Rize’de siyaset üstü konular konuşulacağı zaman tüm parti ve paydaşlar bir araya gelir, sorun varsa akıl ve mantık çerçevesinde çözümler bulunulmaya çalışılır. İşte bunlardan bir tanesi ve hatta en önemlisi de çay ve onun üzerinden yapılan politikalar, oynanan oyunlardır!...
Defalarca yazdık, söyledik; “Rizeli, söz konusu “çay” olduğu zaman bırakın iktidarı babasını bile tanımaz, tanımak istemez!” CHP’nin 47 yıl sonra (2023 seçimlerinde) Rize’den milletvekili çıkarması da bu gerçeğin somut bir örneği olmuştur. Rizelinin damarına basar ve sabrını da test etmeye çalışırsanız o da bir şekilde size cevabını verir, verdi de!...
Çay; politik ayak oyunlarına alet edilmemesi gereken, çok meşakkatli bir hasadı olan, engebeli arazilerden toplanıp satılan ve eskiden bedeli yıllarca tahsil edilemeyen bir ürün ama vebali ağır olan bir ürün. Geçen yıl (2025) tarımsal destek bedeli ödenmeyen ve hak edilmeyen bir fiyat – kontenjan ve kota uygulamasına maruz bırakılan bu ürün; sırf üreticilerin kendilerinin ayıplanmaması, eşe dosta rezil olmaması ve baba toprağının âtıl bırakılmaması – işlenmesi adına dallarından toplandı, toplanıyor ve Allah’ın verdiği bu rızık dalında bırakılmak istenilmiyor yoksa herkes çoktan ürünü kaderiyle baş başa bırakacak, atı alan da Üsküdar’ı geçmiş olacak.
25 yıla yakındır iktidar ve siyasetten alacağını alan ve hemşehrileri tarafından hem bölgede ve hem de bölge dışındaki il / büyükşehirlerde yalnız ve desteksiz bırakılmayan cumhurbaşkanımız sayın ERDOĞAN, hemşehrilerinin sesini neden duymaz veya duymak istemez. ERDOĞAN, 2027 yılının ekim veya kasım aylarında yapılması planlanan genel seçimlerle ilgili Rize ve Rizelilerden ümidini mi kesmiş yoksa etrafında olan şakşakçı bürokrat ve danışman ordusu onu yanlış mı yönlendiriyor? Rize’ye her gittiği zaman mahşeri bir kalabalıkla karşılanan ERDOĞAN’ın son birkaç Rize ziyaretine bakın, ne göreceksiniz çok da merak ediyorum!...
Çay, politikalar üstü bir üründür. Çay üreticisi sadece Rize ve Doğu Karadeniz Bölgesi’yle sınırlı değildir. Bunun böyle olmadığını, olmayacağını ve ERDOĞAN’ın yanlış yönlendirildiğini defalarca söyledik, cezası çok ağır olacak. Emeklilerden dolayı 2024 yerel seçimlerini ve bilhassa kalelerini birer birer kaybeden AK Parti iktidarı, çay üzerinden de başta Rize olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki kalelerini de kaybedecek. Neden bu sese kulak verilmez, verilmek istenmez!...
Rize – Merkez’deki sahil dolgu alanında çay bardağı şeklinde bina dikmekle ve onun önüne de ufak bir çay bahçesi yapmakla Rizelinin hakkı ödenmez, ödenmeyecektir. Siz Rizeli çay üreticilerimizin haklarını ödeyin onlar her köyde size bardağın – demliğin de alasını yapar ama nerde!...
Günahım kadar sevmediğim ve asla sevmeyecek olduğum CHP, Cumhurbaşkanı ERDOĞAN’ın memleketi olan Rize’de 9 Mayıs 2026 Cumartesi günü “çay mitingi” yapıyor ve görmediği kalabalığı /desteği görüyor. Düşünsenize bir kere; “çay” ın “ç” sini bile bilmeyen ve “çay” gibi bir derdi olmayan CHP ve onun Genel Başkanı Özgür ÖZEL’in, Rize’de çayla ilgili miting yapması ERDOĞAN’ın Manisa’da “incir mitingi” yapması gibi bir şey. Ne günlere kaldık?!...
Mitingden üç gün sonra ve hem de “Dünya Çiftçiler Günü” nün olduğu haftada 12 Mayıs Salı günü gece yarısı operasyonuyla açıklanan % 37.58’lik bir zamla yaş çay kilogram fiyatı 35 TL olarak açıklandı. Bu fiyat, hiç kimsenin beklentilerini karşılamadığı gibi kg başına en az 40 TL ve birkaç yıl öncesinde verilen tarımsal destekleme priminin 5-10 TL arasında tekrar verilmesi beklenirken açıklanan bu fiyat herkesin hayalini suya düşürdü. Birkaç gün sonra da kuru çaya verilecek belki aynı ve belki de daha fazla bir oranla yapılacak zamla yaş çaya verilen zam da geri alınmış olacaktır.
2000 yılı öncesinde 1 kilo yaş çay ile 1 kilo zeytin veya 1 kilo peynir alınabiliyordu. 2000’lerin başında 1 kilo yaş çayla dört tane ekmek alınabiliyordu. Şimdi açıklanan 35 TL’lik fiyatla iki ekmek bile alınamadığı gibi bir bardak çay bile içemiyorsunuz. Şimdi bir aklıevvel çıkıp der ki; Bazı kahvehanelerde çay 20 TL ama ben de ona şunu cevap olarak veririm; Kafe ve eğlence mekanlarında çayın fiyatı 80 – 150 TL arasında değişiyor, buna ne diyeceksiniz?!...
Çay fiyatı; kampanya – sezon dediğimiz günlerin başlangıcında bakanlar kurulu ya da kabinenin orada toplanması veya ilgili Tarım ve Orman bakanının Rize’ye gidip yerinde açıklamasıyla üreticiye duyurulurdu, gece yarısı değil. Bu tavır, bize, ERDOĞAN’ın; Rize ve Rizelilerden ümidini kestiğini bir kez daha gösteriyor. Ayrıca her göreve getirilişinde “kurtarıcı” gözüyle bakılan ve başta iş / ekonomi dünyası olmak üzere tarım üreticilerinin de “politika” ve “paketler” inden memnun kalmadığı Mehmet Bey, bu fiyatıyla gece yarısı üreticilerin beyninde “şimşek” ler çaktırdı ama bu da unutulmayacak, bilesiniz istiyorum!...
Ne diyelim;
Başta Rizeliler olmak üzere tüm çay üreticilerimizi berbat bir akıbet bekliyor. Birkaç gün sonra kuru çaya adamakıllı bir zam yapılır ve yaş çaya verilen komik zam misliyle geri alınır. Uyan Rizeli, uyan çay üreticisi!...
Günay Ertan Akgün/TİMETÜRK