Kıymetli Okuyucum.
Güzel dinimiz İslam, insanlığın tek kurtuluş reçetesi olarak kabul edilir ve bu dinin doğru anlaşılması da, Allah’ın tayin ettiği en büyük muallim olan Resûlullah (s.a.v.)’i tanımaktan geçer. Ancak günümüz dünyasında özellikle sosyal medyanın da ciddi etkisiyle birlikte Kuranı Kerim ve Hadisi Şeriflere olan maksatlı saldırılar ve yaklaşımlar toplumun hemen her kesiminde, köylüsünden şehirlisine, okumuşundan okumamışına kadar dinî konularda ciddi bir bilgi eksikliğine, ihmalkârlığa ve önyargılı yaklaşmaya yol açmıştır. İnsan, meselenin hikmetini yani niçin’liğini sorgulamak yerine, hiç farkına bile varmadan kendisini yoktan var edeni ve O’nun kutlu elçisini yargılamaya kalkışmıştır. Bu durum da onu bu yolculukta nasipsiz bırakmıştır. Öyle ki farkında bile değildir!
Tam da bu noktada, aşağıdan yetişen yeni neslin ruh köklerini sağlam tutabileceği, dinî kimliğini inşa edebileceği belki de tek ve en kritik imkân olarak Yaz Kur’an Kurslarının önemini yeniden hatırlıyoruz.
Toplumun önünde yürüyenlerin dahi Kuranı Kerim’den, Hadisi Şerif’lerden ve dinî temel ölçülerden uzaklaştığı bir dönemde, çocukların bu eğitimden mahrum kalması sadece bireysel bir eksiklik değil, toplumsal bir hafıza kaybıdır. Kaynaklarımızda belirtildiği üzere, sahih bir din anlayışı oluşturmak için Hz. Peygamber’in yolunu, ibadet ve muamelattaki yöntemini öğrenmek bir mecburiyettir. Yaz Kur’an kursları, okul yoğunluğundan sıyrılan evlatlarımıza bu nebevî metodun, yani sünnetin aktarıldığı yegâne seferberlik alanlarıdır.
Amaç, çocuklarımıza sadece kuru bir bilgi aktarmak değil, onlara Kuranı Kerim’den ahlak, adalet ve merhamet örneklerini ve bu güzelliklerin de vücut bulmuş hali olan Hz. Peygamber’i tanıtarak sevdirmek ve ömürleri boyunca rehber edinecekleri "hayat ölçüleri" kazandırmaktır.
Bunun yanısıra, batasıca batının doğuramayıp, ancak rol icabı ürettiği sanal kahramanları tanımak ve örnek almak yerine, yer ve gök ehlinin gıpta ettiği gerçek kahramanları tanıyıp onları örnek almalarını sağlamak boynumuzun borcudur.
Nitekim dinî ilimlerin teknik detayları içinde boğulmadan, her seviyeden insanın anlayabileceği bir dille yapılan eğitimlerin önemi büyüktür. Camilerimizde ve birçok vakıf ve derneğin bünyesinde yapılan Yaz Kur’an kursları, çocukların kendi seviyelerine göre ilme yöneldiği ve İslam ahlâkıyla ilk kez sistemli bir şekilde tanıştığı yerlerdir. Eğer bu kurslar olmasa, yeni neslin kuranı kerim ve sünnet-i seniyye ile bağ kurması ve sahih din bilgisini "seferberlik" ruhuyla kuşanması neredeyse imkânsız hale gelecektir.
Sonuç olarak, toplumun geneline yayılması gereken ve dini darlara karşı o büyük "dindar nesil seferberliği" çocuk yaştan başlamalıdır. Yaz Kur’an kursları, bir tatil aktivitesinden öte, nesillerin dinî ve ahlâkî kimliğini koruma altına alan bir kale hükmündedir. Ailelerin ve toplumun bu kursları, yeni neslin din eğitimi alabileceği tek ve hayati bir fırsat olarak görmesi; evlatlarını nebevî ahlâkın gölgesinde yetiştirmek için bu imkânı en iyi şekilde değerlendirmesi elzemdir. Unutulmamalıdır ki, İslam’ın örnekliğini hayata taşımanın tek yolu, O’nun (s.a.v.) sözlerini ve hayata bakışını küçük yaşlarda kalbe nakşetmektir.
Salih Kırmızı/TİMETÜRK