktidara ulaşmak ve iktidarını sürdürmenin gerçekçi yollarını içeren Makyavelizm, sonuca götüren her türlü aracın mübah olduğunu vurgulayarak siyasette sonuç odaklı, gücün elde edilmesine ve sürdürülmesine yönelik davranış ve tutum üzerinde durmaktadır.

Gerçekçi siyasetin oturduğu temel yaklaşıma göre iktidarda olan, gücünü ve otoritesini kendinden alır. Dolayısıyla siyasal yönetimin temel amacı iktidara gelmek ve iktidarını sürdürmektir. Bu noktada ahlakçı tutumları benimsemek, iktidarların sonunu getirdiği gibi ulusların da sonunu getirir.

Machiavelli’nin eserinde yer alan, günümüze uyarlanabilecek veya günümüzde de geçerli olan bazı ifadeler çok dikkat çekicidir.

·         Güce dayanan ulusal devlet, ideal olan devlettir.

·         Paralı askerlere güvenilmez. Bir devleti korumak için gönüllü askerlere ihtiyaç vardır.

·         Devleti korumak için her şey yapılabilir ve kullanılacak her araç meşrudur.

·         Hükümdar, insanların arasında cömert olarak tanınması gerekir. Bu nedenle hükümdar şatafat ve gösterişten uzak kalamaz.

·         Hükümdar hem sevilen hem de korkulan biri olmalıdır. Bu dengeyi sağlamak zor olduğundan sevilen biri olmaktansa korkulan biri olmak tercih edilmelidir. Çünkü insanlar nankör, değişken, içten pazarlıklı, riyakâr, korkak ve çıkarcıdırlar. İyilik yaptığın sürece yanından ayrılmazlar gereksiz yere canlarını, kanlarını hatta evlatlarını bağışlarlar ancak gerçekten gerektiği zaman arkalarını dönüp giderler.

·         Sevgi bir zorunluluk bağıdır ve insanlar doğaları gereği çıkarları söz konusu olduğunda o bağı rahatlıkla koparır atarlar. Oysa korku bağı insanın hiç aklından çıkaramadığı ceza ve cezalandırılmak kaygısıyla örülmüştür.

·         Bir hükümdarın önünde iki yol vardır: Yasalara uymak ve zora başvurmak. Yasalara uymak insanlara, zora başvurmak hayvanlara özgüdür. Ancak çoğu zaman birincisi yetersiz olmaktadır. Bu durumda zora başvurmak gerekmektedir.

·         Bu nedenle hükümdar yarı insan yarı hayvan olmalıdır. Hayvan kimliğine bürünen hükümdar, aslan ve tilkiyi seçmelidir. Çünkü aslan tuzaklardan, tilki de kurtlardan korunamaz. Tuzaklardan korunmak için tilki kadar kurnaz, kurtlardan korunmak için aslan kadar güçlü olmalıdır.

16. yüzyılda ifade edilen bu ilkelerin çoğunun günümüz siyaseti üzerinde etkisi çok belirleyici olmuştur. Artık her şekle girebilen, hangi kaba konulmuş ise o kaba göre şekil alabilen özelliklere sahip kişilikler oluşmaya başlamıştır. Düz, köşeli ve ilkeli kişilikler artık yerini yuvarlak kişiliklere bırakmıştır.

Machiavellist tutumun ülkemizde artık yaygın hale geldiğini gözlemlemek zor değildir. Machiavellist siyasetin baskın olduğu bu dönemde dikkat çeken ve etkili olan, siyasi ve idari yapılanmada gözlemlenebilen kişilik özellikleri bu tutumun açık göstergeleridir.

İçinde bulunduğumuz yüzyılda içeride ve dışarıda meydana gelen siyasal olaylar, şiddet olayları, tutarsızlıklar, savaşlar, savaşanlar, kaos, öldürülenler ve ölenler dikkate alındığında “amaca ulaşmak için her yol mübahtır” ilkesinin ne kadar geçerli olduğu net biçimde görülür.

Günümüz siyaseti üzerinde Makyavelizm etkisi çok belirleyici olmuştur. Artık her şekle girebilen, hangi kaba konulmuş ise o kaba göre şekil alabilen özelliklere sahip kişilikler oluşmaya başlamıştır. Düz, köşeli ve ilkeli kişilikler artık yerini yuvarlak plastik kişiliklere bırakmıştır.

Öyle ya mademki “amaca ulaşmak için her yol mübahtır”, öyle ise din de değiştirilir, isim de değiştirilir. Hatta cinsiyette değiştirilir, cinayet de işlenir, sorular da çalınır.

Her yol mübah olduğuna göre, amaca götüren her eylem ahlak ilkeleri, helal veya haram ilkeleri dikkate alınmadan gerçekleştirilir.

Dahası “mübah” durumu bazen “farz” halini de alabilir. Önemli olan sonuç!

"İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan kaybolmuştur" (İsmet Özel)

Prof. Dr. Mehmet Şahin/TİMETÜRK

Etiketler: