$

Dolar

49,1514

€

Euro

55,3347

£

Sterlin

65,0602

₣

Frank

59,1590

₺

Gram Altın

6.599,0400

₿

Bitcoin

4.162.167

$

Dolar

49,1514

€

Euro

55,3347

£

Sterlin

65,0602

₣

Frank

59,1590

₺

Gram Altın

6.599,0400

₿

Bitcoin

4.162.167

Makale 02.10.2026 2 dk okuma

Cuma Mesajı: Hatalar Bireyseldir

Paylaş:

Kıymetli okuyucum.

Günümüz toplumsal söyleminde ve medya dilinde sıkça düşülen en vahim mantık hatalarından biri; bireylerin işlediği kişisel hataları, suçları ya da ahlaki sapmaları o kişilerin taşıdığı dini kimliğe, başörtüsüne, kıldığı namaza veya doğrudan İslam dinine mal etme eğilimidir. Bir insan toplumsal veya hukuki bir suç işlediğinde; eğer dış görünüşünde dini bir simge taşıyorsa ya da kendisini Müslüman olarak tanımlıyorsa, meşum bir refleksle faturanın şahsa değil de değerler sistemine kesildiğine tanık oluyoruz. Oysa Kur’an-ı Kerim’in ilahi prensipleri, suç ile suçluyu, kişisel zaaf ile dinin ulvi ilkelerini son derece net ve tavizsiz bir çizgiyle birbirinden ayırır.


Bir insanın diliyle Müslüman olduğunu söylemesi, başörtüsü takması ya da namaz kılması, onun işlediği bir suçu İslam’a yükleme hakkını kimseye vermez. Nitekim vahiyle sabit olduğu üzere, sırf menfaat, korku ya da toplumsal statü için dini görünümü siper edenlerin varlığı dinin kendisine leke süremez. Din, onu istismar edenlerin veya ibadetlerin arkasına saklanarak cürüm işleyenlerin eylemleriyle tanımlanamaz.

Başörtüsü, bir kadının ilahi emre itaatini ve iffet anlayışını simgeler; namaz ise kulun Yaratıcısına olan bağlılığını ifade eder. Başörtülü bir kadının ya da namaz kılan bir erkeğin suç işlemesi, taşıdığı sembolün veya kıldığı namazın bir sonucu değil, tamamen kendi nefsinin, iradesinin ve ahlaki zaafının bir ürünüdür. Kişi suç işlediğinde sorumluluk tamamen onun şahsi iradesine aittir; başörtüsü suç işlemez, namaz kötülüğü emretmez.

Bir suçlunun dini semboller taşıması üzerinden İslam'ı, namazı ya da başörtüsünü hedef almak açık bir haksızlık ve önyargıdır.

Sonuç olarak, Allah kulunu iddiasından imtihan eder. Bir insan hakında yorum yaparken iki defa düşünmek gerekir.
Zira ağzımızdan çıkan istikbaldeki kaderimizin örgüsü olabiliyor.
Salih Kırmızı/TİMETÜRK

Etiketler:
Salih Kırmızı
Salih Kırmızı

Köşe Yazarı