Dolar

44,1889

Euro

50,8745

Altın

7.107,52

Bist

12.956,72

İran'ın yanında olmak…

1 Saat Önce Güncellendi

2026-03-17 00:23:25

Abdulvahap Akıncı

ABD/İsrail, yani Evanjelist/Siyonist saldırısı sonrasında İran'a karşı tavrımızın nasıl olması gerektiği üzerinde farklı yaklaşımlarla karşılaşmaktayız. Kimine göre ABD, İsrail ve İran arasında hiçbir fark yoktur; hepsi fitnenin bir parçasıdır. Dolayısıyla bu savaş karşısında lakayt bir tutum takınmak ve hatta hepsinin perişan olmasını temenni etmek durumundayız.

Kimilerine göre ise İran, İslam ümmeti için büyük bir mücadele vermektedir. İslam'a hizmet dışında bir gayesi bulunmamaktadır. Dolayısıyla bütün gücümüzle İran'ın yanında yer almalıyız.

Bu iki yaklaşım da gerçeği kısmen ortaya koymaktadır ve bizim tutumumuza yön verici olmamalıdır.

Her şeyden önce İran konusunda kafamızın net olması gerekir. İran'ın İslam'ı merkeze alarak mücadele ettiğini söylemek safiyane bir yaklaşım olmanın ötesinde bir anlam ifade etmemektedir. Nitekim İran'ın izlemiş olduğu politikaları biraz geniş zaviyeden incelediğimizde durumun daha farklı olduğu net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

Ermenistan'ın Azerbaycan'a karşı yapmış olduğu işgal ve katliamlara en büyük desteği veren ülkelerden biri de İran olmuştur. İran'ın politikalarında İslam veya Şia belirleyici olmuş olsaydı, aynı mezhepten olduğu Azerbaycan'ın yanında yer alması gerekirdi. Hâlbuki İran'ın kendince reel politik gereği olarak Azerbaycan'ı bir tehdit olarak konumlandırması ve Ermenistan'a destek vermesi bu tutumda dini saiklerin etkili olmadığını göstermektedir.

İran'ın gerek Irak'ta gerekse Suriye'de yüzbinlerce Sünni Müslüman'ın katledilmesinde, milyonlarcasının ise evlerini terk etmek zorunda kalmasında başlıca sorumluluğa sahip olduğu söylenebilir. Burada İran'ın izlemiş olduğu politikanın itici gücünün İslam değil Şia'yı yayma anlayışı olduğu söylenebilir.

İran'ın İslam birliği anlayışıyla değil, Şia hilali oluşturmak ve bu yolla Sünni İslam'ı imha etmek için çabaladığı net bir şekilde görülmektedir. Bu bağlamda mezhep, İran'ın politik amaçlarına ulaşması için araçsallaştırdığı bir vasıtanın ötesinde bir anlam ifade etmemektedir.

İran, başta Türkiye olmak üzere komşusu olan Müslüman ülkelere karşı pek de dostane olmayan yaklaşımlarını da her fırsatta ortaya koydu. Özellikle PKK'ya destek verme noktasındaki tutumunu da bir tarafa not etmek gerekir.

Bütün bu gerçekleri bir tarafa yazdıktan sonra, şu anki durumda nasıl bir tutum takınmalıyız sorusuna cevap aramalıyız.

Her şeyden önce bizim, Haçlı/Siyonist saldırısına uğramış olan İran'ın yanında olmamız gerektiğini peşinen söyleyerek konuyu biraz açmak istiyorum.

ABD ve İsrail'e karşı verilen her mücadelenin yanında olmamız gerekiyor. Bizim en büyük düşmanımız Siyonizm ve onun maşalarıdır. Dolayısıyla bu süreçte amasız ve fakatsız bir şekilde İran'ın kazanması için dua etmeliyiz.

Masum çocukların katledildiği bir durumda kalkıp da İran'ı şeytanlaştırarak yapılan saldırıları normalleştirmek bir insanın yapabileceği şey değildir.

Bizim üst kimliğimiz “İslam”dır. Dolayısıyla mezhepçi/dar bir bakışla ayrışmamalıyız. İran'ın zamanında ne yaptığı değil, bizim Müslümanlar olarak nasıl bir tutum takındığımız önemlidir.

Mezhep savaşlarıyla bizim birbirimizi bitirmemize müsaade etmemeliyiz. Aksi durumda kaybeden Müslümanlar, kazananlar ise Siyonistler olacaktır.

İran'ın mağlubiyeti, Haçlı/Siyonist ittifakının zaferi anlamına gelir ki, bu durumda İslam dünyasının başına daha büyük felaketlerin gelmesi kaçınılmaz olacaktır. İran'ı parçalayanların hayallerinin Türkiye'yi de parçalamak ve imha etmek olduğunu unutmamamız gerekir. İran bu işten tek parça olarak kurtulursa kendimizi daha fazla güvende görebiliriz.

İran'ın başarısı Haçlı/Siyonist ittifakının bölgemizde etkisini yitirmesini getirecektir.

İslam kardeşliği üzerinden bir gelecek perspektifi geliştirmeli ve İran'ın olası mezhepçi adımlarına karşı tetikte olmayı da unutmamalıyız.

Türkiye'nin bu noktada ortaya koymuş olduğu politikayı oldukça doğru ve yapıcı buluyorum.

“Nehirden Denize Özgür Filistin” için gelin gönülleri birleştirelim.

Abdulvahap Akıncı/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

SON VİDEO HABER

'MEHMED: FETİHLER SULTANI'

Haber Ara