$

Dolar

46,0738

Euro

53,6166

£

Sterlin

62,0072

Frank

58,3804

Gram Altın

6.621,4000

Bitcoin

2.926.485

$

Dolar

46,0738

Euro

53,6166

£

Sterlin

62,0072

Frank

58,3804

Gram Altın

6.621,4000

Bitcoin

2.926.485

Makale 05.06.2026 4 dk okuma

Cuma Hutbesi: Hoşgörülü Müslüman

Paylaş:

Kıymetli Okuyucum,
Hayatın zorlukları ve insanlar arası ilişkilerdeki karmaşa karşısında hoşgörü sahibi olmak ve olayları pozitif bir perspektifle değerlendirmek, hem bireysel ruh sağlığını koruyan hem de toplumsal barışı tesis eden temel erdemlerdir. İslami gelenek ve modern psikoloji, bu tutumların insanı "kâmil" veya "kendini gerçekleştirmiş" bir birey olma yolunda nasıl dönüştürdüğü konusunda hemfikirdir.
Kaldı ki, İslam hiçbir dönemde demodern olmadığı gibi bu dönemde de demodern olmamış, bilakis modernizm hayata tutunabilmesini İslami normlarla güzel geçinmesine bağlı olduğunu itiraf etmiştir.

Hangi çağda yaşarsa yaşasın insan; İslam ahlakına ve ahkamına muhtaçtır.
Menfaatler üzerine inşa edilmiş olan tek dişi kalmış medeniyet terkibi insana ve insanın hayatına tam manasıyla huzur ve sükunet verememiştir.

Modern dünyanın mimarlarının özellikle hoşgörü yerine sağduyu kavramıyla bizleri özümüzden uzaklaştırma çabaları ve hakikati perdeleme gayretleri ise dikkatlerimizden kaçmış değildir.
Mesela, hoşgörü kavramı genellikle hilim (yumuşak huyluluk) ve ihsan kavramlarıyla ilişkilendirilir. Kur'ân-ı Kerîm, kâmil bir müminin vasıflarını sayarken bu hoşgörüye şöyle dikkat çeker: "O (müttakî) kimseler ki, bollukta da darlıkta da harcarlar, öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah ihsan sahiplerini (iyilik edenleri) sever" (Âl-i İmrân 3/134).

Bunun yanısıra, Hz. Muhammed’in (s.a.v.)’in rehberliği de kaba ve hoyrat geleneklerin yerine nefsi dizginlemeyi, öfke yerine şefkat ve merhameti koymuştur. Kaldı ki; Peygamber Efendimiz, yaratılışın güzelliği ile ahlakın güzelliği arasındaki bağı şu duasıyla vurgulamıştır: "Allahım! Yaratılışımı güzel yaptığın gibi ahlâkımı da güzel yap"

Hoşgörünün en çarpıcı tarihi örneği Hz. Muhammed (s.a.v)’in Taif ziyaretinde yaşanmıştır. İslam'a davet için gittiği Taif'te taşlanan ve ağır hakaretlere uğrayan Peygamberimiz, kendisini bu durumda cezalandırmak isteyenlere karşı meleklerin sunduğu intikam teklifini reddetmiştir. O, kendisine zulmeden bu insanlar için cezalandırma istemek yerine, onların hidayete ermesi ve soylarından tek Allah'a inananların gelmesi için dua ederek eşsiz bir hoşgörü sergilemiştir.

Sağduyu ise, olayları pozitif bir açıyla ele alarak yalnızca bir iyimserlik hali sergilemekten öte bir durum değildir.

Hoşgörü, aynı zamanda derin bir bilgelik (hikmet) ve rıza makamıdır. Tasavvuf psikolojisindeki "rıza" makamı, bireyin başına gelenleri itirazsız kabul ederek ondaki ilahi muradı görmesi ve gerekli tedbiri almasıdır.
Yani hoşgörü bir hikmet okuma mektebidir.

Mekke'nin fethi, olayları pozitif ve bağışlayıcı bir açıdan değerlendirmenin en büyük sahnelerinden biridir. Yıllarca Müslümanlara zulmeden, onları yurtlarından çıkaran Mekkeli paganlar karşısında tam bir askeri üstünlükle şehre giren Hz. Muhammed (s.a.v.)’in intikam almak yerine genel af ilan etmiştir. Bu tavır, en büyük düşmanlıkları bile kalıcı dostluklara ve toplumsal dönüşüme çeviren hoşgörü gücünün tarihsel kanıtıdır.

Ülkemizde ve dünyamızda yaşanan birtakım olayları genele yaymak suretiyle insanları umutsuzluğa sevk etmek hoşgörüden ve yardımseverlikten uzak tutmaya çalışmak, bir olay üzerinden bütün bir toplumun bozulduğuna inanmak Müslümanca bir bakış açısı olmasa gerek.

Sonuç olarak, Müslüman umutsuz olamaz. Dünyada herkes kötü olsa ve kötüden şikayet etse Müslüman ne kötü olur ne de kötüden şikayet eder.
Müslümanın elinden geleni yapması, hoşgörü ve hikmet bakışına sahip olması hem dini, hem insani hem de vicdani bir vazifesi vardır.
Salih Kırmızı/ TİMETÜRK

Etiketler:
Salih Kırmızı
Salih Kırmızı

Köşe Yazarı