Dolar

44,5866

Euro

51,3839

Altın

6.650,37

Bist

12.936,35

Ahlaki yozlaşma ve yerel yönetimler

2 Saat Önce Güncellendi

2026-04-06 00:03:55

Prof. Dr. Abdulvahap Akıncı

Siyasi mücadelenin temelinde iktidarı ele geçirme veya ondan pay alma arzusu vardır. Siyasi iktidarı elde etmek, güç devşirmek, imkanların ve makamların nasıl paylaşılacağını belirleme gücünü vermektedir. Her ne kadar söylemsel olarak her siyasetçi hizmet etme arzusunu heyecanlı bir şekilde dillendiriyor olsa da uygulamadaki realiteyi bu durum değiştirmiyor. Hiçbir siyasetçi kolay kolay aksini dillendirmiyor zaten.

Bu durum sadece günümüzle ilintili bir durum değildir. İnsanlık tarihi kadar eski olan, insan doğasının bir gereği olan bir olgudur. Yöneten-yönetilen ilişkisinin olduğu her birlikteliğin bizi götüreceği yer tam da burasıdır.

İnsanın olduğu yerde yöneten-yönetilen ilişkisi kaçınılmazdır. Bir düzenin olması, kararların alınıp uygulanabilmesi için yönetim mekanizması zaruridir.

İnsanlık tarihi kadar eski olan tartışmalardan birini de nasıl bir yönetim olması gerektiği oluşturmaktadır. İsminin demokrasi, monarşi, aristokrasi, diktatörlük veya başka bir şey olması söz konusu tartışmayı bitirmemektedir.

Yönetimin yetkilerini nasıl kullanması gerektiği ile ilgili tartışma ve yaklaşım farklılıklarına her donemde rastlanılmaktadır.

Günümüzün gözde yönetim anlayışı olan demokrasi ve türevleri vatandaşa katılımcı, şeffaf, hesap verebilir, liyakati temel alan bir anlayışla hareket edileceğinin sözünü vermektedirler. Söylemde bütün siyasi makamlara talip olanlar bu konularda daha iyi olacaklarını dillendiriyorlar. Fakat uygulama maalesef oldukça farklı…

Bu yazıyı yazmaktaki maksadım herhangi bir siyasi partiyi övmek veya yermek değil, toplumsal olarak içine düştüğümüz ve bir türlü arınamadığımız yozlaşmayı ortaya koymaktır.

Genellikle siyasilerin yozlaştığı, hırsız ve arsız oldukları yönündeki söylemleri çok da doğru bulmuyorum. Çünkü bu söylem, yozlaşan, fırsat buldukça her türlü arsızlık ve hırsızlığı yapan bir topluma dönüştüğümüz gerçeğini gözden kaçırmamıza neden olabiliyor. Yozlaşmış bir toplumdan düzgün yöneticilerin çıkmasını beklememek gerekir.

Toplumda geleneksel ve dini değerler zedelendiği gibi etik değerler de yerleştirilememiştir. Kısa yoldan zengin olma güdüsü oldukça etkili olmaktadır. Amaca ulaşmak için her yolu mübah gören bir anlayışı kendine rehber edinmiş olan geniş bir toplumsal tabaka mevcuttur. Böyle bir toplumdan çıkan yöneticilerin de düzgün olmasını beklemek gerçekçi olmaz.

Özellikle son zamanlarda daha fazla gündemde olan, yerel yönetimlerde kamu kaynaklarının nasıl hunharca kullanıldığına dair haberler bizi bir kez daha tefekkür etmeye yönlendirmelidir.

Bu kadar yaygın bir şekilde kamu kaynaklarının heba edilmesi, kamu gücünün bir şantaj vasıtasına dönüşmesi, toplum olarak iyi bir noktaya gelmediğimizi göstermektedir.

Ortada büyük bir kokuşmuşluk var. Fakat bizler siyasi parti fanatikliği dolayısıyla olup bitene karşı duyarlılığımızı yitiriyoruz.

Hırsızın, arsızın partisi ve ideolojisi olmaz. Hırsız ve arsızları savunmak bizlerin işi olamaz. Bu tipleri savunarak yeni nesillere kötü örnek oluyoruz.

“Ama başkaları da yapıyor” diyerek hırsız ve arsızlığı normalleştirmemeliyiz.

Hırsız ve arsızlık yapan birilerinin varlığı bir siyasi partiyi arsız ve hırsız olarak nitelememizi sağlamaz. Fakat birilerinin hırsız ve arsız olduğu ortaya çıktığı zaman onu savunmak bizi hırsız ve arsız yapar.

Her siyasi partide böyle tipler vardır. Bu tiplere karşı ortak hareket edilmesi gerekir. Hırsız ve ahlaksızların, “arkasında”, “yanında” değil “karşısında” yer almalıyız.

Özellikle belediyelerin birer arpalık olarak işlev görmesini engelleyecek yöntemler geliştirmek zorundayız. Belediyelerde dönen hırsızlığın ve israfın çok büyük boyutta olduğunu söylememe gerek yoktur sanırım. Yolsuzluk ve soyguna kılıf bulmanın çok farklı yöntemleri vardır ve bunu uygulayıcılar şüphesiz ayrıntılı bir şekilde biliyorlardır.

Şüphesiz işini layıkıyla yapan belediyeler de mevcuttur. Onlara diyecek sözümüz yoktur.

Prof. Dr. Abdulvahap Akıncı/TİMETÜRK

Tüm Yazıları

Haber Ara